şükela:  tümü | bugün
  • emniyet genel müdürlüğünün 22/08/2016 tarihli 124420 genelgesi ile özel sektör çalışanı da olsanız haberiniz olmadan başınıza gelebilecek durum.

    bu sabah atatürk havalimanı pasaport kontrolünden geçerken durduruldum.

    pasaportum iptal edilmiş. alt katta ayrı bir odaya alındıktan sonra polis 2010 kpss ye girip girmediğimi sordu. eşim daha sonraki bir kpss ile devlet memuru olmuştu, devlet memurlarının eşleri özel sektörde dahi çalışıyor olsa pasaportları iptal edilmiş.

    şimdi thy kayıp eşya bürosunda ankaradan hamburgda almak üzere verdiğim valizimi bekliyorum.

    diyeceğim şudur ki gençler, olağanüstü hal yaşayan bir devlette yurt dışına çıkmadan önce kontrol edilmesi gereken bazı şeyler var.

    aklınızda olsun, eğer 19/09/2016 tarihinden sonra yurt dışına çıkmadıysanız, ailenizde de 2010 yılından sonra devlet memuru olan birileri varsa sürprizlere hazır olun.

    sorgulanabilecek bir yer var mı bilmiyorum, eğer bilgilendiren olursa burayı güncellerim. hoş, öyle sorgulama imkanı olsa son iki ayda iki ayrı ülkeden vize alamazdım heralde, ki birisi schengen. alman yaş tahtaya basar mı? hele ki işler bu kadar gerginken.

    sonrasında yaşanan gelişmeleri de yazarım, şimdilik elimde yarım a4 kağıt mal gibi beklemedeyim. uçak bileti, otel ücreti vs. hepsi yandı.

    ankaraya pasaport daire başkanlığına git, devlet memuru değilsen büyük ihtimalle açarlar dediler.

    elime yarısı yırtık a4 kağıt verdiler.

    valiz gelmedi daha, ne yapayım şarkı söyleyeyim bari

    https://youtu.be/rk5cwbnb6si

    ********
    edit: ertesi günden devam edelim.

    eşim ile birlikte ankara emniyet müdürlüğü pasaport daire başkanlığına gittik fakat ilk başta oraya gitmeye gerek yokmuş.

    ankara adalet sarayında 'anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu' isimli yere gönderdiler. daha doğrusu emniyetten 'kpss savcısına' gidin dediler sora sora orayı bulduk. ankara adliye sarayı,
    a blok, 2. kat 73 numara.

    tabelayı görmek koydu gençler. 'anayasal' diyor. 'karşı' diyor. suç yazıyor lan tabelada, ben ki oturduğum sitede park yerine girerken bile sinyal veren adamım. ülkesini seven, senede bir kuyumcunun verdiği verginin on katından fazlasını veren biriyim.

    fetöcü şerefsizler ile aynı kefeye konmak koydu.

    suç yazıyor tabelada. koydu.

    neyse.

    olay gerçekten de 2010 yılı kpss ile ilgiliymiş. net açıklamayı oradan aldık. 2010 kpss ye girmek ve yüksek not almak pasaport iptali için yeterliymiş. bir devlet kurumuna yerleşmese de sadece sınava girmiş ve yüksek not almak yeterliymiş.

    hatta kendi adıma konuşayım, böyle biri ile evli olmak da yeterliymiş.

    dilekçeyi eşim yazdı ve sonuna benim adımı ekledi. kimlik fotokopilerimizi de ekleyip verdik. iki kat aşağıda markette fotokopi çekiliyor. giderken yanınızda a4 kağıt ve tükenmez kalem olsun.

    savcılık gerekli yazıyı öğleden sonra hazırladı, içinde bulundukları bu yoğunlukta gösterdikleri ilgi teşekküre değer.

    mağduriyet. savcılıkta çalışan kişiler de mağdur. kim bilir her gün bizim gibi kaç kişi geliyor, durumlarının ne olacağını soruyor.

