şükela:  tümü | bugün
  • bu tarz bir kavga yüzünden ufacık bir çocuk babasız kaldı. gencecik bir kadın dul kaldı. kim haklı kim haksız bilemem ama değmez onu diyebilirim.

    katil olmaya da değmez, yapmayın yahu.

    bu ülkede gençler git gide daha b*ktan sebeplerle ölüyorlar...

    park kavgası 1 ölü 3 yaralı
  • türkiye'de cinayet nedenleri arasında namustan sonra üst sıralarda yer alır. sebepleri nedir, psikolojisi nedir anlamak mümkün değil...

    bundan dolayı, kimsenin park yerine park etmem, veya başkasının arabasının çıkışını engellemem.
  • oturduğum binanın sevgili sakinleri
    analarından arabayla çıktıkları için bina kapısının önüne tam önüne kapıyı kapatacak şekilde araçlarını bırakmakta mahzur görmemekteler.
    ambulans girmesi gelmesi gerekir itfaiye gelmesi gerekir filan bunlar önemli değil onlara göre önemli olan tek şey onların kapıdan çıkar çıkmaz araçlarına binmeleri iki adım yol yürümemeleri. olabilse evinin kapısına arabayla gidecek primat.
    kavga mı? hayır bunun için kavga etmem kimseyle, yöneticiye söyledim geçtim. değişen bir şey olmadı.
  • kimi zaman haklı sebepledir.
    iş yerim şehrin merkezinde, dolayısıyla çok fazla iş yeri, iş merkezi, iş hanı mevcut.
    4 tarafı otoparklarla çevrili kara parçasıyız an itibariyle.
    ancak gel gelelim, otoparklar kendi içlerinde özerklik ilan etmişler, misal 9 katlı otoparka arabanızı bırakıyorsunuz ve akşam geldiğinizde kapısı göçmüş olarak görüyorsunuz. adamlar zerre sorumluluk almıyorlar, 0,0001 pixel kamera çözünürlüğü ile kamerayı hiç bir yeri görmeyecek yerlere takmışlar ki, başları ağrımasın.
    yani arabanızı sokağa bırakmak ile 14 lira verip oto parka bırakmak arasında bir fark yok. ikisinde de allah'a emanet..

    durum böyle olunca ağalar beyler, insan boşuna 14 lira vermek istemiyor. madem aracım 2 durumda da risk taşıyor bari fazladan para vermeyeyim diyorsunuz.
    bizim burada esnaf dükkanını 8 gibi açar, iş merkezlerinde ise mesai 8.30'da başlar.
    ben de bu durumu bildiğimden geçenlerde biraz erken geleyim dedim ve 7:30'da iş merkezinin sokağındaydım.
    zannediyorum ki, rahat rahat arabamı park edeceğim. ama işin aslı öyle değilmiş dostlar...

    sabah 7:30
    normalde tıklım tıklım olması gereken sokaklar bomboş. etrafta park edilmiş tek tük arabalar mevcut.
    ancak o da ne? şark kurnazı anadolu çomarı esnafımız, iş hanı ve otopark bekçilerinin eline 3 kuruş tutuşturmuş.
    neden??
    çünkü geceden sabaha kaldırım önlerine park edilmesin diye trafik dubaları koydurtmuş.

    paşalarım sabah 8'de gelecek, geceden kendisi için ayrılmış kaldırım kenarlarına park edecek. yetmeyecek bir de dükkanının önü kapanmasın diye dükkan önüne de, park yapılmaz levhası koyarak kimseye park ettirmeyecek. yani adam 2 arabanın park edilebileceği ortamda, tek araba park ettirecek ve o da sadece kendi arabası olacak..

    hâl böyle olunca ağalar insan kavga ediyor. düşün sabah 7:30'da gelmişsin sokak bomboş, kimsecikler yok. dükkanlar kapalı. ancak kaldırım kenarında şu dubalarla her yer parsellenmiş. arabadan iniyorsun, dubayı çekmek için, oradan at hırsızı tipli biri çıkıp "yassak gardaş elleme" diyor. işte o an kafa atıyor, boynundan anlına doğru bir damar çıkıyor ve kavga etmeye başlıyorsun. yetmiyor esnaflar dükkanını açınca da kavga ediyorsun.

    güzel memleketim diye sevdiğin memleketi 5-10 tane çomar böyle böyle sikip atıyor deliriyorsun.
    haa kavganın sonucunda "tamam abi sana yer açalım" noktasına geliyorsun ama bu sadece sen kavga ettiğin için oluyor. kavga etmeyenler tıpış tıpış otoparka 14 lira veriyor.
    esnaf ve otoparkçı ilişkisi de tam bir win-win olayı bu arada.

