şükela:  tümü | bugün soru sor
  • masaüstü rpg dünyasının sevilen ismi pathfinder dünyasında geçen bir crpg.görüntüler güzele benziyor denemekte fayda var.deep silver yapımcısı owlcat games geliştiricisiymiş.

    izometrik rpgdir
  • bug dolu oyun. daha kafadan menu'de "i" harfleri görünmüyor. onu geçtim oyun içinde de dialogue kısımları hariç yine yok "i" ler.

    ilk yan görevde hata verdi, ana menuye döndü. süsü güzel. ama daha çok patch görmesi lazım.
  • bölgesel ayarlarınızı vs. ingilizce olarak ayarlayınca menüde gözükmeyen i'ler ve ilk yan görev örümceklerin mağarası hatasını giderebildiğiniz oyun.

    oyunu büyük heyecanla indirdim fakat oyun oldukça dengesiz ve zor.

    zorluk ayarları çok detaylı olmasına rağmen, rakibin bana verdiği hasarı 0,7 yapmama rağmen ve her bir zorluk derecesini kolay yapsanız bile henüz 2. seviyede gittiğiniz örümcek mağarasındaki spider swarm'lara fiziksel hasar vurulamadığı için anca ateş/asit gibi aoe büyü veya iksirle öldürebileceğiniz için(bunun hakkında bir ipucu vs söylenmiyor oyunda, ha gerçekçi mi? evet gerçekçi, sonuçta 100 tane küçük örümceği elimizde kılıçla öldürememiz gerçekçi de be kardeşim o zaman 2. seviyedeki mağaraya koymayıver bir zahmet ne bileyim..) gereksiz zor yani.. ha bir de meşale ile zarar verilebiliyor fakat 2-3 vuruşta yani 10-15 saniyede 1 ateş hasarı veriyorsunuz ki ben bunu 30 potion ile sabırla denedim, tüm potionlar bitti grupta herkes öldü swarmlar yine ölmedi.

    hadi seviye atlayınca, büyücü gelince yada büyülü silahlar alınca sonra giderim oraya diyip ilerlerseniz, yanlış yoldan(sanırım bizim bilmediğimiz ancak oyunun istediği yoldan/sırayla gitmezseniz) ormanda karşınıza 1 adet 'man eater troll' çıkma şansı da var. kendisi +8 str'si, 30ac zırhı ile 5 kişilik 2. seviye takımımı yaklaşık 5-6 saniyede yerle bir yapıyor. hadi buna da sonra giderim diyip save'den geri döndünüz diyelim de kardeşim daha 2. seviyede oraya girme buraya girme nereye gireceğiz lan it? bu ne saçmalık la?

    daha bir de 6-7. seviyelerde falan yanında büyücülü savaşçılar çıkınca 50ac'ler ile mi kapışacağız? süikastçiler bizim tanklara tek mi atacak? ne olacak yani?

    en öne ful zırh, defansif duruşlu ve kalkanlı tank koyalım dedik tankın erimesi 2 saniye sürdü.. 3 tanklı takım yaptım onların da işte erimesi 4-5 saniye sürdü..

    ha bir de gece kabuslarımız var meşhur, dinleniyoruz kamp kuruyoruz 8-9 saat uyuyoruz bir uyanıyoruz ana karakterimiz gece kabus görmüş oluyor ve -2 ile -6 str/dex ile ya tekrar kamp gerekiyor ya da bir sonraki savaşta onsuz takılmanız gerekiyor vs..

    neyse, özetle sağlam dengelemeler/düzenlemeler gelmedikçe oynaması keyif vermemekte olan oyundur. sonuçta ben bu oyunu neden oynuyorum? alayını kesip doğrayıp biçeyim diye.. daha karşıma çıkan 5 kavganın 4ünü kaybedeceksem neden oynayayım olm?

    edit: meraklısına, izlemek isteyenlere spider swarm videosu(32. dakika 15. saniye)

    edit2: bu nedir allasen? screenshot 'cloak of resistance +1' ile 'cloak of resistance +2'ye aynı açıklama yazmak nedir? koskoca proje koskoca oyun yapıyorsunuz, alpha-beta sürümü de değil ki bu arkadaş.. ulan gül gibi oyunu nasıl rezil ederim diye uğraşsan bu kadar olur. companion'ların ai desen zaten yok hepsi geri zekalı gibi savaşıyor adamın eline +2 alevli yay veriyorum hala garibim 1d3 asit büyüsü atmaya çalışıyor falan.. yorulunca kalemize gelsek bile yatağa gidene kadar 20 saniye yürüyoruz falan.. ulan ta kaç yıl önceki neverwinter'da bile bu kadar ucuz hatalar yoktu yahu.. lanet olsun beklentilerime, lanet olsun hype'a !
  • doğru dürüst bir oyuna dönmesi için daha çok yama yapılması gereken, kurgusu oldukça güzel bir rol yapma oyunu.

