şükela:  tümü | bugün
  • şimdi efendim, feromon meromon gibi birtakım yabancı kelimelerle (bana yabancı) kafa ütülemeden, daha avam kelimelerle konuyu özetlemeye çalışayım; parfümün karşı cins üzerinde etkileri olduğu tartışılmaz. amma ve lakin, -varsayıyorum erkeksiniz- sürdünüz parfümü, düşürdünüz hatunu (mecazi olarak). öpüştünüz, koklaştınız, güzel bir ilişki başladı. 3 ay sonra gittiniz büyük bir alışveriş merkezine. mini etekli, güzel bacaklı, inceden göğüs dekolteli (öyle tasavvur ettim) bir hatun yanınıza yanaştı ve "kristiyan diyorun nediyorama isimli yeni bir parfümü çıktı, size de fışkırtiiim mi?" dedi. önce bacaklara, sonra memelere baktınız (siz baktınız, ben hayatta bakmam). "tamam ulan fışkırt" dediniz. e bi de bedava... neden olmasın ki? neyse efendim, bu fışkırtmanın sonunda parfümden memnun kaldınız. belki de güzel bacak sahibini 1 dakika daha fazla görmeyi arzu ettiniz, o parfümü aldınız ve kullanmaya başladınız. şimdi, o 3 ay öncesizin kokunuza gelen kadın için biraz da olsa yabancılaşmadınız mı? "hadi ordan canım" diyenler olacaktır... demesinler. kokunun insan üzerindeki etkileri daha tam olarak çözülememiş. ha bir de şöyle bir şey var; sizinle aynı parfümü kullanan ve sizin gibi göbeği olmayan başka biri o kadının karşısına çıktığında acaba ne olacak. e tabii ki bunu da bilemiyoruz. sonuç olarak bu parfüm işinin tümü ile masum olduğu söylenemez (her iki cins için de).
  • parfümün basite indirgenemeyecek bir konu olduğunun altını çizerek, parfümün ne olduğunu anlamak ve hangi tür parfümleri tercih etmemiz gerektiği konusuna açıklık kazandırmak amaçlı 2. entry...

    dikkat! öncelikle parfüm bir hayaldir. parfüm alırken hayal satın aldığını unutmayınız; ya kendiniz ya da çevrenizdekiler için.. ve de jean paul guerlainin söylediği gibi koku hatıranın en yoğun şeklidir... hepimizin hatıralarında bizi ilkokula ya da çocukluk günlerine götüren kokular var öyle değil mi.

    parfüm dediğimiz nesne sevgili suser ve susesslar 3 türlü hammaddeden üretiliyor, bunlar:

    bitkisel hammaddeler; çiçek yaprakları, büyük ve küçük dallar, odunlar, kökler, otlar, meyvalar ve meyva kabukları, dikenler, reçineler,

    hayvansal hammaddeler; misk, amber, misk/zibet, castoreum

    ve

    sentetik hammaddeler; ki bunlar,

    aldehitler- doğada bulunmayan suni esanslar, fantastik kokuklar,
    yarı sentetik hammaddeler-temel doğal maddelerden alınan kısmi yapı taşları, örneğin fıtık çamlarından alınan pineol(vanilyayı andıran, tatlı, çilekli koku)
    sentetik hammaddeler-ağırlıklı olarak doğaya uygun koku maddeleri, yani bir nevi tabiatın kopyaları..

    hammaddeler konusunda unutulmaması gereken sentetik koku maddeleri parfüme ayrıcalık verirken, doğal koku maddeleri sıcaklığını verir.

    her parfümde tope note-üst nota, heart note-kalp notası- orta nota ve base note-dip not dediğimiz üç bölüm bulunmaktadır.

    top note; uçucu öğelerden oluşur. parfümüne göre değişmekle beraber sıktıktan sonraki ıslaklık geçtikten sonra alınan kokudur ve 10-15dk daha tende kalabilir.
    heart note;5 dk sonra bu koku algılanabilir. bir kaç saat dayanabilen çok uçucu olmayan, çiçeksi, otsu, baharatlı notalar bu kısımdadır.
    base note; kokunun aslının duyulduğu ve en uzun süre kalan kısmıdır. vanilya, woody, musk, hayvansal notalardır.

    önemli bir nokta ise; saf parfümde top note ve heart note yoktur sadece base notelar duyulabilir.

    parfümlerin kalıcık sıralamasına gelince; parfüm concentre, eau de parfum, eau de toilette, eau de cologne ve after shaveler şeklindedir. tüm saydığım bu alt ürünler en baştaki saf parfüme alkol karıştırılarak elde edilir, alkol artıp saflık azalınca doğal olarak kalıcılık da düşer.

    ve parfüm konusunda bilinmesi gereken en önemli konuya gelirsek; parfümler 2 tür özden oluşur demiştik, sentetik ve doğal özler. sentetik olarak üretilmiş koku özlerinden oluşan parfümler herkeste aynı kokar. doğal özlerin yoğun olduğu parfümler ise herkeste farklı kokar ve kişinin teninin salgıladığı kokuya göre değişir. diğerinden daha uzun sürede kokunun üst notası uçar ve dip notaya ulaşılır.

