şükela:  tümü | bugün
  • ankara'daki çiftlik kişinin tapunun malı olsaydı, şu anda ağaçları söküp üstüne yapılmış bir saray olamazdı. devlet malıydı.

    "partisi için açılan banka" da iş bankası herhalde. o da partiye bağlı değildir.

    yalanlarla savunulduğu için rahatsız eden önerme.

    edit: en komik tarafı, bayar sonrası edinilen tecrübeyle bilerek engellenen bir uygulamayı savunmak için "bilmiyorsunuz; bakın,bayar ve öncesi!" diyenler var. doksanlarda anayasayı bir defa delmekle bir şey olmaz diyen insanın kukla başbakan oyunu da daha önce yapıldı diye bize pazarlanıyor. bilmiyorlar bir de atarlılar.
  • türkiye için bir felaketin başlangıcı olur. mevcut sistem, yürütmeyi başbakan'a bırakıp cumhurbaşkanını denge mekanizması için tanımlamış durumda; bu nedenle yetkileri icrai olmaktan ziyade denetim ve gözetime ilişkin; ayrıca kritik bürokratların atanmasında da etkin; böylelikle sistemin dengeli şekilde ilerlemesi amaçlanmış durumda; önce cuhurbaşkanını halka seçtirip güçlendirdiler ancak kendisine icrai yetki vermediler; şimdi de tarafsız ve partiler üstü kimliğinden sıyırmak istiyorlar; bu olduğu takdirde, cumhurbaşkanı ile başbakanın farklı partilerden olması durumunda kıyamet kopar; sistem tamamiyle tıkanır ve yürümez hale gelir; ne deve ne kuşa benzer bir şey çıkar ortaya. bir şekilde bu düzenleme yürürlüğe girerse tası tarağı toplayıp başka ülkeye yerleşmenin vakti gelmiş demektir, allah muhafaza sonu iç karışıklığa kadar gidebilir, ülkenin halinin ne olacağı belli olmaz.
  • gayriresmi olarak şu anki cumhurbaşkanı'dır. bir ara da yasasını yapmak istiyorlar sadece.
  • - adını değiştirsek belki yuttururuz patron.
  • hergün yeni bir icatla karşılaşan güzel ülkem..
    birileri bişeyleri dizayn etmeye çalışıp da bi yere toslayınca hemen alternatif bir saçmalık çıkıyor..
    başkanlık hani iyiydi?
    bu partili cumhurbaşkanlık saçmalığı da nedir gene??

    yarın seçilmiş padişahlık da önerilebilir..
    çok eğlenceli bir ülkeyiz..
    hiç boşumuz yok..
    hergün bi aksiyon.. :)
  • tayyip erdoğan'ın olursa faydalı olur dediği cumhurbaşkanı türü. sistem geliyor, yolda anlayacağınız.
  • aslında türkiye için düşünülebilir lakin partili cumhurbaşkanı olduğu zaman şu iki şey de olmalı:

    -sembolik cumhurbaşkanı (cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin sembolikleştirilmesi)
    -2. meclis (senato)

    yoksa yapılan işin sultanlıktan farkı kalmayacaktır. istenen de budur zaten.
  • -miş gibi yapmakla ne ilgisi var, nasıl her verileni sorgusuz sualsiz alabiliyorsunuz aklım almıyor. ortada görev tanımı net şekilde çizilmiş bir cumhurbaşkanlığı pozisyonu var ve insanlar bu sözleşmeyi imzalarken tarafsız olmak koşuluyla imzalayıp partisiyle ilişiğini kesiyor. özal istediği kadar anap'lı, demirel gönlünce dyp'li, gül doya doya akp'li olmaya devam edebilir, kimsenin beynine girecek halimiz yok. peki bu insanlar yürütme erkinin bir parçası olarak, yasama organına hükmettiler mi? 550/600 milletvekilinin 350/400'ünü belirleyip onların genel başkanlığını yaptılar mı? bu kadar basit bir argümana aldanıp nasıl böylesine köklü bir yapısal değişikliği "-miş gibi yapmak" seviyesine indirgeyebilirsiniz? ne olur birisi açıklasın bana bunu. ya bilinçli şekilde bilgi kirliliği yapıyorsunuz, ya da çok kolay tesir altına alınabiliyorsunuz.
  • sistem değişikliğinin "samimiyet" adına yapıldığına inanmak çok güzel bir "hüsn-i talil" örneği.
    adamlar "halkımız kendi devletini kurmak için adım atıyor" , "yahudiler gibi hayırcılar da yaşam hakkına sahip" diyorlar üst düzeylerden. partili cb'yi bırak, parti devleti en ufak bir şeffaflığa yer kalmayacak şekilde itinayla düzenleniyor.
    neymiş cumhurbaşkanı -mış gibi yapmak zorunda kalmayacakmış...

    kardeşim cumhurbaşkanı olmayacak o zaman. doyacak mevkiye makama. başbakan olarak kalacak. öyle kimse bana hesap sormasın, istediğimi istediğim yere atayayım, hukuku by pass edeyim heveslerini tutacak bir zahmet.
    bak kimsenin aklına gelmeyen bir çözüm.
    tabii halının altına süpürülmüş bu kadar pislikle zor sayın erdoğan için.