şükela:  tümü | bugün
  • bu seneki the hell of the north da nefesleri kesecektir, geçen haftaki boonen-cancellara mücadelesinin tadı damaklardayken..

    bu konuda yazacak yetkinlikte olmadığımdan ve aynı zamanda insanları bu spor organizasyonu konusunda cezbetmek için link veriyorum.. preview tadında bi yazı için:
    http://numaraiki.blogspot.com/…3-paris-roubaix.html
  • gecen gun 100-150 m'lik arnavut kaldirimi diye tabir ettigimiz bir yola girdim, agzim yuzum kaydi... dislerim takirdadi, beynim dondu ki en fazla 30-35 km/h yapiyordum... o anda paris roubaix yarisinin ne kadar psikopat bir sey oldugunu yuz bin kilometre oteden hissettim...

    spor musabakalari icerisinde dunyadaki en buyuk prestije sahip yaristir kanimca... kazanana verilen tas parcasi da dunyadaki en ironik odul degilse baska nedir bilemiyorum....
  • 2011 paris - roubaix'yi tüm tahminleri boşa çıkartarak johan van summeren kazanmıştır.
  • hiç beklenmedik bir sonla biten ve insanüstü performanslar izlediğimiz bir yarışma oldu. açıkçası belçikalı dev 1.98'lik vansummeren in, bu kadar zor bir yarışta, üstelik cancellara'nın varlığına rağmen hiç zorlanmadan yarışı kazanmasını hiç beklemiyordum. adam 1,98 boyunda ve bisiklet için pek makbul olmayan bir fiziki durumu var. kendisini hep bir domestik olarak tanıdık ve sürekli takım liderini çekerken, rüzgar tüneli yaparken falan gördük. zaten normali de, beklenen de budur bu tip adamlardan. ancak kendisinin inanılmaz bir azimle, çok rahat bir biçimde en yakın takipçisine 30 saniyelik bir farkla yarışı kazanması gerçekten kendisinden pek beklenen bir şey değildi. bu sebeptendir ki kendisinin tek kişilik solo gösterisi alkışlanmalıdır.

    bunun yanında cancellara hayvanının takımından gerekli desteği alamayarak bitişe 25 kilometre kala yalnız başına kaldığını, bu sebeple vansummeren ve tjallingi'nin bulunduğu kaçan gruba yetişmek için gerekli fiziki ve mental gücü kaybetmesini canlı canlı izledik. hoş buna çeşitli dış etmenler de sebep oldu (motosiklet olayı) buna rağmen ana grubu yarışın son sektörüne kadar uyutarak getirdi ve inanılmaz bir atakla önce kaçan gurubu lay lay lom edasıyla geçti, sonra da tjallingi yi veledromun son düzlüğünde geçerek ikinci oldu. hoş bence bu hareketi takımına karşı bir protestoydu ama yine de en bitik halinin bile nelere kadir olduğunu görmek gerçekten yarışın altın anlarından biriydi.
  • cobbled classics in son yarışı.

    (bkz: monuments)
    (bkz: classic cycle races)
  • 28 tane arnavut kaldırım sektörü bulunmaktadır ve bu sektörlerin hepsi 1'den 5'e kadar verilen bir yıldız değerlendirme sistemi ile, zorluk derecesine göre değerlendirilir. 5 yıldızlı sektörler yarışın en zor sektörleridir. bu klasiğin eski ve saygın bir şampiyonu olan henri pélissier kürsüde ödülünü alırken ''bu bir yarış değil, bir ibadet'' tanımını kullanmıştır.
  • 1960'da düzenlenen paris-roubaix televizyonda canlı olarak yayınlanan ilk bisiklet yarışıdır.
  • arnavut kaldırımlı ve çamurlu yollarda, yağmur altında modern zamanların gladyatörleri bugün sahne alıyor.
    http://www.youtube.com/…uqgibzq8sg&feature=youtu.be
  • sıkcana kabir azabı olarak nitelendirilir. dünya klasmanındaki sporcuların bile etaba özel darbe emen bisikletlere ve neredeyse cyclo-cross ebatlarındaki lastiklere rağmen 1 hafta kas ağrısı çektikleri bilinen bir gerçek.