    parfüm hakkındaki ayrıntılı ikinci entrimizin de burada sonuna geldik; naçizane tavsiyem parfüm sıkmadan önce teninizin temiz olmasına özellikle dikkat edin yoksa çok kötü sonuçlara ulaşılabiliyor.

    edit: parfümün kalıcılığını arttıran link ürünler:
    body creme
    body lotion
    body misk
    shower gel
    deo vapo
    deo stick ve
    deo roll-on

    edit 2: parfüm konusun başta da belirttiğim gibi hassas bir konu, parfüm kullanırken çevreye duyarlı olun! her açıdan.

    edit 3: parfümler nose diye adlandırılan ve 3500 kokuyu ayırdedebilen kişilerce yaratılır.

    en önemli edit:edt tene değil kıyafetlere sıkılmalıdır çünkü vücutta güneşten kaynaklanan lekelere yol açabilir. edp hem vücuda hem de kıyafetlere sıkılabilir. ancak saf parfüm yalnızca tene sıkılmalıdır.
  • fruité: geldik bir başka genellikle kadın dominant olan bir alana. meyvemsi kokular, otsu ve özellikle çiçeksi kokularla birleştiklerinde çok uyumlu sonuçlar ortaya çıkarırlar, ama genelde tatlımsı bir etki bıraktıklarından daha çok kadın parfümlerinde rastlarız bu notalara. rochas désir pour femme, paco rabanne ultrared bu klasmanda sayılabilirler.

    fruité floral: dediğimiz gibi meyve notaları genelde otla ve çiçekle birleşir (meyvemsi hafifçecik bir koku nasıl oryantal olsun zaten?) bu kombinasyonda çiçek kokuları da baskındır. nina ricci pretty nina, jean paul gaultier ma dame eau fraiche, chopard happy spirit bu klasmana girer.

    hespéridé: bu ailede yer alan kokuların, direkt turunçgil kokusu değil de (meyvenin kokusu meyvemsi notalara girer çünkü), turunçgilin kabuğu, yaprağı, portakal bahçesi, limon otu gibi kokuları ihtiva eder. epeyce alt dala ayrılır, kadın ve erkek parfümlerinde de kullanılır, ama "kadınsı olmadan fresh/hafif kokular yapmayı" sağladığı için (kadınlarda ne de olsa bir sürü çiçek ve meyve notası seçeneği de var) erkek parfümlerinin bir çoğunda hespéridé notalar bulunur.

    hespéridé aquatiqe: hem turunçgilli kokular, hem deniz kokusunu andıran notalar içeren ferah kokulardır. s.t. dupont essence pure ice'ın hem kadın hem erkek versiyonu bu sınıftadır mesela...

    hespéridé aromatique: hespéridé notalara aromatik otların kokularının ilave edilmiş halidir, bir çok erkek parfümü bu bileşime ucundan da olsa dahildir, tabii bazıları göbeğinden girer. azzaro chrome, lancome miracle l'homme aquatonic, lalique white (kadın) ve lalique white for men gibi...

    hespéridé boisé: turunçgil bahçesi kokusunu nispeten ağır notalar olan odunsu kokularla birleştirmek değişik bir kombinasyon, aromatik versiyona göre daha nadir rastlanılan bir seçimdir. yine de iyi olabilir. muehlens'in 4711 original eau de cologne'u denenebilir.

    hespéridé épicé: yine aynı şey bu notaları baharatlarla birleştirmek için de geçerlidir, bu da daha nadir bir bileşimdir. hugo boss'un in motion white'ı denenebilir.

    oriental: hah geldik oryantala. bir çok koku "oryantal" sınıfına girer, ama oryantal kokular diye bir koku ailesi yoktur. 8 temel sınıfa baktığımızda odunsu nota, otsu nota, meyvemsi nota görürüz ama "oryantal nota" göremeyiz. neden? çünkü oryantal koku, belli bazı notaların birleşimidir, kendisi bir nota değildir. mantık olarak, kökeni "doğu" olan, batılı tacirler tarafından avrupa'ya götürülmüş çeşitli notalar (karabiber, sandal ağacı, paçuli, ylang ylang, zencefil, tarçın, amber, misk vs.) birleşince, yani doğu'nun malzemelerine sadık kalınarak bir koku yapılınca, araya "evropalı" şeyler sıkıştırılmayınca (ya da çok az konunca) ortaya çıkan koku "doğu"yu anımsatır çağrıştırır, olur size oryantal koku. bu ailedekiler ilk bakışta "kesin ağırdır" izlenimi uyandırsa da, ağırlık hafiflik kişiye göre değiştiğinden, önyargılı olmayıp denemenizi tavsiye ederim. (bu klasmanın favorilerden olan guerlain samsara, shalimar ve chopard'ın cashmir'ini rica ederim sevmeseniz bile bilin!)

    oriental boisé: tam bir oryantal koku klasiğidir, zira sandal ağacı gibi temel odunsu notalar aslında neredeyse her parfüme girer, ama bu tipte daha belirgin olarak kullanılırlar (zaten sandal ağacı oryantal notaların en bilinenlerinden biridir). tabii kendisine başka odunsu notalar da eşlik eder. genel olarak sıcak kokulardır, kalıcıdır. burberry brit for men, bulgari notte pour homme, paco rabance xs black, rochas men erkekler için bu klasmandadır, thierry mugler alien, balmain ambre gris, calvin klein contradiction, rochas absolu ise kadın klasmanı örneklerindendir. özellikle erkekler için best-seller parfümlerin önemli kısmı bu klasmandan çıkar, yani frech değil daha sert, köşeli, kalıcı ve karakteristik kokular arayanlar buraya baksın. (böyle deyince de fresh kokuların karakteri yok dediğim sanılmasın!)

