şükela:  tümü | bugün
  • tarihten kopup gelen bir başka celebritydir kendisi. kanununi sultan suleymanın genclik arkadası ve ilk sadrazamıdır. hurremin etkisiyle sonradan bogularak öldürülmüştür. yanlıs hatırlamıyorsam istanbul gezi rehberinde ibrahim paşa sarayı, hanedan dışında birinin sahip olabildiği tek saray denebilecek konuttur diye bahsedilir ve birazda pasadan bahseder. oglunun sunneti dillere destandır. uludagdan gelen karla yapılan taslarla hosaf icilir. hatta kanuni, ibrahim pasaya "senin oglanın dugunu benim oglanın dugununden şaşalı oldu" der. buna ibrahim pasa "evet haklısınız padisahım sizin dugununuzde seref konugu bendim, benim dugunumde seref konugu sizsiniz" diye karsılık verir. bu dialogdan da anlasılacagı uzere kanuni niyeti bozmus ortaya zarf atmaktadır ama ibrahim pasa turlu yalaklıklarla durumu idare etmektedir. ama nereye kadar.
  • bir adı da edhem'dir ki bu ad taa torunlarına kadar miras kalmıştır.
    sarayın en güzel düğünlerinden birine sahiptir.
  • zamanında kanuni sultan süleyman'ın o kadar gözüne girmiş ki padişah bir gün çıkıp ibrahim paşa'nın büyükada'daki evine misafir olmuştur ve bu olay osmanlı tarihindeki tek vakadır.

    büyük ihtimalle italyan ufak ihtimalle de rumdan devşirme olan makbul ibrahim paşa o dönemde at meydanı*nda ilkçağ tarzı heykeller diktirmiş ve devamını getirmeye çalışmıştır. bunu yaparkenki gerekçesi osmanlı'nın bizans'a dolayısıyla da roma medeniyetine halef olmasıydı. bu olay üzerine hakkında şu mealde bir şiir yazılmıştır:

    iki ibrahim geçti tarihte
    biri put kırdı biri put dikti

    o dönem hala makbul ibrahim paşa olduğu için bu beyti yazan şairin boynunun vurulmasını sağlamıştır fakat zamanla ulema ona o kadar düşman kesilmiştir ki en sonunda padişahın da gözünden düşürmüş ve maktul ibrahim paşa olmuştur.

    ibrahim paşa'nın makbul olduğu günlerde ibrahim paşa çocuklarına sünnet düğünü yaptırır. sünnet düğününün şeref konuğu olarak da padişah gelir. padişah bakar ki ibrahim paşanın bu düğünü kendisinin çok yakın zamanda oğullarına yaptırdığı düğünden daha şaşaalıdır ibrahim'e sorar: "senin düğünün niye benimkinden daha görkemli oldu ibrahim paşa?" ibrahim paşa da cevap verir: "efendim sizin düğününüz şeref konuğu bendim. oysa bu düğünün şeref konuğu sizsiniz. o yüzden bu düğün daha görkemli olmalı" padişah cevabı beğenir ve ibrahim paşa bir süre daha makbul olarak yaşamını sürdürür.

    benzer bir mantık için (bkz: abdülhak hamid tarhan/#8279198)
  • ibrahim pasa sarayini yaptirmistir ve orada yaşamıştır. ve tarih kitaplarinda sadrazam ibrahim pasa veya ibrahim pasa olarak bilinir.
  • tarihte üç ayrı lakap ile anılmış osmanlı paşasıdır. kanuni'nin kızı ile evlenmiş, dolayısıyla damat ibrahim paşa olarak anılmaya başlamış, kendisinden daha yetenekli vezirler olduğu halde damat olmasından mütevellid sadrazam olunca makbul ibrahim paşa olarak anılmış ve gözden düşerek boğdurulmasının ardından makdul ibrahim paşa olmuştur. tipik bir osmanlı yükseliş çöküş örneğidir. kanuni ile arasında geçen düğün sohbetinde ise hangisinin düğünün daha görkemli olduğuna dair verdiği yanıtın; "benim düğünüme konuk olarak cihan sultanı kanuni sultan süleyman hazretleri geldi, bu yüzden benim düğünüm daha büyüktü" şeklinde olduğu iddia edilir. sarayı sultanahmet'tedir. ismini unuttuğum bir camii'de taşsız bir mezarı vardır.
  • kanuninin bagdatin yeniden fethine gonderdikten sonra bagdata gitmeyip tebrize girmeye calisan kisin sogugunda bircok asker ve hayvanin telef olmasina neden olan ustune ustluk askere gonderilen fermanlari serasker sultan diye imzalayip adeta bu ulkede sultan benim diyen, hurrem gibi bir belayi osmanlinin basina musallat eden, kendi olumunu kendi hazirlayan aslen rum olan osmanli pasasi.
  • rivayet odur ki yakup oğlu çiçeği burnunda kaptan-ı derya barbaros hayreddin hızır, görkemli osmanlı tersanesini görünce ibrahim paşa'ya "yeni dünya'ya sefere çıkacak gemiler yapmak gerek" der. zira o dönem akdeniz'de hakimiyet kesinleşmek üzeredir. sultan süleyman'ın askerleri venedik önlerinde kuzu çevirmekte, ileride girişilecek viyana seferinin planlarını yapmaktadırlar. preveze deniz savaşı yakındır. ispanyolu, portekizi gözünü amerika kıtasına dikmiştir. hızır reis de yeni dünya'nın yeni fırsatlar sunduğunun farkındadır. ömrü boyunca savaştığı ispanyolları uzak kıtada da yenmenin hesaplarını yapmaktadır. üstelik istanbul'daki devasa tersanede her tür gemi yapılabilir.