    şimdi durum nedir derseniz. pasaportlar hala iptal. benim pasaport hava alanı polisinde. bir iki gün içinde ankara emniyetine gönderilecek. elimizde savcılıktan aldığımız yazı var.

    yarın sabah emniyet müdürlüğüne gideceğiz. bakalım neler yaşayacağız. bir yazı alıp istanbul hava alanına mı gideceğim yoksa haftaya pasaportu alabilirmiyim bilmiyorum. bu sabah söylediklerine göre bir hafta - on gün sürebilirmiş. o süre içerisinde pasaportumu ankaraya göndereceklerini sanıyorum.

    bu arada, bana fetöcü diyen ilk 5 kişiye kendi evimde bira ısmarlıyorum.

    pasaportu alana kadar gelişmeleri yazmaya devam edeceğim.

    ****
    edit: savcılıktan aldığım belgenin "pasaport şube müdürlüğüne" olmasını beklerken "mali suçlar" ile ilgili bir bölüme yönlendirilmiş olmasını beklemiyordum.

    mali suçlar bölümünde talebimizin 81 ilde soruşturma yapılarak inceleneceği ve sonrasında pasaport şube müdürlüğüne iletileceği sözlü beyan edildi. bu süre 10 günü bulabilirmiş. uzaktan sorabileceğim bir yer yok, arada sırada gidip sorgulamam gerekecek.

    fetöye hiç bulaşmamış olmanın verdiği rahatlık bir yana, arada isim benzerliğinden bir şey çıkarsa sıçtık korkusu var. çocuğuna skimsonik isimler koyan aileleri şimdi anlıyorum. isim dediğinin eşi benzeri olmayacak arkadaş. çift isim de iyi bak. keşke adım ögeday tonguç olsaymış.
    ****

    8 mayıs tarihinde blokenin kalktığına dair sözlü bilgi aldım. pasaportum nerede bilmiyorum. en güçlü ihtimal pasaportu aldığım emniyet müdürlüğü. henüz gidip sorma imkanım olmadı.

    tüm süreç tamamlandığında entry güncellenecek.
    ****
    arada sırada mesaj yolu ile sorular geliyor, entry yarıda kalmış deniyor. kaldı evet. pasaportum yok. arada sırada gidip soruyorum ama paşaport yok bilmiyom ben paşaport:

    https://youtu.be/awr6fz4-ayo
  • devlet memuru değilim, fetö ile hiç bir bağlantım yok ama osuruktan nem kaparak soluğu emniyette aldım. pasaportum iptal mi kontrol edebilir misiniz diye? memur devlet memuru değilseniz sıkıntı yok dedi ama ben ısrar ettim bakın diye ama bilgisayarlarında yaptıkları her işlemin kayıt altında olduğunu alakasız bir şekilde bakarsa kendisinin başına dert açılacağını bunu öğrenmenin tek yolunun yurtdışına çıkarken pasaport kontrolü olduğunu söyledi.

    ne güzel yav. yurtdışına çıkmaya çalışmadan bunu öğrenemiyorum.
  • 2000 yılında dms ile devlet memuru olup, 2012 yılında kazandığım bir yarışma sınavı ile kurum değiştirmiş biri olarak mağduru olduğum durum. hayır ben o kadar değil de eşim daha çok mağdur oldu diyebiirim.

    kurumumdan izin yazısı almayı unuttuğum bir sefer oğlum havalimanında kalmıştı da, eşim için ıslak imzalı mühürlü yazı da almıştım halbuki.

    20 günlük ingiltere gezisi, ingiltereyi göremeden tamamlanmış oldu. ertesi günü gerisin geri döndü eve, daha sonra emniyetin kapılarını aşındırdık bir keç kez, bimere yazdık nafile, bilgi vermedikleri gibi "göreve ne zaman iade edildiğimi " sordular? görevden alınmadım ki iade edileyim?