    oriental épicé: odunsu oryantal kokulardan daha keskin, varsa, herhalde o da baharatlı oryantal kokulardır. lakin yine belirtelim, keskinlik demek ağırlık demek, hele hele "hacı yağı gibi kokmak" demek değildir. azzaro decibel, calvin klein obsession, photo by karl lagerfeld, d&g 11 la force (gerçekten de güçlü bir bileşim zaten bu sınıf, adı cuk oturmuş!) bu sınıftandır.

    oriental floral: haaah, işte bu da kişilikli, kalıcı, güçlü, bazen "ben buradayım" diye bağıran, genellikle "yaşlı kadın kokusu" diye bildiğimiz (çünkü eskiden yaratılan parfümler bu tarzda olurdu, eski koku modası bundan ibaretti), ama her halükarda kadın kokularının şahı olarak tanıdığımız kokuları da ihtiva eden bir sınıftır. calvin klein euphoria for women, ck obsession night, ck in2u for her, lacoste inspiration, rochas muse, paco rabanne ultraviolet, escada signature, prada l'eau ambrée, elizabeth arden 5th avenue, bulgari ii pour femme, bulgari notte pour femme bu sınıftadır (adıyla yaşlı kadınları çağrıştıran bu sınıfta ne kadar çok "modern" parfümün olduğuna şaşırmadınız mı? bence klasik notaların neden klasik olmayı hak edecek kadar çok sevildiğinin ve klasiklerin her zaman kullanılmaya devam ettiğinin gerçek bir örneği, sadece adı ve paketi "modern"leşiyor.) bu sınıfta yer alan ve muhtemelen daha uzuuun süreler üretilip yer almaya devam edecek olan kokular için bkz. chanel no.5, guerlain samsara, guerlain shalimar, ki bu üç parfüm -benim şahsen onlardan daha çok sevdiğim kokular olsa da, parfüm endüstrisi alanında- yaratılmış en başarılı kadın parfümleridir.

    oriental frais: koku olarak oryantal ve sıcak olup, diğerlerine kıyasla daha hafif olanlar için kullanılabilecek bir sıfat. tıpkı cacharel amor amor gibi.

    oriental léger épicé: yine benzer bir şekilde, oryantal ama daha hafif, az baharatlı olan bir koku türü, bulgari omnia gibi (dikkat, yeşiliyle filan karıştırmayın, bu kahverengisi).

    oriental vanillé: işte bu da, tutup yves rocher'in vanilya kokusunu filan almadıysanız, yani saf koku olarak değil de, parfüm olarak vanilyalı kokular arıyorsanız tercih etmeniz gereken sınıftır. tabii burada "şeker gibi vanilya kokmak" gibi çocuksu kokulardan değil, yeri geldiğinde içinizi kaşmir şal gibi ısıtacak kokulardan bahsediyoruz. nispeten hafif ve modern bir yorumu için lolita lempicka l pure, güçlü ve modern bir versiyonu için escada magnetism, klasik ve asla modası geçmeyecek, yukarıda saydığım üçlünün yanına "parfümlerin kraliçeleri" kontenjanından yer bulabilecek olanı için chopard casmir'i tercih ediniz.

    oriental floral vanillé: bu sınıf var mı bilmiyorum, açıkçası denk gelmedim bir yerde ama olması muhtemel, zira özellikle kadın parfümleri çok fazla nota içerdiğinden, onları tanımlamak için bir kaç koku ailesinden birden bahsetmek gerekebiliyor. mesela dior addict (benim şahsi favorilerimden biri, ayrıca yine parfüm endüstrisinde yaratılmış en başarılı kokulardan biri olarak kabul ediliyor) vanilya, lilyum ve misk içerek reçetesiyle vanilyalı floral bir oryantal koku olarak tanımlanabilir. keza, çok az baharat içermesine rağmen, cartier baiser volé'nin eau de parfum olanı da hafifçe baharatlı, yoğun lilyum ve biraz vanilya içeren reçetesiyle bu sınıfa girebilir.

    vert: malum, yeşil kokular bunlar. bunların nev-i şahsına özgü kokusu özellikle galbanum denen bitki. eklendiği parfüme anında bir tazelik, bir hafiflik veriyor. mesela yine baiser volé'nin bu sefer eau de toilette olanı, ki galbanum içeriyor, sahip olduğu lilyum ve baharatlarla vert floral épicé diyebileceimiz bir tarza sahip. neden vert'i başa ekledim de, çiçeksi ve baharatlı notaları ikinci plana aldım derseniz, bence en öne çıkan özelliği yeşilimsi kokusu...