    google'da arama yaptığımda 2011-2013 yıllarına ait forum yazışmaları görüyorum, hikaye ve / veya proje eski, fakat onca zaman geçmiş yahu insan oyunu bir açar test eder be kardeşim. hadi oyun mekaniklerini çok bilmiyorum da onla ilgili hataları anlayamıyorum. ama el insaf, yanıma verdiği yoldaş komple kayboldu. seçimlerimle ilgisi yok, teknik bir problem oldu ve yok oldu karakter (amiri adlı barbarian). bu olduğunda da yaklaşık 60 saat falan oynamışım, hadi dedim boşver, oyun yeni çıkmış, o karakter olmasın ne yapalım...

    haritayı gezeyim dedim, bir yerde yolunuzu muhafızlar kesiyor ve o bölgeye sokmuyorlar sizi, ordan olmadı burdan olmadı en sonunda yolumu kesmelerine rağmen ilerledi benim grup! (bu da ayrı bir hata, seçilebilen tek diyalog geri dönme üzerine ama grup ilerledi) bir turnuva alanına geldim yumrukla dövüş yarışması var, tam onu yaparken benim kayıp manyak elinde baltayla daldı ortaya, gitmedi de ondan sonra. normalde grup en fazla 6 kişilik, benimki oldu 7. işime de gelmiyor çünkü karakterle hiçbir şekilde etkileşime geçilmiyor. gruptan başka bir karakteri çıkardım belki düzelir diye ama yok, bozuldu sürekli harita dışında görünüyor ara sıra gelip saldırıyor vs. yani yaklaşık 60 saatlik oyunumu bok etti bildiğin, ancak kim bilir taa nerede aldığım kayda geri dönersem bir ihtimal düzgün çalışacak. ve bu, sorunların sadece bir tanesi, daha irili ufaklı bir sürü teknik ve oyun içi problemleri var bu oyunun.

    eğer almayı düşünüyorsanız bekleyin, birkaç ay geçsin, şu sorunları iyice düzeltsinler. belki yılbaşında indirime falan girer öyle alırsınız, şu haliyle oyun oldukça dengesiz.
  • bug dolu olsa da baldur's gate zevkini yeni teknolojiler ile çıkartmak istiyorsanız, alternatifi yoktur. yeni nesil oyunlar içerisinde d&d ve pathfinder sistemini bilgisayarınızda yaşayabileceğiniz tek oyundur. original sin 2 veya pillars of eternity serisi bu oyunu ezer doğru ama kulvarları farklıdır.

    bu arada bug dışında eleştirilecek pek bir yönü de yok. insanlar oyun dengesiz seviye 2 iken tek yiyoruz diye ağlıyorlar, bakmayın. herhangi bir d&d veya pathfinder masaüstü oyununda, encounterlar ve questler ile ilgili ilk verilen bilgi "oyuncular neye dalıp, neye dalmamaları gerektiğini anlamlılardır" şeklinde iken gelip bu oyuna dengesiz demek yersiz oluyor. lakin o oyunlarda da 1 seviyede gezerken karşınıza babayiğit elementaller çıkabiliyor. kesemiyorsaniz notunuzu düşün kenara, biraz büyüdükten sonra tekrar gelin.

    eğer mekanik oyun kurallarına takintiniz yoksa oynamayın. original sin 2 gibi bir efsane varken zaman kaybetmeyin.

    yok ben dagger ile vururken 1d4 damage vermek istiyorum diyorsanız alın oynayın. yapımcılar bugları bir bir temizliyorlar zaten. 1 veya 2 ay sonra oyun tertemiz olacak. pişman olmazsınız.
  • bugların çoğunun temizlenmesi ile mükemmel bir oyun olmuş. unfair zorlukta oynuyorum, doğal olarak çok zorlanıyorum ama aldığım keyif inanılmaz. çoğu izometrik frp oyunundan farklı olarak şehir yönetme işin içine girince çok başka bir oyun oldu çıktı. baldur's gate 2'de karakterimize göre kale ya da büyücü kulesi vs sahibi oluyorduk ve bize görevler geliyordu ya hani, hah işte bunun bir üst seviyesi olmuş.