    gidiş dönüş yurt içi ve ve yurt dışı 4 tane uçak biletine mi yanalım, ingiltere vizesi için cepten çıkan 600-700 liraya mı? ha bir de aynı gün satın alınan eve dönüş biletini de unutmayalım:))

    havalimanında tüm işlemlerinizi yapıp bitirip, bavullarınızı teslim edip, 2-3 ayrı kontrol noktasını aşıp, tam uçuş moduna girdiğinizde pasaportunuzun iptal edildiği bilgisinin verilmesi de işin eğlenceli tarafı tabi.
  • hiç bir somut delil yokken başımıza gelen durum. ben hiç kpss ye girmedim, eşim ise 6 kez girdi. üstelik atandığı puan da 2010 yılı puanı değil 2012 yılı puanı. 2010 yılında kpss ye girip 80 üzeri puan alan herkesin pasaportu iptal imiş. bizim adalet sistemimiz şu şekilde çalışmış, 2010 kpss de 80 üstü puanları filtrele, tc kimlik no ları kopyala, pasaport iptal sütununa yapıştır. tebrik ederim. filler tepişti olan çimene oldu.

    edit: pasaportumuza el konulduktan 20 gün sonra pasaportumuz üzerindeki şerh kalktı. 30 gün sonra çıkarttığımız yerden teslim aldık. belki 20. günde de teslim alabilirmişiz, bilemiyoruz.

    konunun detayı, kökleri ve neden buralara geldiği ile ilgili bilgi için,

    http://www.haber7.com/…pssdeki-ful-skandali-cozuldu

    pasaportu geri alırken yaptığımız işlemleri aşağıda belirtiyorum, kişisel tecrübeye dayanmaktadır. sizler için aynı sürecin işleyeceğinin garantisini veremem :( . aşağıda belirtilen işlem 2017 yaz ayında yapılmıştır.

    ankarada sıhhıye de bulunan anayasal düzene karşı işlenen suçlar bürosuna durumunuzu açıkça anlatan dilekçe veriyorsunuz. yarım saat içinde size bir döküman veriyorlar pasaportunuzu geri alabileceğinize dair. onu ankara emniyet müdürlüğüne götürüyorsunuz onlar da 15-20 gün boyunca ayrı bir soruşturma yapıyorlar. sonucunda bir problem çıkmazsa pasaportunuzun üzerinde verildiği yer olarak neresi yazıyorsa gidip oradan teslim alıyorsunuz(inşallah).

    güzel ve çaresiz ülkem.
  • 2010 kpss'de 87 puan ile atanan eşimle benim yaşamadığımız iptal.
    arkadaş herkes genelleme yapmış. ama kesinlikle böyle genel bir durum söz konusu değil!

    uçak biletini uçuştan 1,5 ay önce aldım ve sonrasında burayı okuma gafletine düştüm. hayır biletler de iadesizdi.
    1,5 ay her günüm gecem zindan oldu. polisinden savcısına, yetkilisinden yetkisizine, ülkede kimse bir şey bilmiyor ama herkes bir şey söylüyor.
    pasaport kontrolünden geçene kadar rahat nefes alamadım çünkü öncesinde burayı okudum!
    kısacası neye göre kime göre iptal ettikleri belli değil. kpss yılı genellemesi diye de bir şey yok.
    rahat olun. biletinizi alın planlarınızı yapın. duyduklarınıza okuduklarınıza takılmayın.
  • yaklaşık 7 aydır uğraştığım ve kısa bir süre önce pasaportumu geri alarak kurtulduğum yasak halidir.

    bu entryi bu konudan mustarip olanlara olabildiği ölçüde ışık tutmak; ve ne yazık ki biraz da durumun vahametini anlatmak adına yazıyorum.

    not: burada eskiden başka bir entry yazılıydı fakat artık miadını doldurduğu için yerini şimdi okuyacağınız bu uzun haline bırakmıştır. olası tüm yazım hataları için şimdiden af dilerim.

    ***pasaportumun iptali süreci***

    öncelikle kısaca benim başıma gelenden bahsedeyim. geçtiğimiz bahar türkiye’ye döndüğümde pasaportumun iptal edilmiş olduğunu hava alanında öğrendim. çok can sıkıcı bir yarı-gözaltı süresinin ardından yaklaşık 3 saat sonra pasaportuma el konulduğuna -zayi duruma düştüğüne- dair bir tebligat yazısı verilerek havaalanındaki pasaport şubesinden salındım. pasaportumun neden alındığına dair bir bilgi verilmedi. bu olayın ardından geçen yaklaşık 7 aylık sürede de pasaportumun neden iptal edildiği bilgisi resmi olarak kesinlikle verilmedi.