    eveet, geldik el emeği göz nuru listemizin sonuna. "kopi peyst değil alınteri ulan!" diyeceğim bir entari (hatta entariler silsilesi) varsa onlar da bunlar oldu ahdşshfşskadhs...
  • bakınız sizin için hiçbir çabadan kaçınmayıp, oturup "parfüm içerisindeki koku familyaları ve o kokuları içerek örnek parfümler" listesi derledim. böylece sevdiğiniz parfümde neler varmış, yani siz hangi aileden hoşlanıyormuşsunuz ya da sevgilinize onun seçimlerine uygun fakat farklı bir parfüm hediye etmek isterseniz neleri içeren parfümlere yönelmelisiniz gibi çeşitli sorulara derman olur bu liste.

    parfümler temelde, oryantal, baharatlı, çiçeksi, odunsu ve meyvemsi olmak üzere gruplandırılabilirler, ama bu fazlasıyla basit bir ayrımdır. yine de buradan başlamak gerekirse, mesela karabiber ve tarçın içeren bir parfüm baharatlı, sandal ağacı içeren odunsu, gül ve yasemin yağı içeren çiçeksi olur. evvet, aklımızda hemen o soru canlandı "e ama bissürü şeyi birden içeriyor bir parfüm?" haklısınız. o yüzden genelde iki isimle kategorilendirilir, bir parfüm çiçeksi ve oryantal iken bir başkası odunsu ve oryantal olabilir. ama bunlar dediğimiz gibi temel sınıflamalardır ve türkiye'de en baba parfümeri dükkanındaki satış danışmanı size bundan daha fazlasını sayamayacaktır (bu kadarını bile sayıyorlarsa şanslısınız hatta), o yüzden yapmanız gereken kokuları tanımak için zaman harcamaktır. öncelike kolay olanlarla, yani mesela çiçeklerle ve baharatlarla başlayın. şebboyun tatlı kokusunu lilyumdan ayırt edin, mügenin hafif kokusunu, şakayıkın ise ondan da hafif olan hatta "yeşilimsi" kokusunu algılamaya çalışın. (yeşil otların veya şakayık gibi onların o çimensi kokusuna benzeyen kokulara "yeşilimsi koku" deniyor).

    şimdi, bu parfüm meselesi fransa'nın dominant olduğu bir alan olduğu için terimleri önce fransızca, sonra becerebildiğim kadar türkçe yazacağım.

    şimdi bir tık daha detaylı bir açıklamaya girelim: kokular başlangıç olarak kaça ayrılır ve en bilinenleri hangileridir?

    aquatique: suyu, yani denizi çağrıştıran koku notalarıdır. mavi lotus, mavi şipre, kavun gibi kokular bu sınıftadır. genelde üst notada yer alır ve hemen uçar.
    aromatique: aromatik otların esansiyel yağları bu sınıfa girer. biberiye, defne, lavanta, nane, kekik, dereotu gibi otlar bu sınıftadır. orta notalara konur bu kokular.
    animal: hayvansı kokular, yani meşin ve deri notaları içeren bir koku tipidir, neredeyse sadece erkek parfümlerinde vardır. dip notaya eklenir.
    ambré: ambersi kokular denebilir. eğer amberi bilmiyorsanız, önce amberi okuyun. ambersi kokuların en ünlüsü vanilyadır şüphesiz, bunun yanı sıra tonka fasulyesi, mür, ladin, ambrette de bu sınıfta girer. dip notaya yerleştirilir bu kokular da...
    boisé: odunsu kokulardır. sandal, paçuli, sedir, vetiver allah ne verdiyse bu sınıftadır. bu kokuların çoğu "oryantal" tip parfümlerin olmazsa olmazıdır. orda ve dip notalarda olurlar.
    épicé: baharat kokular épicédir. karabiber, zencefil, tarçın, muskat, kimyon, kişniş, artık aklınıza ne geliyorsa... üst ve orta notalarda gezinirler.
    floral: adı üstünde, çiçek kokularıdır. en bilinenler gül, yasemin, müge, şakayık, manolyadır. orta notalarda olurlar.
    fruité: bunlar da meyve kokularıdır. elma, armut, mandalina, portakal, kayısı, şeftali parfümlede en çok kullanılan meyvelerdir. ama sadece meyveler değil, osmanthus çiçeği gibi bazı başka kokular da bu sınıfta yer alırlar. bir de karıştırmamak lazım, burada yer alan turunçgiller, meyvenin kendi kokusudur, kabuklarındaki koku başka bir sınıfa girecek birazdan. bunlar da en üst uçucu notalar ya da orta notalardır.
    hésperidé: aha da bu turunçgil kabuğundaki asidin kokusudur, bu sentetik de olabilir (sentetiği aldehittir) doğal da... yani hésperidé koku, prtakal bahçesi, limon bahçesi gibi kokandır, portakal limon gibi değil, böyle bir fark var. (bu arada "hésperidé koku" da antik yunan'dan gelen bir lafmış, mitolojik bir varlık imiş hesperid.) bunlar vınn diye uçan kokulardır, sıktığınız anda alır beş dakka sonra duyamazsınız, yani üst notadır.
    vert: bunlar da yeşil kokular, yani aromatik otlar gibi özel bir keskinliği olmayan, tazelik veren, çimensi otsu kokular, bezelye, menekşe yaprağı, kasnı otu (galbanum) gibi... bunlar da üst notadadır.

