şükela:  tümü | bugün
  • sokakta selamin aleykum-aleykum selam diye rahat rahat dolasabileceginiz new jersey'de bi sehir...
  • bir de yaglidere denen koyun yarisindan fazlasinin burda oldugunu duymustum...
    yaglidere karadenizde bi koyumuz...giresun'un koyu olabilir..emin degilim..
  • amerika'da arap nufusun da en yogun oldugu yerdir.
    evet bir de tabii giresun yaglidere'liler. adamlarin koyunden herkesin burda bir kac akrabasi vardir.
    soylentiye gore yaglidere'de bir turk ailesinin yaninda buyumus bir rum, amerikaya gelip yerlesmis, zamanla koyun yarisi da buraya akmistir bu adam sayesinde.
  • new jersey sinirlari icinde yer almasina ragmen giresun ilimize bagli sirin bir kasabamizdir. new york'tan "dolmus"la 40 dakikada ulasabilirsiniz. buradaki (onemli bir kismi giresun yaglidereli veya karacayli) turkler genelde main street civarinda yasarlar. kahvehanelerinde yasi biraz ileri olanlarin "ne olacak bu amerikanin hali?" diyaloglarina ya da okey oynayan genclerin "abi burada ingilizce ogrenemiyorum, yurt disina gitmeyi dusunuyorum" sizlanmalarina kulak misafiri olabilirsiniz. hele turk lokantasina gelmis amerikali musteriyi goren garsonun sef garsona "abi turist geldi, hangi masaya oturtalim?" diye sordugunu anlatirlarsa sasirmayin, burasi paterson.!
  • bu guzel kazamiza verilen paterson adi, new jersey hukumeti'nin kurucularindan ayrica amerikan ihtilalinin onde gelenlerinden ayris(irish)-iskoc oricinli william paterson'dan gelmektedir. bu zat, abd'nin o ilk zamanlarinda new jersey valiligi ve senatorlugu de yapmis. omrunun son demlerini de supreme court uyesi olarak gecirmis.
  • new jersey'de suc orani konusunda 5. sirada yer alan sehir. usa'da ise ilk 100'dedir ki bu onemli bir rakamdir. turklerin, araplarin, ispanyollarin ve zencilerin fazlaca bulundugu bir yerdir. kuday pastanesi vardir, tatlilari guzeldir ama lahmacunlari ise bagirsaklarin dusmani... main street en onemli mekandir.
  • arapların ve yağlıderelilerin yanında karaçay türkleri de yaşar burada.
  • main street denen ana caddenin bazi kisimlari insana sanki turkiye'de bir caddede yuruyormus hissi verir. ayni blokta turkiyem berberi, kuday pastanesi, ozkaradeniz pide salonu, gaziantep sofrasi, istanbul market gibi dukkanlari barindirir. yolda yururken ucer beser toplanmis amcalarin devlet kurtarma planlarini, fener'in halini, yeni secimleri tartistiklarina tanik olabilirsiniz.
  • new jersey sınırları dahilinde; ingilizce bilmeyen bazı türklerin ve arapların bolca yaşadığı oldukça küçük, bir o kadar da soğuk ve kopuk şehir.

    ayrica hava kararinca kesinlikle tek basina gezilmemesi gereken main street(avenue) uzerinde bir adet ulku ocagi gorebileceginiz sehir.
  • postcards from downtown isimli albümde bulunabilecek muazzam bir dayna kurtz şarkısıdır. 6 dakika 45 saniye nasıl geçiyor anlayamadan su gibi akıp bitiveriyor. demişken sözlerini de yazayım tam olsun madem;

    the road still runs by the river
    the river still pours into town
    by the time you see where you’re headed
    you’re half the way down

    i was bragging on my independence
    saying love leaves you stumbling and dumb
    then i go and dissolve
    just like cotton candy
    on the tip of some boy’s tongue

    in the crackhouse cellars
    in the weary faces
    in the burnt out factories

    this town knows there’s nowhere left to go
    but all the way down
    we all know there’s nowhere left to go
    but all the way down

    every sad old poppa was a proud young man
    full of victories that he almost won
    all the mistakes that he made
    pave the streets of paterson

    we made our concessions to the business
    we paid our dues to the wrong guys
    and we got deeply screwed
    but we don’t let anyone tell us what to do anymore

    we need our great falls
    in the trash and foam
    floats every wish we’ve ever made

    this town knows there’s nowhere left to go but all the way down
    we all know there’s nowhere left to go
    but all the way down

    oh, mio couré (oh, my heart)
    oh, mio couré (oh, my heart)
    sto morento (i’m dying)
    ma tu non mi vedi (but you don’t see me)