    bu arada şu notu düşeyim hemen: darbe girişiminden sonra iki kez yurt dışına çıkıp dönüş yapmıştım. yani ortada bir problem yok. ne olduysa son dönüşüm öncesinde olmuş.

    peki pasaport iptaline sebep olan durum neydi? şöyle izah edeyim: darbe girişimi öncesinde çalıştığım ve kalkışma gecesinden yaklaşık bir yıl önce fiilen ayrıldığım bir kurum 15 temmuz sonrasında khk ile kapatıldı. oranın eski bir çalışanı olarak ben de bir şekilde “şüpheli” listesine dâhil olmuşum. hakkımda gözaltı kararı verebilecekleri bir durum olmadığı için “tedbir amaçlı” pasaportum iptal edilmiş (tarafıma bilgi verilmediğini tekrar hatırlatır ve tüm bunları bir varsayım/akıl yürütme olarak söylediğimin akılda tutulmasını isterim). ancak, pasaport iptali şahsıma özel bir durum değildi. yani "şu kişi şüpheli gözüküyor, pasaportunu iptal edelim" durumu yoktu ortada. eskiden çalıştığım o kurumda çalışan herkese topyekûn böyle bir muamele yapılmıştı.

    ***pasaport iptali sonrasındaki süreç***

    pasaportum iptal edildikten sonra yaklaşık 7 ay boyunca pasaportumu geri alamadım. hakkında hiçbir suçlama veya dava olmayan birisi, hayatının nasıl etkileneceğine bakılmaksınız (ki inanın çok çok etkilendi) ansızın yurt dışı yasağı ile karşı karşıya kalıyor! neyse… bu süreçte iki ayrı avukat tuttum. biraz abartarak söylemek gerekirse yüzlerce dilekçe verdim. bımer senin, valilik benim derken başvuru yapmadığım kurum kalmadı. peki sonuç? kocaman bir hiç. yukarıdan verilen emirle tüm bu kurumlara standart tek bir cevap vermeleri emredilmiş: “ohal sebebiyle gizlilik kararı vardır, bilgi veremeyiz.” aslına bakarsanız dilekçeleriniz okunmuyor. kimse sizin ne tür bir mağduriyet yaşadığınıza bakmıyor. herkes korkuyor. dokunanın yanacağını düşünüyor. o sebeple yalnızca tek bir cevap alıyorsunuz: "bilgi veremeyiz."

    avukatlarım fiilen devre dışı bırakıldı. avukat sıfatını kullanarak elde edebilecekleri herhangi bir bilgi olmadı. yapabilecekleri tek şey dava açmaktı, o davanın da sonucu dünden belli! ne mi? söyleyeyim: “ohal sebebiyle…”

    ***nerelere başvuru yapılıyor? ne sonuç alınıyor?***

    yukarıda yazdığım süreci biraz daha ayrıntılı anlatayım. temel olarak başvuru yapabileceğiniz 4 farklı kanal bulunuyor:

    1) valiliklerde bulunan ohal bürolarına başvuru yapmak. (geçtiğimiz temmuz ayında kurulan ohal işlemlerini inceleme komisyonu ile karıştırmayın, ona gidip dilekçe bırakamıyorsunuz. online başvuru yapıyorsunuz).
    2) başbakanlık iletişim merkezi (bimer) gibi kurumlara (cımer de var) e-devlet üzerinden başvuru yapmak
    3) idari işlemlere karşı dava açma yolunu kullanmak
    4) ankara’da bulunan, “anayasal düzene karşı işlenen suçlar bürosu” adındaki yere dilekçe vermek.