    eveeet, artık dünyadaki kokuların temel olarak nasıl sınıflandırıldığını biliyorsunuz. bunlara çok çok nadiren "kremamsı kokular" dediğimiz süt, süt kreması, tereyağı kokuları da (sentetik olarak tabii) ilave edilebilir, ama temel sınıflarımız budur. parfüm icat eden "burun"lar, birbiriyle uyumlu üst-orta-alt notalar seçer. esasen baktığınızda parfümlerin hemen hepsinin içeriği aynıdır, ama ah o "oran" yok mu, işte o bütün parfümlerin tarzını değiştirir.

    peki bu temel koku noktaları genelde nasıl eşleşir? to be continued...
  • eskiden tamamen doğal olarak üretilirken günümüzde maliyetlerin çok yüksek olması ve fiyata yansımasından dolayı laboratuar ortamında yaratılan sentetik yağlardan üretilmektedir. açık tenliyseniz hafif kokular, koyu renk tenliyseniz biraz daha ağır kokular tercih edebilirsiniz gibi halk arasında çok yaygın olan görüş tamamen yanlıştır. kokunun kişiye yakışması ten rengiyle değil tamamen ten ile alakalı bir durumdur. bu nedenle parfüm seçilirken tester kağıtları yerine tende denenmelidir.

    ayrıca atlanılmaması gereken önemli bir nokta en güzel parfüm insanın kendisinin duymadığı parfümdür. yani kaliteli parfümü sıktıktan sonra aslında onu siz almasanız bile etrafınızdaki insanlar hisseder. bu arada önemli bir dipnot olarak belirtmekte yarar görüyorum yapılan bir araştırmaya göre ağır kokuları tercih eden insanlar daha az kendine güveni olan ve farkedilmek isteyen insanlarken hafif kokuları tercih eden insanların kendilerine güvenen insanlar oldukları saptanmış. eğer asansörden indikten sonra bile parfümü asansörde kalanlardansanız bu konuda bana değil bilimsel araştırmalara kızınız lütfen.

    yine de parfümün kalıcılığını arttırmak için bir kaç ipucu isteyenlere;

    parfümün yan ürünleri olan duş jeli ve duş sonrası losyonları ve pudralarını tavsiye ederim. ayrıca parfümü yakından değil uzaktan sıkarsanız kalıcığı artacaktır. bir de kulak arkası, bilek içleri gibi kan basıncının yükek olduğu yerlere sıkın fakat bilek içine sıktıktan sonra bilekleri birbirine sürerek parfümü dağıtmaya çalışmayın bu koku moleküllerinin zarar görmesine ve orjinalinden daha farklı bir koku salgılamasına neden olur. parfüm konusu hassas bir konu ne de olsa. son olarak saça zarar vermeyen saç parfümlerini de kullanabilirsiniz.
  • gördüğünüz gibi, kokladığınız parfümleri tarif etmek için bu şekilde kombinasyonlar yapabilirsiniz. bu tıpkı, şarap tatmak gibidir, nasıl ki bir şarap "meşinsi, kremamsı, kırmızı meyvemsi, limonsu, limon otumsu, topraksı, küfümsü, vişnemsi" kokabiliyorsa ve nasıl ki, kendi likit yapısı içinde "asitli, dengeli, yuvarlak, gövdeli, buruk" olabiliyorsa, parfümler de yukarıda saydığım çeşitli koku aileleri ve notalarla kendi içinde eşleşir, bu notaların yoğunluğuna göre hafif, ağır, dengeli, asitli olabilir.

    size tavsiyem, sevdiğiniz kokuları bulmak için deneyin ama kağıtta değil tende deneyin zira ten ile kağıdın dokusu başkadır. ayrıca unutmayın, her tenin kendi kokusu başkadır, yani her parfüm her tende başka kokacaktır. "şu parfüm esmerler için, bu parfüm beyazlar" için diyenlere çok kulak asmayın, bunun sebebi, genelde esmer ciltlerin daha kalın ve yağlı olduğu, o yüzden onlara baharaylı, sıcak kokuların daha çok yakıştığı ya da beyaz tenlerin daha ince, damarların yüzeye daha yakın olduğu, meyve ve çiçek kokularını bu sebeple daha iyi yansıttığı gibi varsayımlardır ama siz kalın ciltli bir beyaz tenli ya da çok kuru ciltli bir esmer de olabilirsiniz. daima kendi teniniz üstüne sıkıp (tercihen kan akışının yoğun olduğu, bu sebeple kokuyu iyi yansıtan bir bölge seçin, boyun öyledir ama boynunuzu koklamanız zordur, bilek ise daima giysi, yüzeyler veya su ve sabunla temas eder, o yüzden benim favorim dirsek içi mesela) birkaç saat geçirdikten sonra karar verin.

    parfüm alınca da kıyamayıp sıkmamazlık etmeyin, açıldıktan sonra maksimum 2 sene içerisinde tüketmeye çalışın, çünkü oksijenle temasa geçip okside olunca kokuları değişiyor, basitçe bayatlıyorlar da diyebiliriz.