    oyundaki tek sıkıntım bitmek bilmeyen feminist muhabbeti. sikicem bütün feministleri de pcleri de sjwleri de cidden. 6 kişilik party'nin 4 kişisi hatun. sürekli aralarında ''kadınlar şöyle güçlü erkeklerin şöyle amlarına koyalım, erkek dediğin nedir amk allah belalarını versin'' şeklinde konuşuyorlar. şöyle yağız bir delikanlı arıyordum, half-orc magus buldum gel dedim o da ibne çıktı bana yürüdü.

    bıktım artık şu muhabbetten. dizileri filmleri siktiniz bari oyunları sikmeyin. resmen straight beyaz erkek olmak suç oldu.
  • "oyun" sanılan dijital roman.

    biliyorum, oyun denildiğinde akıllarında, "arkadaşlarıyla okuldan dönüp playstation karşısına geçen liseli bebelerin sağa sola ateş edip bağıra çağıra oynadığı çocuk oyunları" imgesi oluşan yetişkin ablalarımızın ve abilerimizin çok şaşıracağı bir şey söyleyeceğim ama bu bir oyun değil. oyuncak hiç değil.

    80'li 90'lı yılların, cilt cilt kitaplarla desteklenen masa üstü frp oyunlarını bugünün yüksek teknolojili dijital eğlence dünyasına uyarladıkları bir "dijital roman" yapmışlar.

    "oyun" dediğiniz yapımda, okunması gereken binlerce sayfa metin bulunuyor. son derece sürükleyici hazırlanmış diyaloglar, öyküler, bitmek bilmez maceraların/görevlerin anlatımları derken, şaka maka, binlerce sayfalık bir öykü var bu "oyunun" içinde ve nasıl ki 10 yıldır "game of thrones" kitapları ve dizileri bütün dünyada büyük bir ilgi görüyorsa, aynı mekanizmayı "video oyun dünyası" için kurmuşlar.

    "ay bu oyun çok zoooor, beni sürekli dövüyorlar" diye ağlayan bebelerin arasında birkaç eski arkadaşım oyuna mutlaka bakmamı söylediği için merak edip aldım, indirdim, yükledim, "oynadım..."

    lise yıllarında, kitapçılara dolarla sipariş verip yurt dışından getirttiğimiz dungeons & dragons kitapları ve masa üstü oyunlarını anlayabilecek ve oynayabilecek kadar ingilizce'ye ve beyine sahip arkadaşlar bulabildiğimiz nadir anlarda aldığım zevki yeniden aldım.

    kafası karışanlar için meseleyi hızlıca anlatayım... bu bir "öykü kitabı"...

    bir ülkenin yöneticisi geliyor ve size rakip ülkelerin arasında kalan ve haydutlar tarafından işgal edilmiş, bir çeşit "no man's land" olan bir bölgeyi fethedip onun topraklarına katmanızı istiyor. bunun karşılığında da sizi o bölgenin baron'u yapacağını söylüyor.

    siz de yanınızda silah arkadaşlarınızla bu göreve gidiyor ve o haydut çetesinin liderini öldürmek için operasyonlara başıyorsunuz.

    tabu "basitçe" anlattığım konunun her anı, başka bir öyküyle zenginleştirilmi, dev bir roman gibi ilerliyor. daha bölgeye adımınızı atıyorsunuz, yardım isteyen birileri... onların hikayeleri, anlattıkarı vs derken, bütün "oyun" interaktif bir roman olarak geçiyor. okuyorsunuz, cevap veriyorsunuz... siz cevap verdikçe, öykü başka bir hal alabiliyor... yine okuyorsunuz... seçimler yapıyorsunuz. sürekli yeni öykülerle karşılaşıyorsunuz... sizi yataklarına çağırıp sevişmek, three some yapmak isteyen çok güzel bir savaşçı ablayla, kaslı, kocaman dev yeşil bir orc çifti gibi veya kur yapan, sizi baştan çıkarmaya çalışan bir peri ya da güzelliğinden nefret edip ona "aşık olunacak bir kadın" gibi davranılmasını istemeyen başka bir kadın şövalye gibi, çok sayıda karakter ve onların öyküleriyle zenginleşen senaryo, seçimlerinize göre şekillenerek ilerliyor. bu arada, sizin gibi bölgeyi fethetmeye gelen bir rakibiniz de var ve o da haydut çetesi gibi sizi yok etmek için ayrıca katakülliler çeviriyor. bir sürü manyakla, hırlıyla, hırsızla, itle, köpekle karşılaşıyorsunuz. herkesin başka bir meselesi, başka bir öyküsü var ama tüm bu öyküleri, kendi amacınıza uygun bir çizgiye yönlendirmek de yine sizin zekanıza kalmış.