    şimdi bunları tek tek açıklayayım:
    1) valilik’te bulunan ohal bürolarına gidip durumunuzu anlatan bir dilekçe bırakıyorsunuz. dilekçenizi alıp size küçük bir kayıtta kayıt numarası veriyorlar. bir ay sonra dilekçenize cevap gelmezse telefonla arayıp bilgi alın diyorlar. tabi ki bir ay sonra cevap falan gelmiyor. ve tabi ki telefon ile aradığınızda da bilgi alamıyorsunuz. bunların hepsi sizi başlarından def etmek ve zaman kazanmak için yapılan küçük bürokratik oyunlar. aslında olan şu: bu dilekçenizi alıp emniyet müdürlüğü pasaport şubesine gönderiyorlar. oradaki memurlar da dilekçenizi okumadan başvurunuzu reddediyor. çünkü böyle bir talimat almış durumdalar. ancak size yazılı olarak hiçbir şekilde başvurunuzun kabul edildiği ya da reddedildiğine dair yazı gelmiyor, beklemeyin boşuna. kısacası dilekçeniz sonsuz evren içinde kayboluyor. sonra siz gidip ikinci, üçüncü ve dördüncü dilekçelerinizi bırakıp her birisi için yine birer ay bekledikten sonra onlar da karanlık evrende yok olup gidiyor.

    2) bimer tarzı elektronik ortamlardan yapacağınız başvurular için de yaklaşık olarak 1 ay cevap gelmesini bekliyorsunuz. oradan gelen cevaplar da elbette ki standart cevaplar oluyor; yani “bilgi veremeyiz”. neden mi? çünkü bimer’e başvuru yaptığınızda, o başvuru da aynı döngü içinde aynı pasaport memurlarının önüne düşüyor. onlar da aynı kararlılıkla dilekçenizi okumadan ret cevabını basıyor. okumadıklarına nasıl mı eminim? siz ne derseniz, ne sorarsanız sorun aynı cevabı kopyalıyorlar da ondan…

    3) dava açma konusu biraz daha karışık ve daha az bildiğim bir husus. ancak bana gelen mailler üzerinden anladığım kadarıyla oradan da bir sonuca ulaşamıyorsunuz. her şeyden önce, pasaportunuzun iptali üzerine bir dava açacaksanız bunun 60 günlük idari işlemlere karşı itiraz süresi içinde olması gerekiyor. yani bu süreyi geçirdiyseniz dava açamıyorsunuz. ayrıca, oldu ki dava açmayı başardınız, orada da süreç şöyle gelişiyor: dava açtığınız kurum kimse (emniyet, valilik, içişleri bakanlığı vs.), oraya savunma yapmaları için bir yazı gidiyor. onların bilmem kaç aylık savunma süresi oluyor. yani bekliyorsunuz epeyce. sonra oradan cevap geliyor: “ohal var, istediğimi yaparım, bilgi de vermem” tarzında. bu cevap üzerine eğer bir hakimin size pasaportunuzu geri vereceğini düşünüyorsunuz, sanırım harika bir hukuk devleti düşü içindesiniz, lütfen uyanmayın. toparlarsak, idari dava süreci zor. zaman alıcı. ve sonuç alması güç. ama bu yolla sonuç alanlar da olabilir, net konuşmak istemiyorum. sonuç alan varsa ve aşağıda yazdığım mail adresi üzerinden bilgilendirirse edit düşerim.

    not: illa dava açacaksanız pasaportunuzun iptali üzerine açmayın. zira pasaportunuz ohal sebebiyle iptal edildiği için mahkeme ilgilenmeyebilir. bunun yerine yeni bir pasaport başvurusu yapıp, yeni pasaport almanızın engellendiğine dair bir şikayetle dava açmayı deneyin. zira, size neden yeni pasaport verilmediğinin açıklanması gerekiyor. orada da mantıklı bir açıklama olamayacağına göre (ne diyebilirler ki?), bu yoldan yürüyebilirsiniz. bir ihtimal...

    4) anayasal düzene karşı işlenen suçlar bürosu biraz daha değişik bir yer. ona aşağıda da değineceğim. ancak, anladığım kadarıyla yalnızca 2010 kpss skandalı sebebiyle pasaportu iptal edilen kişilerin sorununu çözmeye yaramış bu birim.