    özellikle yurtdışına çıktığınızda, türkiye'de bulunmayan parfüm üreticilerini de denemeye çalışın. juicy couture, lalique, balenciaga gibi değişik kokular yapanları deneyin mesela... jo malone gibi karışık notalı parfümden ziyade koku üretenleri de deneyin (hatta cesaret edebilirseniz karıştırın, kendi parfümünüzü yaratın). "imza parfüm" tabir ettiğimiz, duyunca direkt akla sizi getirecek bir parfümünüz olsun ama onu yaz-kış kullanmayın, arada başka parfümler de sıkın, yoksa onun kokusunu alamaz olursunuz, oysa parfüm sıkmayı en çok kokladıkça kendimiz mutlu olduğumuz için sevmiyor muyuz? (öyle değilse bile bence öyle olmalı ^^)

    "yaz-kış aynı parfümü kullanmayın" derken lafın gelişi diyorum, "parfümlerinizi yazlık-kışlık diye ayırın" demiyorum, çünkü tıpkı "esmere göre, sarışına göre" ayrım yapmak gibi "yaz için-kış için" diye ayrım yapmak da bence çok saçma. zira belki hep hafif kokmayı seviyorsunuz ve kışın da aynı parfümü kullanılyorsunuz ya da ağır parfüm seviyorsunuz ama yazın, kışın sıktığınızın yarısını sıkmanız yeterli olduğu için kışlık parfümünüzü insanları boğmadan yazın da kullanabiliyorsunuz, belki teniniz kaldırıyor, kim bilir? genellemeler özellikle de parfüm gibi tamamen zevk temelli bir alanda saçma kalıyor, o yüzden mevsime, hele hele de modaya göre parfüm seçme dayatmalarını boşverip (hatta çok satanlara şahsi önrim olarak çok yaklaşmamanızı tavsiye ederim inanılmaz beğenmediğiniz/size olağanüstü yakışmadığı sürece). bence sadece size yakıştığını düşündüğünüz, en önemlisi koklayınca size kendinizi iyi ve mutlu hissettiren bir parfüm varsa onu alın, doya doya kullanın.

    haydi cümleten mis kokulu günler!
  • parfümlerin ayrımı ile ilgili genel kurallar aşağıdaki gibidir.

    parfüm, %78 ile %95 oranında etil alkolden ve temel yağlardan yapılır.
    en pahalı parfümlerde aromatik yağ oranı yaklaşık %22’dir.
    eau de parfum, %15 ile %22 oranında aromatik yağ içerir.
    eau de toilette’te ise bu oran %8 ile %15 arasındadır.
    eau de cologne sadece %4 oranında aromatik yağ içerir.

    kokuya karşı aşırı hasssasiyeti olanların ise içinde %1 ile %3 arasında aromatik yağ bulunan eau fraiche kullanmaları önerilir.

    aromatik yağ oranı attıkça kokunun kalıcılık oranı da artar, bu yüzden eau de parfum daha çok tercih edilir.
  • "doğanın" şişelenmesiyle elde edilen bir aromalar bütünü.

    parfüm 6 farklı koku ailelerine ayrılıyor, şöyle ki:

    1) oryantal aile:
    avrupa'da ve türkiye'de en çok tercih edilen parfüm ailesi bu. vanilya, amber, hayvansal kokular ve çiçeksi kokularla oluşturuluyor.

    2) odunsu aile:
    yapımında en çok selvi, kayın, çam, sandal ağacı gibi kokular kullanılır. oryantal kokularla benzerlik taşıyor.

    3) fresh aile:
    genellikle turunçgiller kullanılarak yaratılan parfüm ailesidir bu da. bergamot, limon, mandalina ve narenciye çiçeklerinden faydalanılır. verdiği ferahlık hissi nedeniyle tercih edeni çoktur.

    4) çiçeksi aile:
    zambak, gül, yasemin, beyaz çiçeklerle yaratılanlar piyasada en çok bulunanlarıdır. hatta kadın parfümlerinin çoğu bu aileye mensuptur. hafif kokuları sevenler tarafından tercih edilir.

    5) aromatik aile:
    akdenizin kokulu bitkilerinin ağırlık olarak kullanıldığı gruptur. kekik, lavanta, nane ve biberiye otu en sık kullanılan aromalardır. kalıcı ve yoğun koku olarak bilirler. erkek parfümlerinin baş tacıdır.

    6) şipre ailesi:
    meşe yosunu, paçuli, iğne yapraklı ağaçlar ver bergamut içerir. soğuk serinlik hissi veren kokulardır. günlük kullanım için uygundur.

    bir de parfüm kullanırken "kulağa küpe" genelgeçer tavsiyeler vardır, örn:

    - temiz olmak lazım ki onla bunla karışıp korkunç bir kokuya dönüşmesin.

    - 15 cm uzaktan sıkmak lazım ki vücutla teması yumuşasın, biraz da yayılma çapı artsın.

    - atardamarların (boyun, dirsek, diz içi, bilek) olduğu kısımlara denk getirmek lazım ki koku yayılsın dursun. marlyn monroe'nun deyişi üzerine "nereden öpülmek istiyorsanız oranıza sıkın" taktiği de kullanılabilir.

    - tenden tene değişir aromalar ama saçta hep aynı kokar, bu böyle biline.