    gelgelelim birbirinden fena lakaplarla anılan ibrahim paşa, "bize akdeniz ve hint denizinin kontrolü yeter" der, kestirip atar. uzaklarda işleri yoktur. o günün şartları içinde belki haklıdır ibrahim paşa ama bugünün penceresinden bakınca ne kadar büyük bir fırsatı teptiği anlaşılıyor. buna ibrahim paşa'nın çürük karakteriyle ilgili anlatılanlar da eklenince, ister istemez gözümün önüne konumuyla orantılı öngörü yeteneği olmayan bir yönetici geliyor. bu yönetici, eğer rivayetler doğruysa elbette, dünya tarihini kökünden etkileyecek bir karar vermiştir.

    ibrahim paşa'yı günah keçisi ilan etmek gereksiz elbette. onun çapı yetmedi hadi, muhteşem kanuni sultan süleyman ne güne duruyor. onun da öyle uzun boylu bir öngörüsü yoktu belli ki. yoksa "büyük yelkenliler yapın okyanusa açılıyoruz" dese kim gıkını çıkaracak? sultan süleyman ısrarla orta ve doğu avrupa'ya saldırmış. kurulu düzen üzerine yürümüş yani. ekili toprakların, belli bir nüfus yoğunluğunun olduğu yerler. gelirin giderin az çok belli olduğu yerler. avrupa kıtasıyla yetinmek istediğinin kanıtı olarak görüyorum bunları. biraz da imparatorluğun doyuma ulaşmaya başlamasının işareti bence. zaten bu tepe noktasından sonra daha çok elde edilmiş toprakların elde tutulması için uğraşılmış.

    keşkelerle ya da farz edelimlerle tarihe bakılmaz elbette. yine de güney amerika'da örneğin osmanlı kolonileri kurulmuş olsaydı (ki osmanlı koloni kuran bir devlet değildi) bugün manzara ne olurdu diye merak etmeden duramıyor insan. kıçı kırık ibrahim paşa bir deneseydi de görseydik.
  • kendi adına atmeydanı'nda saray tahsis edilen*, günümüz sultanahmet meydanı'nda bir dönem tarih yazmaya yeltenmiş, makbul iken maktul düşen, osmanlı saray yaşantısını renklendirerek rayından çıkarmak suretiyle boyut değiştirmeye teşebbüs eden paşa. osmanlı mukadderatına müdahalede bulunmuş, osmanlı'yı batılılaştırma çabalarıyla göz boyamıştır. budin beylerbeyi olarak da bilinir. italyanca bilen ender paşalardandır. hatta farsça, arapça, rumca gibi dillere de hakimdir. oldukça bilgili ve zeki bir adammış.

    kanuni sultan süleyman henüz manisa valiliği yaptı dönemde tanışır ibrahim paşa ile. çocukken daha. deniz aşırı bir seferde esir edilip osmanlı topraklarına sürülmüştür.

    tarih boyunca osmanlı saraylarında sünnet düğününden başka kutlama yapılmaz iken, sultan süleyman'ın kardeşi hatice ile evlenmiş, bizzat o meşhur kendi düğününü sarayda tertip etmiş, akabinde de damat adını hem de bilumum bürokratın tepkisini üzerine almıştır.

    rönesans'ın macar topraklarında zirve yaptığı tarihlerde, budin'deki mohaç seferinden elinde güzelim tunç heykellerle dönmüş; macaristan topraklarından getirdiği cânım herkül, apollon ve diana heykellerini (üç güzeller) atmeydanı yahut hipodrom olarak anılan, bugünün sultanahmet meydanı'na diktirmiştir. kaldı ki o dönemlerde bütün avrupa bu üç güzel heykelin peşindedir. hatta rivayet doğru ise şâyet, macar ressamların tablolarını da getirmiş, fakat saray duvarlarına asmasına müsaade edilmemiştir. osmanlı’ya, rönesans’ın silah ve ordu ekipmanlarından ayrılan sanatsal yönünü de kazandırmaya çalışan yegâne paşa olmuştur. sanata önem vermesi ile tanınan ibrahim paşa, giyimi kuşamı ve mücevheratı ile de kanunî'den sıyrılıp ön plana çıkmıştır.

