şükela:  tümü | bugün
  • vay anasını adamlar 9 sezondur oynanan ligi 7 kere kazanmışlar, önceki sezonlar demek ki haybeye oynandı. koskoca yugoslavya futbolunu 9 sezondan ibaret sanmak , evet bunlar hep fenerli * kafası zaten.
  • panathinaikos'u deplasmanda yenmelerinin ardından barcelona'ya bu sezon avrupa'daki ilk yenilgisini tattırarak top 16'ya inanılmaz bir başlangıç yaptılar. kimse bu iki devin arasına girebileceklerini sanmazken şimdi top 8'in en güçlü adayı haline gelmiş durumdalar. takımın başkanı ise epey tanıdık; predrag danilovic.
  • sade bir basketbol kulubunden çok daha ötesi.

    tüm dünyayı ele geçiren endüstriyel sporun karşısında, dusko vujosevic önderliğindeki bir grup sporcunun ve onlara inanmış yüzbinlerin kurtarılmış takımıdır partizan. her yıl daha fazla daralan bütcelerine rağmen, sporda çok para harcayanın değil, aklın, hırsın, inancın ve en önemlisi sisteminde kazanabileceğinin canlı halidir.

    rakipleri sakatlanan oyuncusu * yerine milyon avrolar döküp bir kaç maçlığına yenisini * alırken, partizan en önemli kozunun *yerini dolduramaz parasızlıktan.

    gönüllerin takımı derler ya, işte gönlümün takımıdır partizan. kolu kanadı kırık çıkar o.a.k.a arenada son şampiyonun önüne, verir dersini, alır maçı gelir. heyecanla barca maçını bekletir adama.

    bekle bizi palau blaugrana.
  • siyasal olarak biçimlendirilmiş futbol kulüplerine en iyi örnektir. kurucularının hepsi 2. dünya savaş gazisi ve yüksek rütbeli subaydır. felsefesi komünist parti tarafından, yugoslavya'nın çok kültürlü / ırklı doğasına uygun olarak belirlenmiştir. bünyesinde yugoslavya'daki her milletten sporcu bulundurmak temel gayesi olmuştur. bir tür temsilli yugoslavya'dır. birkaç yıl önce birbirlerini boğazlayan sırp ve hırvat halklarının karşılıklı güvensizliğinin üstesinden gelmek için "kardeşlik ve birlik" ruhunu inşa etme girişimidir. başarılı da olmuştur. 1946'da belgrad'ta şehir merkezinde, 50.000 sırp, hırvat futbolcuları alkışlamıştır.

    ayrıca, nazi soykırımından sağ kalanlarla güçlü bağlar kurmuştur. futbol takımına ilk şampiyonluğunu kazandıran teknik direktör, yahudi kökenli macar illes spitz, kulübün kurucularından bozo şvarc ve artur takaç, jasenovac'taki ölüm kampından kurtulmayı başarmıştır.

    kaderin cilvesi midir nedir artık yugoslavya'nın sonunu simgeleyen olay bir partizan maçında gerçekleşmiştir. 1990'da split'te hajduk'la oynadıkları maçta hırvatlar ellerinde nazilerle birlikte yüzbinlerce sırpı toplama kamplarında öldürenustaşa bayraklarıyla sahaya inmiş, stadyumda sürekli asılı olan yugoslav bayrağını yakmıştır. bayrağın alkışlar eşliğinde yanışı televizyonlardan kesintisiz yayınlanmıştır.

    kültürü ve felsefesi olan bir kulüptür. artık onlardan eser kalmasa da.
  • sirbistan'da sampiyon kulupler kupasi'ni ve kitalararası kupa'yi kazanmis bir takim mevcutken (bkz: crvena zvezda) (aka. kızılyıldız) ustelik bu takim kendisine eski yugoslavya sampiyonluklarinda da 19-11 ustunluk saglamisken (yugoslavya'nin dagilmasindan sonraki sampiyonalar eklendiginde iki takim da kafa kafaya, 26-26) sirbistan'in en iyi, en buyuk takimi falan ilan edilmesi fazla iyimserce olan kuluptur... tabii turkiye'de futbolun 1959'da basladigi sanrisina kapilanlar benzer bir sekilde sirbistan'da da futbolun 1993'ten beri oynandigini dusunup bu yargiya varabiliyorlarsa orasini bilemem...
  • adriyatik ligi'ni beşinci sırada bitiren takım. (gerçi dördüncünün beş galibiyet gerisinde kaldılar) gelecek sezon için eurocup tan davetiye bekliyorlarmış. sırp basketbol federasyonu'nun ''eurocup'a giderseniz kötü olur!'' çıkışına rağmen sportif direktör todoric ''wild card alırsak eurocup'a gideceğiz'' açıklamasını yapmış
  • bugün tsrvena zvezda'yı evlerinde son dakika gölüyle 1-0 mağlup edip bitime iki hafta kala şampiyonluklarını neredeyse garantilemişlerdir. aksi için kalan 2 maçta 5 puan farkın kapanması gerek. eğer mucize olmazsa, şampiyonluk sayısında (yugoslavya, sırbistan&karadağ dönemleri dahil; 25 şampiyonluk) tsrvena zvezda'yı yakalıyorlar.
  • basketbol takımı oyuncularına 1.5 milyon euro borçluymuş. vergi borçları da varmış. bu yüzden gelecek yıl euroleague ve adriyatik ligi'nde yer alma olasılıkları düşük. hatta sırbistan ligi bile belki durumundaymış. trabzonspor basketbol şubesi 1 milyon doların üzerinde para harcadı beko bl'ye çıkmak için. düşününce türkiye'deki spor yöneticiliği konusunda bir sorun olduğu görülüyor... 30 milyon euro bütçelerle rezil olanlara filan hiç girmiyorum.
  • bu sezonun termınatoru barcelonayı yenen takım, yense yense partizan yenerdi zaten. neden diyeceksiniz? kadrolara baktiginizda cevabi yok ama iste o kultur o ruh..okul dedikleri boyle birsey olsa gerek.
  • inanılması güç ama final foura doğru gidiyorlar. bir soranı edeni yok ama çaktırmadan destan yazmaktalar, 10 ay önce kimsenin adlarını bilmedikleri elemanlarla. son olarak tel aviv'den de galibiyet çıkarınca saha avantajını ele geçirdiler. şayet mayısta eyfel'den selam çakarlarsa, bu durum, endüstriyelleşmiş spor anlayışına dair, içinde barındırdığı ciddi bir kurtarılmış liman olmasıyla, dikkatle araştırılması, üzerinde tez yazılması gereken bir proje olmuş olacak.

    kim ne derse desin euroleague 2010'un galibi partizandır. başarı/maliyet oranında maksimizasyonu yakalamışlardır. ve evet, durduramıyoruz ve sürekli büyüyorlar.