    mesela, sadece oyundaki küçük bir karakter olan peri'nin yer aldığı bölümleri birleştirip 45 dakikalık video yapmışlar. spoiler'a dikkat:

    https://www.youtube.com/watch?v=jvvfowiosna

    ya da mesela, tamamen bir kitap gibi hazırlanmış, mini karşılaşmalar var... mesela yolda gidiyorsunuz, aniden karşınıza garip bir olay çıkıyor... olayın çözülmesi lazım.... bir kitap açılıyor ekranda, 2 sayfa metin var. öyle büyük puntolarla falan değil. gerçekten 2 sayfa, 2-3 bin karakter metin... size orada ne döndüğünü anlatıyor ve altına da seçeneklerinizi koyuyor. seçenekler, sizin daha önceki seçimlerinize, karakterinizin yeteneklerine, silahlarınız, yanınızdaki grubun yeteneklerine göre değişiyor. başka şartlar altında bu olayla karşılaşsnız, önünüze başka seçenekler çıkar. neyse, bir seçim yapıyorsunuz ve karşınıza 2-3 bin karakter daha öykü geliyor. tüm bunlar "resimlerle süslenmiş" bir öykü kitabının içinde oluyor. mesela, at arabası nehre düşmüş bir tüccarı kurtarmanız lazım. mantıklı ve akılı seçimler yapıp atları ve arabayı kurtarırsanız, o tüccar ileride krallığınızı yönetirken size çok yardımcı olabiliyor ama tabi, onun yardımını ister de gidip sorar ve davet ederseniz... eğer atları kutarma konusunda çok beceriksiz davranısanız, senden bi bok olmaz, ben seninle krallık falan yönetmem, sigdirgid lan burada becereksiz cevabı alıyorsunuz. sürekli, sayfa sayfa öyküler, olaylar, olaylar olaylar... bitmeyen dizi film yapmışlar.

    bir aşamaya gelince, artık aksiyona geçmek gerekiyor. adamlarınızı toplayıp savaşa giriyorsunuz... ama işte o "savaş" kısmı öyle sağa sola ateş et formatında bir çocuk oyunu değil. çok iyi hakim olmanız gereken, çok ağır kuralları olan bir strateji oyunu... yani, satranç oyununu ve satranç'taki kuralları düşünün... şimdi o kuralları birkaç zotrilyor ile çarpın... abartmıyorum. sonsuz sayıda seçeneğin oluştuğu bir kurallar listesi ile savaşa giriyorsunuz. gençliğinde dungeons & dragons oynamış olanlar bu kuralları anlayabilir de, eğer hayatınızda ilk defa bu tür gelişmiş bir frp/rpg oyunu görüyorsanız, işte böyle "bu çok zor oyuuuun" diye ağlarsınız, çünkü bu bir oyun değil. bir tür zeka testi. binlerce sayfa metin okumalısınız, ki bu işkenceye dönüşmesin diye, kendini ispatlamış profesyonel bir yazar var projenin başında... sonra okuduğunuz tüm o öyküler size önünüzdeki savaş için ipuçları verirken, ayrıca işin "matematik ve olasılık" kısmı için de zarlar, olasılık hesapları, istatistik ve matematik bilginizi ortaya dökmeniz gerekiyor. çünkü bir karakterin, karşısına çıkan bir düşmana kılıcıyla vurması demek, arka planda binlerce farklı değişkenle hesaplanan bir işlem anlamına geliyor ve o işlemin sonucunu aklınızda hesaplayıp, bunu sürekli tekrar etmeniz gerekiyor. üstelik, aynı anda 6 karakter yönetiyorsunuz ve üzerinize aynı anda onlarca düşman karakter akabiliyor. her seferinde 6 karakterin her biri için, binlerce/milyonlarca olasılık yaratan değişkenleri aklınızda tutup, kimin ne yapması, kimin nereye kılıç sallaması, kimin nereye ok atması, kimin nereye tükürmesi, kimin nereye işemesi gerektiğini hesaplamanız gerekiyor.

    sonra savaş bitiyor ve yeniden öykü okuma kısmına geçiyorsunuz. yardım isteyenler geliyor, çocuğu kaçırılan anneler, yolda saldırıya uğrayan tüccarlar vs derken, siz kendinizi bir anda düşman ülkelerin arasında her an saldırıya uğrama riski olan bir bölgeyi yöneten bir baron olarak buluyorsunuz.