    ***peki kimlerin pasaportu iptal ediliyor? kimler pasaportlarını geri alabiliyor?***

    bu zor bir soru… zira liste o kadar büyük ve o kadar karışık ki… ancak yine de bir kategorizasyon yapmak mümkün olabilir. şu grupların herhangi birinde bulunan kimselerin pasaportları iptal edilmiş olabilir:

    a) 15 temmuz darbesi sonrası kapatılan tüm kurumların (vakıf, şirket vs.) çalışanları
    b) darbe sebebiyle işinden olan kamu çalışanları
    c) 2010 kpss sınavına girenler
    d) hakkında fetö ihbarı olanlar
    e) barış bildirisine imza atanlar
    f) yanlışlıkla pasaport iptal listesine sokulanlar
    g) bylock kullananlar ya da kullandığı sanılanlar
    h) sebebi bilinmeyenler
    i) eşleri şüpheli konumda olanlar

    gördüğünüz gibi liste oldukça geniş ve bir şekilde listeye dâhil olmuş olmanız pek olası. şimdi bu gruplar arasından iki grup pasaport iptal meselesini çözmeye yakın olabilir. 2010 kpss skandalı birçok kişinin haksız yere suçlanmasına sebep olmuş. hatta bu haksızlığa sebep olanın da yine bir fetö mensubu olduğu söyleniyor. neyse… kpss sebebiyle hakkınızda pasaport iptali varsa, ankara’da bulunan anayasal düzene karşı işlenen suçlar bürosuna gittiğinizde sorununuzu çözmeniz olası. birkaç ay önce aldığım bilgilere göre bahsi geçen birime gidip dilekçe verdiğinizde birkaç dakika içinde pasaportunuzu alabileceğinize dair bir yazı veriyormuş ilgili savcı. detayları bilmiyorum. ancak bu başlık altında başka bir yazar bu yolla pasaportunu geri alabildiğini açıklamıştı. kendisine bir mesaj yazmayı düşünebilirsiniz, eğer sorunuz varsa.

    kpss dışında, bir de yakın geçmişte bylock kullanıcısı olduğu söylenen ancak bir kumpas içine düştüğü anlaşılan kişiler var. belki takip etmişsinizdir, internet üzerinden indirdiğiniz bir takım uygulamaların içine bylock’a referans veren bir yazılım yerleştirilmiş. siz diyelim ki müzik programı indirdiğinizde, bylock kullanmış gibi gözükebiliyorsunuz. işte durumda olan ve bylock kullandı diye hapse atılan on binlerce kişi varmış! o kişilerin hakları iade ediliyor bu günlerde. eğer siz de bu bylock kumpası içine düşmüşseniz, pasaportunuz bundan iptal edilmiş olabilir. bunun için öncelikle internette yayınlanan ve telefon numaralarının olduğu listeyi kontrol edin. telefon numaranızın o listede olup olmadığına bakın. eğer varsa, büyük ihtimalle boşu boşuna pasaportunuz iptal edilmiş demektir. hemen savcılığa gidip durumu izah eden bir dilekçe bırakın. muhtemelen bu dilekçeden sonra pasaportunuzu geri alabilirsiniz.

    bu iki grup dışında kalan gruptakilerin pasaportlarını geri alabilmesi ise tam bir muamma. bu kişiler için başvuru yapılabilecek bir yer yok. bir tek şöyle bir olasılık söz konusu: geçtiğimiz temmuz ayında ohal işlemlerini inceleme komisyonu başvuru almaya başlamıştı. o komisyona yalnızca khk ile işinden edilenler ve khk ile kapatılan kurumlar başvuru yapabiliyordu. yani gidip de pasaportum iptal edildi diye başvuru yapamıyordunuz. ancak, pasaport iptaliniz bir şekilde khk ile işinizden ihraç edilmeniz sebebiyle; yahut, khk ile kapatılan bir kurumun çalışanı olmanız sebebiyle gerçekleşmişse, o zaman bu komisyondan çıkacak olası bir olumlu karar da pasaportunuzu almaya yarayabilir.

    üstteki 3 paragraf içinde kendi durumunuza benzer bir durum görmüyorsanız, muhtemelen pasaportunuzu geri almak için bir süre daha bekleyecekseniz. zira sizler için bir çıkış yolu sunulmuş değil maalesef.