    - ipek ve saten kumaşa sıkmayın ki zaten onlarla yeterince iyisinizdir. ben bunun nedenini hakkaten bilmiyorum ve böyle kabul ediyorum. anlam o yani. bence.

    p.s.bubilgiler: kopyala-yapıştır değil, göz nuru ve üslup katkılıdır.
  • şimdi bu temel kokulardan hangilerini beğendiğinizi düşünüp bulun. atıyorum çiçek, ot ve aromatik kokuları seviyorsanız, bir parfüm danışmanına "floral ve otsu bir koku arıyorum" derseniz size güzel önerilerde bulunur, tutup da önünüze bir shalimar getirmez. tabii türkiye'de değilseniz! türkiye için ise, en iyisi zevklerinizle uyuşan bir kaç parfüm bilmek olabilir. buna zaman ayırırsanız, bir süre sonra kokuları ayırt edebilir, parfüm tarif ederken "ııım çok freş/hafif bi şey istiyorum/ ağaar olsuuun/vanilyalı olsun/kalıcı olsun" gibi dandik ve muğlak ifadelerden uzaklaşabilirsiniz, zira ağır kokuyor dediğiniz parfümle en beğendiğiniz parfümün notaları neredeyse aynı olabilir, siz onu koklayıp "ıı ağır buu" derseniz, aynı notaları farklı oranda içeren parfümleri -yani belki de en çok seveceğiniz kokuyu- kaçırabilirsiniz. istediğiniz şeyi anlatmak için kelime dağarcığınızı genişletmek iyi bir fikirdir.

    şimdi gelelim bu temel kokuların parfüm olarak nasıl eşleştiği. burada liste derinleşiyor. yukarıda uzun uzun aromatik koku hangisi, odunsu kokular hangisi anlattığım için, burada her birinin yanına tekrardan hangi notalar o sınıfa giriyor yazmıyorum, yukarıdaki entry vasıtasıyla eşleştirebilirsiniz. buyrun parfüm tipleri için alfabetik listemiz:

    aldéhidé: aldehit bildiğiniz gibi kimyevi bir şey, parfüm sektöründe doğal değil sentetik olanı daha çok kullanılıyor. ama doğada da turunçgillerin kabuğunda bulunan bir tür asit kendisi. yani turunçgil kabuğu kokuları içeren parfümlerdir bunlar, madame rochas veya lanvin arpege örnek verilebilir.

    aquatique boisé: "fresh" tabir ettiğimiz kokular genelde "aquatique" olur amma ve lakin bu demek değildir ki her fresh koku tezgahtarların itelemeye çalıştığı limon kolonyasından hallice olsun. bu tipteki kokular fresh ama aynı zamanda odunsu kokular içeren parfümlerdir, d&g le bateleur veya beverly hills polo club sport gibi.

    aquatique floral: yine "hafif" ve bu sefer odunsu kokular yerine çiçek notaları taşıyan parfümler içindir. davidoff cool water'ın kadın versiyonu en ünlüsü. bir de gioia.

    aromatique: "ulan aromatik ne, hepsi aromatik diil mi zaten parfümlerin?" diyorsanız, cık, bu terim "aromatik otlar" tabir ettiğimiz otların kokusunu içerenler için kullanıyor, işte biberiyedir, mercanköşktür, bu gibi keskin kokulu otlardan bahsediyoruz. azzaro chrome, bulgari aqua pour homme, hermes un jardin sur le toit, hugo boss bottled night, davidoff cool water... örneklerden anlayabileceğiniz gibi, pek çok best-seller erkek parfümü bu alandan çıkar, güzel, sade, aşağı yukarı her tene gidecek, yani biraz da "sıradan" kokulardır ama risksizdir. elizabeth arden green tea gibi unisex parfümler de bulunabilir tabii...

    aromatique aquatique: aromatik kokuların daha hafif, daha sade olanları diyebiliriz kabaca. sonia rykel man veya davidoff cool water game'in erkeği gibi.

    aromatique boisé: aromatik kokuların odunsu tonlarla birleşmiş hali, lacoste essential sport pour homme, diesel green masculin, s.t. dupont essence pure gibi. yani hem aromatik otlar hem odunsu kokular var, ağır ya da hafif oluşu bu notaların yoğunluğuyla ilgili olsa da, her halükarda güçlü bir birleşimdir.

    aromatique epicé: bu da aromatik otların baharatlarla birleşmiş halidir ki, bir üsttekinden daha bile yoğun kokular olur genelde, mesela dior homme.

    aromatique fougere: şimdi "fougere" eğrelti otu oluyor, yani bunu aromatik kokularla otsu kokuların birleşimi olarak anlayabilir, otsu ve tazeleyici kokulardır bunlar. d&g pour homme gibi...

    aromatique fruité: aromatik otlarla meyvelerin kokusu birleştiğinde olur, biraz "genç işi" tabir edilen kokulardır ki benetton'un "garanti satışlı" parfümleri böyledir, benetton energy man ya da benetton essence pour homme gibi... fiyatları da zaten gençlere daha uygun.

    aromatique vert: aha da bunlar yeşilliğin dibine vurmuş kokulardır, aromatik otlar, yeşil kokular... ungaro pour l'homme iii veya jacques fath green water gibi (adı da anlatıyor zaten!)

    boisé: geldik odunsu kokulara, yine erkek parfümleri ağırlıkta bu sınıfta... başlayalım:

    boisé aquatique: "e akuatik odunsu vardı zaten, odunsu akuatik ne ayak?" diyorsanız burada odunsuluğu ağır basan parfümler vardır. l'eau d'issey concrete gibi...