    üstelik sadece görevler gelmiyor. ticaret anlaşmaları yapmak isteyen tüccarlar, sarayınızda nüfus sağlamak isteyen rakip ülkelerin asilleri, casuslar, yardımcılarınız, bakanlarınız, komutanlarınız... kendinizi bir anda cersei lannister gibi ülke yönetirken buluyorsunuz.

    tüm bu anlattıklarım da beş dakikada olmuyor... yaklaşık 100 saatlik bir oynanış sonunda buraya kadar ilerleyebiliyorsunuz ve bu daha "oyunun" başı. internetten, meraklılarının yorumlarını okurken fark ettim ki, bunun 10 katı kadar daha bi macera varmış ileride... ve "oyun" piyasaya çıkalı daha sadece birkaç ay oldu, yapımcısı da yeni bölümler ve maceralar eklemek için üzerninde çalışıyor. sanırım yeni "game of thrones" bu olacak.

    kasım'dan beri, kafama estikçe, vakit buldukça, canım sıkıldıkça, bazen haftada bir saat, bazen günde bir iki saat dönüp dönüp baktığım, gece uyumadan önce açıp sırf karakterlerin öykülerini ve diyaloglarını okuduğum, bu öykü nereye gidiyor diye merak ettiğim patfinder kingmaker, ben ilerledikçe daha da derinleşiyor ve ne kadar derin, karmaşık, çetrefilli bir fantezi romanı yaratılmış olduğunu fark ediyorum.

    oyunun başındaki yapımcı ve yazar, chris avellone'ı zaten şimdi anlatmaya kalkarsam, sayfalarca yazmam lazım... adam kısaca modern zamanların, dijital çağların "tolkien"i desek, yalan olmaz.

    işte bu "oyun" dediğiniz yapım, böyle bir şey. bir iki günde, birkaç haftada, birkaç ayda bitirebileceğiniz bir, "sağa sola ateş edeyim, arkadaşlarımla online bağlanıp oynayayım" diyebileceğiniz bir "bebe" oyunu değil. peki nedir bu pathfinder: kingmaker?

    önümüzdeki muhtemelen 8-10 sene boyunca, serinin devamını da göreceğimiz, interaktif bir roman. oturup okuyacağız, kaçırdığımız bir öykü var mı, diye merak edip internetten araştıracağız. nasıl ki, game of thrones'u 10 senedir merakla izliyoruz, bekliyoruz, devamı gelsin diye heyecanlanıyoruz, işte bu "oyun" da muhtemelen 10-20 sene boyunca, yeni yeni öyküleriyle bizi içine çekecek bir roman.

    "oyun" dediğiniz şey, pis kezbanların cep telefonlarında oynadığı o civcivli şekerli uygulamalardır.

    pathfinder kingmaker gibi prodüskiyonlar ise bir "oyun veya oyuncak" değil, çocuk oyunu hiç değil, bir sanat eseridir. nasıl ki, müzeye gidip bir şaheser resmi hayranlıkla seyredersiniz ya... pathfinder kingmaker gibi eserler de, dünyada sadece birkaç kişinin aklının ve gücünün yetip de yaratabileceği, eşsiz bir eserdir, oturup hayran kalarak, büyülenerek izlersiniz.

    "video oyun piyasası" birkaç yüz milyar dolar büyüklüğünde bir pazar... bu pazarda eline bilgisayar alan herkes, yok candy crush, yok farmville gibi oyunlar yapabiliyor. bunun zor bir yanı yok. artık yapmayanı dövüyorlar. otomatik programlar var, bana oyun yap diyorsun, sana oyun yapıp veriyor. ama işte patfinder kingmaker gibi "oyunları" dünyada sadece birkaç tane "dahi" beyin ve onların organize ettiği yetenekli ekipler yaratabilir. dolayısıyla, bu bir sanat eseridir. bu kadar.

    işte, hafta sonu kafa dinlerken, biraz bu öykünün devamına bakayım demiştim...

    sonra, dönüp bi sözlüğe bakayım, hakkında ne yazmışlar dedim...

