şükela:  tümü | bugün
  • bir mektup.

    ben bir köpeğim. belli bir adım yok, daha doğrusu birden çok adım var. annemin bana seslendiği ad farklıydı, beni besleyen o iyi insanların her birinin koyduğu adlar farklı... o yüzden beni sadece 'köpek' olarak tanıyın. çünkü şu an tüm köpeklerin, tüm sokak hayvanlarının adına konuşmak istiyorum. ben bir köpeğim. çimenlerde koşmaktan hoşlanırdım. şimdi dört patim ve kuyruğum kesildi, fazla yaşayacağımı sanmıyorum. sadece fark edin.

    bu dünyaya gözlerimi açalı çok olmadı. geçtiğimiz aylarda sakarya sapanca‘nın ara sokakların birinde doğdum. ailemi pek hatırlamıyorum, belki annemi biraz...bir gün bizi emzirdikten hiçbir şey söylemeden ortadan kayboldu. bana ve kardeşlerime annemin öldürüldüğünü söylediler. güya insan denen canlı türünün bazı üyeleri, kendisinden güçsüz varlıklara acı vermekten zevk alıyormuş. tabii ki asla inanmadım. henüz doğmuş bir bebektim, canlılar arasında görünmez bir bağ olduğuna inanıyordum. canlılar birbirlerine zevk için kötü davranamazdı. yanılmışım. çünkü dediğim gibi; ben bir bebektim.

    sokak hayvanlarına yönelik vahşet, siz insanların medyada öğrendiklerinden çok daha fazla. eminim tahmin dahi edemeyeceğiniz boyuttadır. çünkü bizler maalesef dilsiziz, sessiziz; sizinle iletişim kuracak kabiliyetlere sahip değiliz. aslında konuşabiliyoruz fakat aynı dili konuşmadığımızdan dolayı havlamalarımızda, miyavlamalarımızda veya çıkardığımız diğer seslerde nelerin saklı olduğunu göremiyorsunuz. yaşadıklarımızı, geçirdiğimiz korku dolu günleri, dövülüşümüzü, bıçaklanışımızı, ayaklarımızdan bağlanarak işkence edilmesini, organlarımız kesilerek öldürülüp ücra köşelere atılışımızı anlatamıyoruz.

    insanların sayısı daha azken de buralarda biz yaşıyorduk. biraz daha vahşiydik belki. bizi siz evcilleştirdiniz. yüzyıllar geçse de kentlere, arabalara, binalar arasında pek alıştığımız söylenemez. fakat şikayetçi değiliz, uğraşıyoruz. insanlarla birlikte yaşamayı öğrenmeye çalışıyoruz. sadece mecbur olduğumuz için değil, sizi sevdiğimiz için.

    tek isteğimiz adalet. caydırıcılık istiyoruz. bize kötü muamelenin kabahat kapsamından çıkarılıp suç olarak değerlendirilmesini istiyoruz. gerektiğinde hapis cezası istiyoruz, bizi işkenceyle öldürenlerin sokakta eylemlerine devam etmemesini ve zamanla insanlara da zarar verebilir hale gelmemesini istiyoruz. intikam için değil, daha fazla canlının zarar görmemesi için.

    bize yapılanlar sosyopatik davranışlardır. hayvanlara şiddet uygulayan bir insanın, insanlara da aynı şiddeti uygulama ihtimali diğer insanlara göre 5 kat daha fazladır. seri katillerin psikopatolojilerinin araştırıldığı çalışmalarda bu durumu açıkça görebilirsiniz. bu demek oluyor ki o canilerin aynı şeyleri siz insanların çocuklarına, torunlarına yapmayacağının hiçbir garantisi yok. bu yasayı çıkarmak sizin için bir görev olmalıdır, seçim kampanyalarınızda üzerinde duracağınız başlıca konu bu olmalıdır. güvenlik olmadan huzur olmaz.

    başıma gelen şeyleri net olarak anımsayamıyorum. çünkü bildiğiniz gibi saf şiddetle karşı karşıya kalındığında hafızada kayıplar oluşabilir. kısacık uykularımda bile kabuslar görüyorum, patilerimin benden alınışını tekrar tekrar hissediyorum...travmatik stres bozukluğu. size olan şeyleri bizim yaşamadığımızı sanmayın. hayvanlar insanlara pek çok yönden benzer.

    ben bir köpeğim. çimenlerde koşmaktan hoşlanırdım. şimdi dört patim ve kuyruğum kesildi, fazla yaşayacağımı sanmıyorum. sadece fark edin.
  • mutlaka kulak verilmesi gereken yavrucak. işkence gören bütün hayvanların sesidir aynı zamanda.
  • şerefsiz, orospu çocuğu sürüsü akp partisi güya hayvan haklarını yasallaştıracaktı. şimdi bunu yapan orospu çocuğu yakalansa para cezasıyla yırtacak. parasını verdim istediğimi yaparım diyecek. gerçi burda para verdiği için “reza” nın önüne domalanlar geldi. ülkeyi yöneten hırsız, katil, bakanı rüşvetçi, yargı yok, demokrasi yok. birisi bokunda boğul türkiye dediğinde ne çok üzülmüşlerdi. adam haklı değil mi bokunuzda boğuluyorsunuz.
  • pek sallanmayan başlık.