    ***peki, nasıl oldu da ben pasaportumu geri alabildim?***

    yukarıda yazdığım şeyler içinde sanırım en rahatsız edicisi bu cevap olacak ama: bilmiyorum!
    yani, pasaportuma neden el konulduğunu da bilmiyordum, neden geri verildiğini de... bir şekilde benim de içinde bulunduğum bazı listeler pasaport şubesine ulaşmış. bu listelerde ismi olan herkesin pasaportları üzerindeki iptaller kaldırılıyor. aklıma gelen tek makul açıklama şu: ohal sebebiyle kapatılan ve benim eski bir çalışanı olduğum kurum kurulan ohal inceleme komisyonunda aklanmış olabilir. bu sebeple, orada çalışan herkesin olduğu gibi benim de pasaport iptalim kalkmış olabilir. ancak maalesef tarafıma bir bilgi verilmedi. o sebeple detay veremiyorum.

    not: pasaportumun üzerinde iptalin kalktığını gidip kendim öğrendim. sık sık emniyet müdürlüğü pasaport şubesine gidip durumumda güncelleme olup olmadığını soruyordum. yine bu gidişlerimden birinde iptalin kalktığını öğrendim. yani, iptalin kalktığına dair bir bir telefon, posta ya da e-mail almadım.

    ***tüm bu sürece dair bazı gözlemler ve öneriler***

    1) eğer pasaportunuz iptal edildi ise ve kendi kendinize “aman tanrım, nasıl olabilir böyle bir şey” diye soruyorsanız şunu lütfen aklınızda bulundurunuz: tc devleti inanılmaz büyük bir acemilik, şaşkınlık ve şok içinde. inanın bana ne sizin pasaportunuzu iptal ettiren kurumlar ne de bu kararı uygulayan memurlar neyin neden olduğunu bilmiyorum. büyük bir korku ve gaflet içinde yapabilecekleri ilk saçma hamleye sarılmış ve olabilecek herkesin yurt dışına çıkışını engellemekte bulmuşlar çareyi. yani, “biz bunların dışarı çıkmasını engelleyelim de, belki aralarında suçlu olanlar da vardır, vakti gelince gidip onları evlerinden alırız” şeklinde bir mantık gütmüşler. bu mantık çerçevesinde sizin ne kadar mağdur olabileceğinizi düşünmüyorlar. ya da “devletin bekası için” sizi harcanabilir görüyorlar.

    2) tüm bu süreç, a’dan z’ye hukuka aykırıdır. en başında şunu söylemek gerekiyor: hiç kimse, hiçbir kurum, durduk yere elinizden pasaportunuzu alamaz. bu temel bir insan hakkıdır ve doğuştan sahipsinizdir bu hakka. pasaport iptali ancak ve ancak mahkeme kararıyla alınabilecek bir karardır. gidip de kıçı kırık bir hava alanı memurunun “pasaportunuz zayi olmuş ehe ehe” diyerek yapabileceği bir işlem değildir. ancak, ohal denilen saçmalığı işte tam da bu sebeple istiyorlar ve uyguluyorlar. artık hiçbir şey normal, olağan ve hukuki değil. her şey random, kişisel ve kabile devleti ayarında.

    3) devlet sizlere bir başvuru hakkı tanımıyor. öncelikle size, “hadi bakalım bana suçsuz olduğunu kanıtla” diyor. biliyorsunuz evrensel hukuka göre kimse suçsuz olduğunu kanıtlamaz, suçlu olduğu kanıtlanabilir ancak. fakat buna rağmen, size suçsuzluğunuzu kanıtlayabileceğiniz bir ortam bile sunmuyor. gidebileceğiniz hiçbir kurum yok. akp’nin elinde olan devlet şuan itibarıyla bir tür hayatta kalma mücadelesi veriyor. devlet derken, anlayın işte, akp veriyor bu mücadeleyi. akp kendini iyi hissedene kadar sizlere bir çıkış yolu vermeyecek. tüm olan biten hukuksuzluğun ardında yatan gerçek bu.

    4) şunu da vurgulamak isterim: lütfen bu süreçte avukatlara gidip saçma sapan paralar ödemeyin. hepsi olmasa da önemli bir bölümü ellerini ovuşturup kucaklarına düşmenizi bekliyor. avukatların bu süreçte yapabileceği çok az şey var. size danışmanlık yapabilir, atacağınız adımları gösterebilirler. ancak bunu yapmak için on binlerce tl para isteyecek olanları eleyin. namusuyla çalışan, çok daha az ücret talep ederek size yardımcı olabilecek yığınla avukat var. mümkünse kişisel tavsiyeler üzerine avukat bulun. internette ve mahallenizde bulduğunuz random avukatlara para baymayın.