    boisé aromatique: burada da odunsu notalar aromatik notalardan baskın. calvin klein ephoria'nın erkeği, gucci by gucci sport, diesel fuel for life(naçizane önerim yeryüzünde artık kimse bu parfümü kullanmasın, herkes aynı anda ve o kadar çok kullandı ki koku hemen eskidi!), van cleef and arpels tsar`, cartier pasha bu sınıfa girer. bu çarlı, paşalı isimlerden de anlayacağınız gibi hiç hafif kokular değillerdir.

    boisé chypré: odunsu ve şipr kokusu içeren yine kuvvetli kokulardır. zaten içinde şipr olmayan erkek parfümü parmakla sayılır, çok temel bir kokudur. (türkçede de hep şipr olarak kullanılıyor, o yüzden aynen bıraktım, zaten bir türkçe karşılığı yok ya da bulabilen varsa bana da haber etsin n'oolur!) nautica nautica, belle d'opium, chanel chance gibi çok ünlü parfümler bu segmente girer (kadın parfümü olanlar ayrıca başka segmentlere girer, malum daha çok nota içeriyorlar erkeklerinkine kıyasla...)

    boisé épicé: hem odunsu, hem baharatlı ohh! istemeseniz de kalıcı olurlar, romantikten ziyade güçlü bir bileşimdir. armani mania (ki ailecek eş dostçanak hastasıyız), bulgari pour homme, juicy couture dirty english (epeyce kuvvetli bir parfüm!), s.t. dupont noir, balmain carbone hep bu sınıftan, adeta bir erkek parfümü best-seller kategorisidir bu...

    to be continued...
  • eskiden çeşitli çiçeklerin yağlarının karışımından ibaret olan, şimdilerde ise sentetik+doğal hammadde bileşiminden oluşturulan kokulu sular.

    şimdiki parfümler tamamen doğal olmamasına rağmen kaliteli parfümler (açık parfüm olmayanlar) %40 civarı gerçek koku içerirler, kalanı sentetik olabilir (açık parfümlerin berbat, giderek ağırlaşan kokularının sebebi bir damlacık esansa iliştirilen sentetik madde ve alkol oranında aranmalıdır). lakin bazı markalar, mesela guerlain, normal parfümlere göre daha fazla çiçek yağı/doğal içerik kullanır, haliyle o markaların parfümleri de diğer markalara göre bir tık daha yüksek fiyatlıdır genel skalada...

    ha, neden %100 doğal içerikli parfüm olmadığı sorulursa da, çiçek yağları gerçekte hafif kokar ve uçucudur (bkz: uçucu yağlar) bu sebeple kokuları da geçicidir, ortalama 2 saatte bir tazelemek gerekir. bu sebeple yağlara alkol katarak kokuların ömrünü uzatmak fikri geliştirilmiştir. üretilen ilk sentetik içerikli parfüm meşhuuur chanel no.5'tir. ayrıca misk tabir edilen -ki günümüzde doğalı asla kullanılmaz, zira hayvanlardan elde edilir, (misk kedisi, misk keçisi ve bazı balina türleri, ayrıntılı açıklama için bkz. misk) sentetik miskin adı da jargonda white musk olarak geçer daima (tüm sentetik miskler böyle anılır, yani olay body shop'tan ibaret değil) işte bu misk denen hede, içine eklendiği her karışımın kokusunun etkisini ve ömrünü arttırdığı için (bir nevi monosodyum glutamat) hemen her parfümde bulunur, başkaca sentetik maddeler ve baz kokularla da parfümler desteklenir. en çok kullanılanları sedir, meşin, tonka fasulyesi, bergamut, citrus ailesi...

    bu beş koku ve misk ile mevcut çiçeklerden bir veya bir kaçının yağının eklenmesiyle şu anda piyasada bulunan kokuların yarısından çoğu elde edilir. sadece kalan kısmına da tarçın, zencefil, bal, karabiber, kırmızı biber (yemek tarifi gibi oldu ama değil!) gibi baharatların aromaları eklendiğinde, bütün parfümlerin hammaddesi bellidir. ama işte parfümün gizi buradadır, zira her burun (parfüm kreatörlerine burun denir) parfümünde kullandığı kokuları kutusunun üstünde bile açıklar, ama mesele onların ne oranda konduğudur.

    bir de lalique vardır, son yıllarda kendi parfümlerini piyasaya sunsa da, en güzel, en pahalı kristal parfüm şişelerini üretmesiyle meşhurdur. her ne kadar artık parfümler, kendi şişeleri içinde satılsa, eski zamanlardaki gibi içine parfüm koydurmak üzere parfüm şişesi satın alınmasa da (en azından biz zavallı ultra-zengin olmayan faniler için böyle), lalique'in sitesini gezip sanat eseri inceliğindeki parfüm şişelerine bakmak da keyiflidir.

    bir de guerlain, lancome, chanel gibi markaların parfüm şişelerinin tasarımlarını yapanlar var, ama sanırım türkiye'deki gençlere "parfüm şişesi tasarımcılığı da geleceğin mesleği aslında" diye lanse etmek doğru olmaz sanırım...