    "bu oyüün çok züüür, kimseyüü öldüremüyürüüüm, canövarlar benü yiyüüüür" diye ağlayanları görünce... güldüm.

    yalnız, yeri gelmişken, hakkını da verelim. evet, video oyun dünyasında crpg oyunları milyonlarca yıldır vardı. yukarıda bir arkadaş da yazmış galiba, zamanı olmayan, enerjisi olmayan, okuma sabrı olmayan insanlar bu "oyunları" zor oynar. bir de bu "oyunlar" çoğu zaman amatörce yazılmıştır. üç beş farklı seçeneğiniz olur, sonra yollar hep aynı noktaya çıkar, öykü düz ilerler ve klişe olaylar eşliğinde son bulur.

    ama işte patfinder: kingmaker, bu zinciri çok acımasızca kırıp, crpg oyun standardını, bir milyon yıl öteye taşımış. ilk defa bu tür bir oyunda, kendi krallığınızı kurup yönetiyorsunuz ve bunu öyle simcity gibi yapmıyorsunuz, film gibi, dizi gibi, roman gibi yaptırıyorlar size ve bu çok keyifli, çok heyecanlı, çok sürükleyici bir deneyim. gerçekten bürokrasiyi hissediyorsunuz. sarayınıza gelen insanlarla konuşmak, meseleleri çözmek, okumak, anlamak, kafa yormak zorundasınız. oyun kickstarter'da topladığı paraların hakkını verirken, belli bir yapımcının ticari baskıları olmaksızın, bağışseverlerin karşılıksız ve beklentisiz olarak gönderdiği paralarla oluşturulan yüksek bütçe sayesinde, tamamen özgürce, yaratıcı biçimde, özgün bir deneme yapılmış ve çok başarılı olmuş.

    hayatınızdaki pis kezbanların whatsapp'taki çemkirmelerini okumak ve cevap yetiştirmek için harcadığınız değerli zamanınızın "alternatif maliyeti" nedir diye bir soruyla karşılaşırsanız, cevabı budur. pis kezbanlara ayırdığınız vakit, onlara harcadağınız enerji ile varlığından haberinizin bile olmadığı bir şaheser. ömrünüz boyunca, haberinizin bile olmayacağı, eşsiz bir sanat eseri.

    hadi bakalım kurban gençler, kezban sevgilileriniz için düğün hazırlıklarınıza devam.

    *edit:

    ağlayan bebe kardeşlerime de oyunda neden dayak yediğinizi, kısaca ve basitleştirilmiş olasılık/matematik diliyle anlatmaya çalışayım.

    şimdi, savaşa hazırlanırken, karakterinizin eline bir kılıç vereceksiniz, değil mi?

    silah sandığınızda iki tane kılıç olsun diyelim.

    bu kılıçlardan ismi gergedan yarağı olan böyle kocaman, iri yarı, dev görünümlü bir kılıç olsun ve 1d10 gücünde hasar veriyor olsun.

    ismi "pembiş kukiş" olan ince, zarif, kırılgan görünümlü ama büyü etkisi bulunan kılıç da, 3d6 gücünde olsun.

    bu rakamların ne anlama geldiğiniz bilmiyorsanız, zaten bu oyunu oynamanız imkansız gibi bir şey. dungeons & dragons sistemine aşina olmanız lazım. o da kolay iş değil. neyse kısaca söyleyeyim, bunlar zar formasyonları ve olasılıkları... 1d10 demek, 10 tane yüzü olan 1 zar demek... 3d6 demek, 6 tane yüzü olan 3 tane zar demek.

    yani şimdi burada savaş girerken seçeceğiniz kılıç için kafanızı kullanmanız lazım.

    gergedan yarağı ile savaşa girerseniz, kılıcınızı her vurduğunuzda, 10 yüzlü bir zar atılır. kaç çıkarsa, bahtınıza... 1'den 10'a kadar bir rakam. o kadar hasar verirsiniz. yani 1 de gelebilir, 2 de, 3 de... 10 da...

    pembiş kukiş ile savaşa girerseniz, kılıcınızla düşmana her vurduğunuzda, arka planda 6 yüzlü 3 tane zar atılır.... yani her zar 1 bile gelse, toplamda 3 puanınız garanti.