    5) yurt dışında yaşıyorsanız ve pasaportunuzun iptal edilip edilmediğine dair endişeniz varsa geri dönmeyin. saçma sapan sebeplerle özgürlüğünüzden olmayın. bu ülke bir süre daha açık cezaevi kıvamında olacak. gelmeyin, gelmeyin, gelmeyin!

    6) artık birleşme ve birlikte hareket etme zamanı. pasaport konusunda sıkıntı yaşayan yalnızca sen değilsin. en iyimser rakamla, on binlerce kişi var! bunların çoğu da suçsuz. bir şekilde bir platform oluşturmak gerekiyor. sosyal medya üzerinden örgütlenilebilir. öncelikle bir web sitesi kurup tüm mağdurlar bir çatı altında toplanabilir. daha sonra çeşitli etkinlikler ve gündem oluşturma çalışmaları yapılabilir. her birlikte milletvekilleri ziyaret edilebilir, bu soruna çare olabilecek ya da bu sorunu gündeme taşıyabilecek kişilere ulaşılabilir. eğer böyle bir platform kurma işine girişen olursa, buradan reklamını yaparız ve insanlara ulaşırız.

    önemli bir edit: bu konuda sorun yaşayan arkadaşlarımızdan birisi bir site açmış. bu siteyi takip etmenizi, paylaşmanızı ve içeriğine katkı sağlamanızı önerir ve rica ederim: https://pasaportiptali.wordpress.com/

    yurt dışında bulunanlara önemli uyarı: türkiye'de olup da pasaportsuz kalanlar haricinde, bir de yurt dışında bulunan ve pasaportunun iptal edilip edilmediğinden emin olamayan bir kitle var. bu grup için önemli bir uyarıda bulunmak gerekiyor. bana gelen bir maildeki ilgili kısmını aynen aktarıyorum (yanlış bir aktarımda bulunmamak adına):

    "ohal'de yurtdisi yasagi konulanlara sistemde feto suphelisi serhi dusuluyor (sorusturma olmasi gerekmiyor!) ve bu serhle birlikte vatandasin konsolosluktan hizmet almasi engelleniyor. bu konsoloslugun takdirinden ziyade memurun sistemi acamiyor olmasindan kaynaklaniyor. sistemi acamayan memurlar polnet sisteminden tc yi [tc kimlik numarası] arattiklarinda ise feto suphelisi cikiyor. tutanak tutulmasini talep ettiginizde islemin hukuki bir yonu olmadigi icin memurlar tutanak tutmayi reddediyor, boylece suc icinde suc islenmis oluyor ancak vatandasin hakkini aramasi gereken hukuk yollari tikanmis oldugundan dava acmak anlamsiz. sonuc olarak konsolosluga giden biri kesinlikle pasaportuyla islem yapmamali once edevlet sifresi gibi pasaport gerektirmeyen islemler gerceklestirip hakkinda birsey olmadigindan emin olmali yoksa pasaportsuz kalir."

    bu yazının yazılmasında a.d.olmez@gmail.com adresine gönderilen sayısız e-mailin katkısı oldu. onların tecrübeleri ve yazdıkları üzerine buraya bir şeyler karalamaya çalıştım. unuttuğum çok şey olmuş olabilir. zira ben de kafamı çok toparlayabilmiş değilim. ancak hatırladıkça buraya edit düşeceğim. ayrıca, yine bu -email adresi üzerinden bana ulaşabilir; bilgi paylaşımında bulunabilirsiniz. ben bu sıkıntıyı çok çektim; başkaları da çekmesin diye elimden geleni yapacağım.

    sevgi, saygı ve dayanışmayla…
  • bugün yaşadığım saçmalık. soluğu ohal bürosunda aldık. yeşil pasaport alıyoz olm derken başımıza gelene bak!
  • konu hakkında bir hukuk hocasının makalesi:

    http://www.haber7.com/…n-iptalini-duzenleyen-khklar