    şikayetlerden de bir sonuç alınmıyor. polis belediyeye yönlendiriyor. belediye o saatte çalışmamız yok diyor.
    süper çözüm..
    bu memlekette, otopark yüzünden bir gün ölebilirsin, güzel dostum.
    bedava olan tek bir şey varsa bu ülkede, o da budur..
  • bizim sitede klasikleşti artık, her ay bir kere oluyor. geçen aylarda iki taraf birbirine silah çekmişti. bu akşamkinde de bir tarafın kafası yarıldı.

    olay şöyle olmuş (annem baştan sona görmüş, onun anlattığı gibi yazıyorum):

    bir taraf arabasını çıkarmak için önüne park edeni aramış, o da geç gelmiş sanırım, bunlar kavgaya tutuşmuşlar. (bu arada bu geç inme olayı beni de çok sinir ediyor. (bkz: #63249859) ) güvenlik aralarına girmiş tabi, bunlar itişip kakışırken ana avrat küfür ediyorlarmış birbirlerine. sonra öne park eden "yiyorsa yapsana ilk hamleyi" gibi bir şey söylemiş. diğer adam arabasına koşup bagajdan bir sopa çıkarmış, diğerinin üzerine savurmuş. tabi bu arada birkaç arabaya da vurmuş. sonra ne olduğundan pek emin değil annem, ama galiba sopa el değiştirmiş çünkü saldıran adam kafasına sopa darbesi alıp yere serilmiş.

    ben de bu noktada çığlıkları duyup koştum cama zaten. arabada kadının karısıyla çocuğu varmış, onlar çıkmışlar hemen. kadın nasıl bağırıyor, çığlık çığlığa. annem bana hemen özet geçti, camdan baktım adam hala yerde. camlar arasında bir "öldü galiba adam" lafı dolanıyor. annem de camdan ambulansı arayın diye bağırıyor. annemi susturdum, polisi aradım. adamın ölmüş olabileceğini ama net göremediğimi de söyledim. annem hala diyor ki "156'yı ara". "o jandarma değil mi ya?" diyorum. "yok ambulans" diyor. kadında hiç acil durum kontrolü yok, güldürdü o durumda beni.* neyse ambulansı da arayan olmuş zaten duyuyoruz aşağıda konuşulanları, yankı var bizim burada epey.

    camdan izlemeye devam ediyoruz. kadın hala tepiniyor, geziniyor. çocuk, üç yaşlarında sanırım, annesinin peşinde koşuyor. sonra biri geldi elinden falan tuttu çocuğun arabaya geri götürdü. o sırada iki tarafın yakınları geldi. "kim vurdu, kim yaptı" diye itişmeye başladılar gene. biri yerde yatana bağırdı "sen de kalk lan, hak ettin sen" falan diye. o sırada anladık, adam ölmemiş. onun arkadaşı da bağıra çağıra "biz çocuğu hastaneye götürecektik, havale geçiriyor çocuk" diye bağırdı. diğer taraf "tabi tabiiiii, öyledir kesin" diyor o sırada. annem de bana "çocuk demin aşağıda koşan değil miydi? havale geçirse yarı baygın olur." dedi. neyse bu bağıran arkadaş "buradaki arabaların hepsini yakacağım. anam avradım olsun yakacağım." diye bağırdı (bizim araba da içinde o hepsini yakacağım dediği arabaların bu arada). sonra arabayı alıp anneyle çocuğu götürdü.

    o sırada, yaklaşık 15 dakika sonra, polis teşrif etti. ambulans da geldi arkasından. adamı ambulansın arkasına oturttular. polis tarafları dinliyordu, ki bu kundakçı vatandaş geri döndü, gene dayılandı biraz; ama polisler var diye uçamadı çok. sonra topunu alıp götürdü polis.

    yarın bizim otoparktaki arabaların kundaklanma ihtimali var şu an. hadi o sinirle söylenmiş bir söz olsun, yarın veya öbür gün bu iki tarafın gene birbirine girmeyeceğinin garantisi var mı? aynı binada oturuyorlar, girişte-çıkışta, asansörde karşılaşmaları çok olası. sinir hali cinnete nasıl dönebiliyor böylesine, aklım almıyor gerçekten.

    edit: bu arada lokasyon: beylikdüzü