şükela:  tümü | bugün
  • broker'lara emir paslayan elemanlara verilen isim.. isimleri buradan gelir..
  • voleybolda kendisine gelen pasları isabetli ve aklıcı bir şekilde smaçörlerine dağıtmakla görevli, takımı yönlendiren oyuncu.
  • oynaması çok zevkli olan bir pozisyon. rakip servis atarken nereye pas kaldıracağınızı işaret etmenizden tutun da rakip takım, smaçörlere odaklanmışken yaptığınız plaseye kadar acaip zevkler alınabilen bir oyun. lakin o yaptığınız plase siki tutarsa smaça kalkmış 3 kişinin size bakışını görmek istemezsiniz. parmakları yumuşak olur pasörlerin parmak pasları üzerinde yoğunlaşır antrenörleri. atılacak pasın tekniği gereği kaldırdığı topların çoğuna top taşıyor bu diye itiraz edilen oyuncudur. severim.
  • takımın oyun kurucusu gibidir.
    pasör olan insanın takım arkadaşlarını çok iyi tanıması gerekir ki adamına göre pas versin. bazı smaçörler yüksek topa çıkamaz, bazıları vardır boyları kısadır fileden açığa atmak gerekir. hücum oyuncusu hangi elini kullanıyorsa ona göre pas verir vs.

    kendi takımını tanıdı.. maça çıktığında karşı takımı da tanıması gerekir. hangi oyuncu plaselere çabuk tepki veriyor, hangisinin bloğu yüksek türü şeyleri bilmelidir ki iyi hücum yaptırsın.

    voleyboldaki yöntemlerden pasör için en eğlencelisi -bir o kadar da ter döktürücüsü- 5-1 yöntemidir. herkes koşar. sahada tek bi pasör olur.

    voleybolda oyun daha çok pasör tarafından yönlendirilir. bunu için genelde kaptan olurlar. (eğer takımda güngörmüş başka oyuncular yoksa)
  • takımın beynidir. her ne kadar voleybol bir takım oyunu olsa da. bir de çaprazı var bunun. (bkz: pasör çaprazı)
  • servisi karşılayan savunmanın topu bu kişiye ulaştırması beklenir, olmadı kendisi bir şeklide ulaşır. her durumda 2. topun pasöre gelmesi şarttır.
    maçlarda bazılarının bütün ya da baş, işaret ve orta parmaklarına bant yapıştırdıklarını görürüz. bu aslında daha düzgün parmak pası atabilmek için yapılmış küçük bir hiledir.
  • nasil futbolda kaleci icin takimi vezir de rezil de eden kalecidir denirse, voleybolda da aynisini bunun icin soyleyebileceginiz pozisyon. genelde mahalle maclarindan illa kisa boylu, tiknaz bir amcam cikar gencler siz vurun ben pasor olurum diyen ve macin tabiri caizse icine sicar. iyi pasor dediginiz kisi oyunu iyi okuyabilen kisidir. takiminda hangi oyuncu nerede, karsisinda kim blok yapiyor hem beyninde tutmasi gerekir. atacagi paslari gostere gostere atmamasi gerekir ki karsiya blok rahat kurmasin, ama boyle sapkadan tavsan cikartacagim derken de pas kalitesini yerlere cekecek kisilerden de pasor olmaz. top her pozisyonda bu kisinin eline degeceginden guclu bir mental yapida olmasi sarttir. iyi pas verdiginde odulu smacor alirken, kotu pas verdiginde suclanacak kisi hep pasordur. bu sebeple balik hafizali olmali, 1-2 hata yapsa dahi hemen olayi toparlayabilmelidir.

    pasor onde oynadiginda arada bir hucum da yapabiliyor diye solak pasorler antrenorler icin degerlidir. ayni zamanda uzun boylu ve iyi sicrayabilen pasorler de el ustunde tutulur. arkada oynadiginda ise pasorun en sevilmeyeni defans oynamayanidir. ozellikle defansini yapmadan one ben pas atacagim diye kosturan pasorler takim arkadaslarinca pek sevilmezler. o yuzden iyi pasorun defans pozisyonunu takiben cok cabuk sekilde topa dogru hareketlenebilmesi, defansin iyi getiremedigi toplari cikartabilecek ceviklikte olmasi onemlidir.
  • oynamak yetenek ister.

    rakibe sırtın dönük, yeri geldiğinde oyun kurabilecek, anlık taktiksel zekaya ve kabiliyete sahip olmak en önemlisi takımı yerine göre tartabilmek gerekir. takımın maestrosudur, pilot kıvamında bir yetenek ister. oyunu çevirebilecek geriden gelip seti kurtarabilecek insanlardır. takımın atom karıncası olması ve olmazsa olmaz ileride de paralelde de ve gerisinde de faaliyet göstermesi gerekir.
  • kelime türetme konusunda oldukça yetkin ve yaratıcı olan azeri kardeşlerimizin, türkçede "topu azarlayan kişi" anlamına gelen "toppaylayıcı" sözcüğüyle isimlendirdikleri voleybol pozisyonu.