    yabancı sefirlerin ibrahim paşa hakkındaki, "sultan'dan daha ihtişamlı giyiniyor" "sultan olan hangisi belli değil" kıvamındaki demeçleri, hurrem'in yıllardır yaşayıp yaşattığı kıskançlık sendromları; kanunî tarafından sonsuz imtiyazlarla refah içinde yaşayan paşa'nın sonunu hızlandırmıştır. ibrahim'in dizginlenemez kültür ve yükselişini fark eden kanunî ise bu ileri görüşlü paşayı şenlikli bir iftara davet edip, iftar gecesi boğdurarak öldürtmüştür. sultan tarafından olağanüstü bir şekilde el üstünde tutulması, askerler arasında kendisine karşı aleyhtarlar üremesi, ahali, ulema ve fukaha tarafından fazla göze batması ibrahim paşa'nın sonunu getirmiştir. sadece hurrem yüzünden ölmemiştir. padişah; ana hatlarıyla mahalle baskısından ötürü çocukluk tutkusu ibrahim paşa'yı öldürtmek mecburiyetinde kalmıştır. tarihin arka sayfalarında yazılanlar doğru ise şayet kanuni ile arasında cinsel olarak da tutkulu bir birliktelik söz konusu imiş.

    pargalı ibrahim paşa'nın infazı ardından dönemin şairlerinden figani çelebi, firdevsi'den afırdığı ve kellesine mâl olacak satırlarda paşa'yı şöyle kaleme almıştır;
    "iki ibrahim geldi bu cihana;
    biri put kıran*, öteki put diken!*"

    ayrıca bu beyitin hikayesi için lütfen;
    (bkz: figani/#21952903)
  • kendisine putperest denmesine yol acacak heykeller mohac seferinden donusunde getirip at meydani'na diktirdigi apollon, herkul ve diana heykelleridir.
  • kanuni sultan süleyman hanın ikinci veziridir. 1493 yılında parga yakınlarında doğmuştur. 6 yaşındayken esir alınmış ve sultana hediye edilmiştir. 1521 yılında kapıağası oldu. 1524 yılında piri mehmet paşa nın yerine sadrazamlığa getirildi. 1526 yılında macaristan seferine serdar tayin edildi. padişahla birlikte istanbuldan hareket eden ordu, sofya belgrad yolunda ilerledi. ibrahim paşa petervaradin ve uylak kalesini teslim aldıktan sonra yön budine çevrildi. 29 ağustosta mohaç ovasında macarlarla yapılan savaş kazanıldı. padişah sadrazamla birlikte budine girdi. mohaç seferi dönüşünde anadoluda isyan çıkartan kalender şah adlı birinin isyanını bastırmakla görevlendirilen ibrahim paşa isyanı bastırmıştır (1527). aynı yıl viyana muhasarasına serasker tayin edilmiştir. ağır kış şartlarından ve erzak sıkıntısından dolayı muhasarayı kaldırmıştır. yine serasker ünvanıyla ekim 1533 yılında istanbuldan iran seferi için öncü olarak hareket etti. iran ordusunu mağlup edip ağustos 1534 de tebrizi aldı. eylül sonlarında tebrize gelen kanuniyle birlikte savaşsız bağdata girdi. iran şahı tahmasb ın tebrizi geri alıp vanı kuşatmasıyla tekrar tebriz üzerine yürüdü. savaşmayı göze alamayan tahmasb iran içlerine çekildi. tebrizi tekrar ele geçiren kanuni sultan süleyman şehirde gerekli tahkimatları yaparak ibrahim paşa ile istanbula geri dönmüştür. (1536)
    istanbulda fransızlara verilen imtiyazlara ilgili anlaşmayı yapan ibrahim paşa, sarayda olduğu o gece bilinmeyen bir sebeple verilen bir emirle boğularak öldürülmüştür. cesedi gizlice kaldırılarak galatada tersane arkasındaki canfeda zaviyesi mezarlığına defnedilmiştir.
    galatada yağkapanı cami, mekke selanik kavalada cami, imaret, mektep, medrese, darülhadis, tabhane, hamam, çeşme sebil ve bu şehirlerin bazı kasabalarda mescid tekke ve zaviyeler yaptırmıştır. yaptığı zengin vakıflarla bunların uzun süre ayakta kalmasını sağlamıştır. ayrıca hanımı muhsine hatun ibrahim paşa adına kumkapı daki cami ile bitişiğindeki zaviyeyi yaptırmıştır.