şükela:  tümü | bugün
  • efsanevi oyuncu (bkz: al pacino) başrollü biyografik yapım.
    skandal futbol koçu joe paterno'nun hayat hikayesini beyaz perdeye taşıyan film, (bkz: rain man) ile hatırladığımız oscar ödüllü usta yönetmen barry levinson'ın elinden çıkıyor.

    joe posnanski'nin paterno biyografisinden uyarlanan film, paterno'nun sevilen ve başarılı bir koç iken 2011'de yaşanan çocuk tacizi skandalının ardından değişen hayatını gözler önüne seriyor. 46 yıldır çalıştığı kurumdan kovulan efsane kolej koçu paterno, 30 yılı aşkın süre boyunca yardımcılığını yapan ve çocukları taciz etmekle suçlanıp en 30 yıl hapse mahkûm olan jerry sandusky'nin yaptıklarının bir nevi günah keçisi seçilmişti. tacizle alakası olmamasına ve kolej tarihinin en yüksek galibiyet rakamını kazandırmış olmasına rağmen paterno'nun okulla bağı kesilmişti.

    kadrosunda paterno'nun kızı mary kay rolündeki annie parisse, 23 yaşındaki gazeteci sara ganim rolünde riley keough, paterno'nun eşi sue rolünde kathy baker ve paterno'nun oğulları rolünde larry mitchell ve greg grunberg'ü de bulunduran "paterno"nun senaryosunu geçmişin gölgesinde (american history x)'nin senaristi david mckenna, debora cahn ve john c. richards üstleniyor.
    kaynak:

    daha fazlası için ayemdibi:
  • barry levinson'ın robert de niro'lu filmi the wizard of lies saadet zinciriyle milletin dolandırılmasını konu alıyordu ve iyi bir filmdi. bu kez levinson, al pacino'lu paterno filmiyle dönüyor ve gene bir skandala odaklanıyor. 8 çocuğu suistimal eden (bazılarına tecavüz, bazılarını taciz eden) koç yardımcısı jerry sandusky'nin bu suçu ortaya çıktıktan sonra efsane koç joe paterno'nun hayatının mahvolması anlatılıyor. tabii başta "taciz eden jerry. joe'nun hayatı niye kayıyor?" diye sorulabilir. yukarıda da "günah keçisi ilan edilmiş" diye yazılmış. hayır, jerry yıllardır çocuklara tecavüz ederken joe suçlamaları pek umursamıyor, diğer yetkili kişilerle konuşuyor ama olayın üstüne gitmiyor, yardımcısını kovmuyor, polis soruşturmasının ilerlemesi için baskı yapmıyor, kurbanlarla görüşmüyor, başını eğip maçına bakıyor (belli ki işkolik), yüzünü öbür tarafa dönüyor. nitekim bu suç ortaya çıktığında joe suçu umursamayıp tv'deki maça dönüyor. hep kayıtsız kalıyor konuya. sonra "aa joe niye şutlandı takımdan?" tabii şutlanacak.

    neyse, film iyi değil, kaliteli değil. iyi olabilirdi, olmalıydı. the wizard of lies bernie madoff skandalını iyi işlemiş, neticede iyi bir film olmuştu ama burada levinson başarısını devam ettirememiş bence. neredeyse filmi haber bültenleri, radyo bültenleriyle doldurmuş. joe da film boyunca bir yerlere bakıyor, geçmişi düşünüyor falan. filmi haber bültenleriyle dolduracaksanız, kurbanlara bu denli az yer verecekseniz niye çektiniz filmi? riley keough'ın oynadığı gazetecinin olayı soruşturma yan öyküsü iyi işlenememiş. kurbanlar umursanmamış. joe da joe, joe da joe. joe'yu da anlatın ama kurbanlara da yer verin. sadece bir genç gösteriliyor. paterno'ya da çok iyi bir şekilde odaklanılamıyor açıkçası. pacino gene iyi. ama bu kez ona döktürmesi için fazla alan açılmamış ne yazık ki. replik sayısı çok az, oyunculuğunu konuşturacağı tek sahne kaleme alınamamış. tüm sahneler pacino için çıtır çerez. halbuki bu film en az 4 yıldır hazırlık aşamasındaydı (brian de palma çekmek istemişti), hbo bir ara filmi iptal etmişti hatta, sonra diriltip çektirdi. son not: heroes dizisindeki eleman daha da şişmiş, o devasa göbekle rol bulabilmesi şaşırtıcı. keough'ı izlemek keyifliydi. bakalım pacino'ya emmy adaylığı/ödülü gelecek mi.