şükela:  tümü | bugün
  • ing. gramer- edilgen çatılı fiil çekimi.
  • ben su isi yaptim yerine, su is benim tarafimdan yapildi demenin ingilizcesi..

    ör : " i played the game" --> "the game was played by me"
  • kisik ses
  • ömrümden ömür götüren ingilizce grammerinde bir konu.

    başlıyorum çalışmaya ilk başta kolay geliyor, devam ediyor bir şevk ve azim eşliğinde. formülleştiriyorum, get+ past participle oluyor, yeri geliyor gerundlar infinitiveler giriyor araya. tam öğrendim bitti derken başka bir konusu giriyor. ama artık bıktım şu passiveden, ne konuymuş, ne zaman tam olarak öğrenicem şunu ya.

    http://www.ingilizcedersanesi.com/…e_infinitive.htm adresinde bir bayan var, allah muhafaza bildiğinizi de unutursunuz. pessiiiivvv voys diye bağırıp çağırıyor.
  • aslında bu konunun türkler tarafından bir türlü anlaşılamamasının kökeninde, türklerin etken ve edilgen çatılar arasında net bir ayrım yapamaması da yatıyor. türk dediğimiz canlı türü bir işi kendisinin yaptığını bildirmekten pek hazzetmediği için, genellikle sadece işin yapıldığını bildirmekle yetinir, doğal olarak özellikle ciddi olduğuna inandığı bir metin yazıyorsa, cümlelerinin %93,8'i edilgen çatıdadır. işi kim yapmış? belli değil, büyük olasılıkla allah yapmış veya yaptırmıştır.
    çok basit bir örnek olarak teknik metinleri verebiliriz, çok basit bir eylem var, adam diyor ki:
    vida sökülür.
    çevirelim bakalım ingilizceye:
    the screw is removed.
    kimin söktüğü, ne zaman, ne için söktüğü belli değil, oysa ecnebi bu cümleyi gayet basit olarak şöyle kurar:
    remove the screw.
    yani bu aşamada bu vidanın sökülmesi gerekiyor sök, sen sök, aloo sana diyorum.
    türkçe-ingilizce çevirilerde, özellikle yönetici sınıfta yer alan, üniversiteler bitirmiş, gayet bilgili olması gereken arkadaşlarımız da aynen bu mantıkla yazar. bir bakarsınız cümleye, sanki dağdan üç kız geliyor döne döne, üstadımız kızların dönme yönlerini tarif ediyor, koordinatlarını veriyor, sonra çevirirsiniz ingilizceye, bakarsınız, aslında dağdan gelen kız sayısı bir, öyle döne döne de inmemiş, bildiğin dümdüz inmiş işte dağdan.
  • yapı olarak aslında o kadar da zor olmayan ingilizce dilbilgisel ögedir. bilinmesi gereken temel konu edilgen çatıda mutlaka "be" fiilinin doğru formunu fiilin üçüncü halinin takip edecek olmasıdır. ki bu da "be+v3" olarak ifade edilir. cümlenin zamanı "be" üzerinden verilir ve örneğin simple past tense'de was ya da were, past perfect tense'de had been olarak kullanılır.

    anlam olarak doğru yerde kullanımında yaşanan sıkıntıların bazıları da kullanım sıklığı ve yerleri bakımından türkçe ile zaman zaman ayrışmasından ileri gelmektedir. burada yapılacak temel şey de, birçok dilbilgisel kalıbın öğrenilmesinde olduğu gibi, teknik cümle kurulumu üzerinde takılıp kalmadan bolca alıştırma çözülmesi ve metin incelenmesi ile dolaylı öğrenmenin sağlanmasıdır.

    doğru yerde kullanılamamasını ayrı tutmakla birlikte, metin üzerinde anlaşılamıyor olmasına en çok şaşırdığım ingilizce dilbilgisi yapılarından biridir ayrıca.
  • hazırlık yıllarının efsanesi. öğretmenlerimiz, durumun vehametini abartmaya meyilli olduğundan, sınıfın önünde durur ellerini kafalarının üzerinden garip şekillerde geçirip kulaklarını tutarlardı. "işte arkadaşlar passive voice böyle bişi, kulağınızı tutmak için farklı yollar kullanmak" derlerdi. ziki tutma örneğini iyi ki vermemişler.
  • * modal:

    (past modal verb) + have + been + past participle seklinde gecmis zaman kiplerinin * edilgen catilari vardir.

    present: pancakes may be made in the oven.

    past: pancakes might have been made in the oven.

    * infinitive:

    bazi fiilerden sonra to be + past participle veya to get + past participle edilgen catisi kullanilir. (infinitive passive)

    want
    hope
    need
    like
    hate
    love
    expect
    ...

    ornegin,

    - he hopes to be chosen = he hopes to get chosen.

    - they expect their babe to be born in 2012.

    * gerund:

    bazi fiilerden sonra being + past participle veya getting + past participle yapisi kullanilir. (passive gerunds)

    like
    hate
    enjoy
    remember

    ornegin,

    - i don't like being told.

    - do you remember getting paid? = do you remember being paid?

    - my dog hates getting washed = my dog hates being washed.

    * gerund passive bazen cumlenin oznesi olabilir.

    being + past participle + verb veya getting past participle + verb

    ornegin,

    - being watched on tv makes him feel happy.

    - getting paid on time is very important.

    - getting serviced quickly is very important in a restaurant.
  • zamanlara gore cekimi soyledir bu guzelim (!) konunun.

    present simple tense-> garfield makes a cake/cakes.->
    a cake/cakes + is/are + made (past participle) + by garfield.

    present continious tense-> garfield is making a cake/cakes.->
    a cake/cakes + is being/are being + made (past participle) + by garfield.

    present perfect tense-> garfield has made a cake/cakes.->
    a cake/cakes + has been/have been + made (past participle) + by garfield.

    past simple tense-> garfield made a cake/cakes.->
    a cake/cakes + was/were + made (past participle) + by garfield.

    past continious tense-> garfield was making a cake/cakes.->
    a cake/cakes + was being/were being + made (past participle) + by garfield.

    past perfect tense-> garfield had made a cake/cakes.->
    a cake/cakes + had been/had been + made (past participle) + by garfield.

    future simple tense-> garfield will make a cake/cakes.->
    a cake/cakes + will be/will be + made (past participle) + by garfield.

    future perfect tense-> garfield will have made ca cake/cakes.->
    a cake/cakes + will have been/will have been + made (past participle) + by garfield.

    conditionals/modals-> garfield should make a cake/cakes.->
    a cake/cakes + should be/should be + made (past participle) + by garfield.