    ama gergedan yarağında, minimum 3 gelmesi ihtimali, %10... 3 üzerinde bir rakam gelmesi ihtimali ise ise 7'de 1... yani %14 ihtimal.

    ama pembiş kukiş'te minimum 3 üzerinde bir zar gelmesi zarlardan sdece birinin 1'in üzerinde gelmesi yeterli. o da 5'te 1 ihtimal. yani %20...

    bunların daha bir sürü karmaşık olasılık hesabı var. misal, pembiş kukiş kılıcınızın yanında, kenidnize şans büyüsü de yaparsanız, zarlarınız sık sık yüksek gelecektir. gergedan yarağı ile ulaşabileceğiniz en yüksek rakam, 10 puan iken... pembiş kukişte zirve noktası 18 puan. yani kılıcınız 18 puan hasar verebiliyor. ve oyunda çoğu yaratık, düşman, zaten 10-15 puan hit puanına sahip. yani tek hamleyle, düşmanlarınızı ortadan ikiye bölebilirsiniz. ama bunun için savaşa hazırlanırken, yanınıza büyük, kocaman, iri gergedan yarağını değil, daha keskin ve kullanışlı olan pembiş kukiş'i almanız gerekiyor. almazsanız, böyle dayak yiyorum diye ağlarsınız.

    yani gördüğünüz üzere... bu sadece basit bir kılıç seçimi hesabıydı... oyunda bunun gibi binlerce seçim yapmak ve adamlarınızı hazırlamak zorundasınız ve kuşandığınız kılıcın yanında, giydiğiniz ayakkabının bile performansınıza etkisi var hatta sırtınızda taşıdığınız yük, üzerinde durduğunuz zemin, hava durumu, karşınızdaki düşmanın istastikleri, yanınızda duran silah arkadaşınızın morali veya size verdiği diğer destekler, vs... yani mesela savaş alanında, doğru adamın yanında değil de bir adım ötesinde durursanız, silahınızın verdiği hasar yarı yarıya azalabilir. ya da düşmandan aldığınız hasar artabilir. tüm bu hesapları sürekli kafanızdan yaparak, adamlarınızı zor savaşlardan sağ çıkarmak durumundasınız. o yüzden, butür "oyunlar", modern dünyanın satranç oyunudur. kafanızı çalıştırmadan, playstation'da oyun oynuyormuş kafasıyla girişirseniz, döverler...
  • hakkında bu kadar az entry girilmesine şaşırdığım oyun. tamam bi baldur's gate değil ama beni uzun zamandır oynamadığım rpg'ye döndürdü. diyaloglar, karakterler falan kitap gibi yazılmış. pathfinder dünyası zaten d&d'ye çok benziyor ve oyunda da bu dünya hiç fena aktarılmamış. senaryo mükemmel değil ama sıkıcı kesinlikle değil. akıcı şekilde ilerliyor ve yeterince sürükleyici. arayüzü gayet güzel tasarlanmış. haritadan çıkarken toplamadığınız şeyleri almak için şans sunuyor falan. bi silah slotuna yay koymak için kalkanınızı bırakmanız gerekmiyor baldur's gate'teki gibi. grafikleri de gayet temiz ve güzel.
    sıradan tarafı müziği. insan böyle oyunlarda epik müzik duymak istiyor. bu oyundaki müzik idare eder tadında.
    kötü tarafı ise dengesiz zorluğu. birincisi zorluk seçeneklerinde normali seçerseniz size +2 attack bonus veriyor. bir üst zorluk seviyesi olan challenging'de ise düşmana +2 bonus veriyor. kimseye bonus verilmediği ve düşmanla eşit şartlarda oynamak istiyorsanız custom zorluk seviyesi yapmanız gerekiyor. tamam yap custom oyna o zaman diyebilirsiniz de bana garip geldi yani normalin eşit şekilde ayarlanmış olması gerekmez mi?
    oyunda zorluğu abartılmış düşmanlar var. örneğin old sycamore haritasında rest etmeye hazır bir yer var haritanın kuzeybatı bölümünde. burada rest edince bir wisp çıkıyor karşınıza ve armor class'ı 37 mi ne. hesapladım vurma şansım hiç yok. yani kesin ölüm. bu saçma işte. en zorda da oynasam oyunun daha bu erken aşamasında imkansız bir durum çıkmamalı karşıma.
    onun haricinde de götüboklu bi bandit alchemist 6 kişilik partinizi tek başına yatırabiliyor. 4 kişi etrafını çevirmiş melee dalıyorum. 2 kişi ile de okluyorum. vuramıyorum ve adam 5 6 tane alchemist fire atıp bütün partiyi indiriyor. bu iş nası oldu diye roll'ları inceliyorsun. adamın armor class'ı +4 dexterity +5 natural armor bonus +4 başka bilmemne bonus alıyor. e sen önüme çıkan her bandite 18 str 18 dex 18 con verirsen kusura bakma ben de buna saçma ve dengesiz derim.
  • simdi normalde spoiler ibaresi altinda yazilmasi gerekir ama bu oyunda bug gibi ama aslinda bug olmayan cok buyuk bi dizayn hatasi var. ben en ufak spoilera karsiyim diyorsaniz okumayin entrynin devamini ama 1. chapteri bitirdikten sonra oyuna yeniden baslamak zorunda kalabilirsiniz.

