şükela:  tümü | bugün
  • marmara denizinde balikesir'e bagli marmara adasının güneyinde kalan ve pek bilinmeyen bir ada. lala mustafa pasa kibris seferinden donerken burada kaldigindan adi pasalimani olmusmus.
  • bir köyünden esinlenerek, çevre adalıların balıklı diye söylendiği ada.
  • istanbul'da yaşayamadığım çocukluğumu her yaz orada bokunu çıkarana kadar yaşadım.milletin ayvalarını çaldım, çaldığım ayvaları samanlık tepelerinde yedim, tarlada karpuz topladım, bitlendim, ilk kez orada öpüştüm, orada kumbalığı denen küçük kaya balıklarından bacaklarımı açıp kıyıya ite ite çokça yakaladım, dedemin kucağında yüzme öğrendim, babama güvendiğim halde bisikleti yokuş aşağı bırakmasıyla bisiklet kullanmayı öğrendim, geceleri yerel efsaneleri yüzünden tırstığım yerlerden hızlı hızlı yürüdüm, 99 depreminde gece dışarda yatarken kayan yıldızları izledim, anneannemle tarhana yaptım, dayımla balık tuttum, dalmaya gittim, böğürtlen topladım, yarasayı canlı canlı orada gördüm, geceleri kuzenimle yattığım odanın tavanındaki kertenkelenin kovulmasını izledim.

    büyüdüm....

    gece denize girdim, aşık oldum, kumsalda uyuyakalıp ciğer gibi yandım, sabah uyanıp yüzümü yıkamadan kendimi evin önünden denize attım, çok içtiğim geceler gizli gizli yol kenarlarındaki tarlalara işedim, daha çok şeyler...

    bir olayı olmamasına rağmen hala her yaz (artık kısa süreli de olsa) gitmeden yapamadığım bir yer oldu orası.

    eskiden rumların yaşadığı beş köyden oluşan, yüzölçümü avşa adasından büyük olmasına rağmen çok az insan tarafından bilinen adanın şimdiki sakinleri boşnaklar.köylerinin adı poyrazlı, balıklı, harmanlı, tuzla ve paşalimanı'dır.insanlar başta zeytin olmak üzere çeşitli tarım ürünleri yetiştirirerek ve hayvancılıkla geçinirler.erdek'ten feribotla balıklı köyüne ya da erdek'e bağlı narlı köyünden maksimum 8-10 kişi alan kayıklarla adanın tuzla köyüne yapılan seferlerle ulaşım sağlanır.hala birleştirilmiş sınıflı okullarda eğitim verilir.

    yine de gelmeyin.ada böyle sessiz sakinken daha güzel.dedem vaktiyle bize yapmış bir güzellik.siz durun durduğunuz yerde.
  • belki de hayatımın en güzel yaz tatillerini geçirdiğim ada. halen öylemidir bilmiyorum ama eskiden kontur vardı, feribot çakması, erdek ile ulaşımı sağlardı. günde iki kez gelirdi sabah-akşam olmak üzere. en büyük eğlencemiz iskeleden açılırken köyün kavruk veletleri ile hareket halindeki feribottan denize atlamaktı, şekilli abiler 2. kattan atlarlardı tabi iskelede kendilerini dikizleyen ablalara hitaben. biz anca bombalama amk.

    bi' gün öğleden sonrası, yapacak bir şey yok, suya giremiyoruz , köyün bulunduğu koyu mavi deniz anaları basmış, şunlardan ; http://l1307.hizliresim.com/1c/3/pulgb.jpg artık nasıl bir heyecan arıyorsak gittik iskeledeki balıkçı teknelerinden birinin portatif sayılabilecek ağını çaldık. iskele civarında ulaşabildiğimiz ne kadar mavi deniz anası varsa iskelenin üstüne çıkardık, düzenli bir şekilde, sıra sıra dizdik . lan bunlar güneşi görünce eriyorlar, e hayvan gibi rüzgarda var, üstümüze başımıza bulaştı, s.kti belamızı. iskelede şu ; http://l1307.hizliresim.com/1c/3/puls8.jpg

    sabah kalk suya dal, öğleden sonra deli gibi top peşinde koş, arada kavga gürültü çıkar, akşamüstü konturdan atla, eve git uyu. hayata bak amk, ne s.kime büyüdüysek..
  • bütün köylerine ve her eve internet bağlantısı mecburiyeti gerilirmiş adadır.
    nedeni mi?
    fetöcü olduğu tahmin edilen kişilerin ihbar edilmesi ve saklanmasına izin verilmemesi içinmiş.
    ferah ferah, böyle gerine gerine söylüyorum ki dünyanın en gerizekalı uygulamasıdır.

    tezatın tillahı bu adamlardadır.
    en kutsal bildiğim, en sevdiğim şeyler üzerine yemin ederim ki bu adamlara inanıp peşinden gidenlerin, tiranın her yaptığına en aptalca bahaneleri bulanların "zerre kadar aklı yoktur"

    ecdadı güya yere göğe koyamaz, gider on beş temmuz'u çanakkale destanı ile kıyaslar.
    fetö için meclis'te araştırma komisyonu kurmaz, gider en ücra adaya internet bağlatma mecburiyeti getirir.

    kaç zamandır okumak istediğim bir sürü yazı var, okuyamıyorum. televizyon, sokaklar, etrafımdaki gözünü bütün gerçeklere kapamış güruh yüzünden düşüncelerime sabitlenemiyorum.
    kitaplarım yanımdaki komodinde okunmayı bekliyor.
    yeşilyurt köyü ile ilgili yazacaklarım var, yazamıyorum.
    telefonuma bugünle ilgili bir sürü mesaj geldi, yetmedi, sesini duyunca artık çarpıntı tutan adamın, telefonumdan bana zorla mesaj dinletmesine sabrettim on saniye de olsa kapatana kadar.
    benim hayatım benimdir.
    bana istediğini dikte edemezsin. bir hayatım var benim, onu da leş kokan hırsınla benden alma.
    nasıl bir kuvvet var bilmiyorum ama herhalde son nefesime kadar her türlü baskıya, dini, siyasi, milli, manevi, psikolojik... her türlü baskıya karşı duracağım.
    hayatımı, ruhumu, bilinçaltımı size teslim etmeyeceğim evelallah.
    bu gücü şiddetle çarpan kalbimde sonuna kadar hissediyorum.