    technic league encampment diye bi yer var. buraya 1. chapter bitmeden yani stag lordu kesmeden once girip 2 companion kurtarmaniz gerekiyor. baron olduktan sonra buraya gelirseniz hic bi sekilde giremiyorsunuz ve 2 companioni da kurtaramiyorsunuz. oyun acele etmeniz gerektigi konusunda hic bir sey soylemiyor bu quest ile ilgili olarak. ana questte zaman kisitlamasi oldugu icin bicok kisi technic league encampmenta gitmeyi erteliyor ve ya bu companionlar olmadan oynamak zorunda kaliyorlar ya da benim gibi yeniden basliyorlar.

    onun haricinde de bilmekte fayda olan seyler:

    1. bokken size 6 tane alchemist fire verecek swarmlar icin. 6 tane yetmiyor. bi 8 9 tane de para ile alin.

    2. oyunda yerden buldugunuz esyalar icinde aciklamasinda bi antika uzmaninin ilgisini cekebilir yazan esyalari normal vendorlara satmayin. baron olunca bunlari bi elemana vendora sattiginiz fiyatin 4 5 katina okutuyorsunuz. ancient bilmemne coin, taldan warriors dogtag falan. kirik necklace parcalari ve restovic itemlari da satmayin.

    3. yanlis feat secmeyin. googla oyunun adini ve feats yazinca tum featler aciklamalariyla cikiyor. usenmeyin once bunlari okuyup ogrenin ondan sonra neyin ne oldugunu, hangi yone yoneleceginizi bilerek rahat rahat oynayin. bazi featler kendi kendilerine pek bi ise yaramiyor ama daha guzel featleri unlock ediyor. bunlari bilmeyince karakteri nasil build edecegini sasiriyorsun. aslinda bence bu da bi dizayn hatasi. feat ekraninda henuz unlock edilmemis featlerin de gozukmesi gerekir ki ileriye donuk secim yapabilelim. bu haliyle mukemmel degil.
    mesela tristiana sakin light armor feati vermeyin. aciklamasinda armor giyersen buyu yapamazsin yazmiyor ama yapamiyorsun.
  • oyun henüz bitmemiş havası uyandırıyor. tamam sizin elinizden tutup şuraya git diye yönlendirmiyor ve bu güzel bir olay fakat girdiğiniz bir haritada en sağ alt köşeyi keşfetmeyivereyim dediniz ve başka banditler kestiniz diyelim. buranın olayı buymuş demek diye haritadan çıkıyorsunuz ve fellik fellik ana hikayeyi nasıl devam ettiririm diye aranıyorsunuz. meğer zaten girdiğiniz haritada o keşfetmediğiniz 1m2 alanda hikaye görevini devam ettiren bir dialog triggerlanıyormuş. ki burası da ormanda bir kamp ateşinden ibaret. yani binadır yoldur yokuştur bir belirteç yok.

    bu tarz gariplikler mevcut ne yazık ki. sürekli fixler geliyor fakat daha fazla beklemek gibi geliyor bana güzel bir rpg deneyimi için. oyun bana encampmenta kafadan gir veya stealth gir seçeneğini sunduğunda ve ben stealth girdiğimde onun farkını anlamalıyım. önceden avantaj sağlamak için geçtiğim skill checkler savaşta triggerlanmazsa ne anladım ben bu işten.