şükela:  tümü | bugün
  • babanın* tanrıların, totemlerin, ata ruhların, aile içindeki temsilcisi olduğu ve bu temsil görevinin en büyük erkek çocuğa geçtiği düzeni ifade eden sözcük. tabi günümüzde de o kadar yüce bir konumu olmasa da errkekk babanın önemini koruduğu ve ailenin, aşiretin en temel ve önemli unsuru olduğu yapıyı ifade eder. feodal tortudan başat bir sözcük.

    (bkz: ataerkil)
    (bkz: pederşahi)
  • “türk aile yapısı genel olarak patriarkaldı ama kadınlar da ikinci sınıf insan muamelesi görmez, aile hukukunda eşiyle eşit haklara sahip olurdu. evlilikte -genellikle- monogami esastı. (kağan evliliklerinde ise poligami görülüyor.)

    anne, baba ve çocuklardan oluşan küçük aile tipi yaygındı. evlenen çocuklar aileden ayrılıp kendi evlerini kurarlardı. en küçük erkek çocuksa evlenince ayrılmaz gelinini baba ocağına getirirdi. levirate geleneği ise tamamen gönüllülük esasına bağlı uygulanırdı…"
    (bkz: oguş/@ay hatun)

    (buradaki patriarkal kelimesine de bir parantez açmak lazım. zira diğer toplumlarda olduğu gibi baba karısının ve çocuklarının sahibi değildi. türklerde annenin de tıpkı baba gibi geniş hakları vardı.)

    (bkz: eski türklerde evlenme ve düğün gelenekleri/@ay hatun)
  • bir paragrafta üç kez kullandı adam bu kelimeyi. yazık dedim, zahir. yeni bir fenomen herhalde. özenmiş, kanıksıyor. meğerse bizim bin yıllık, "ataerkil" kelimesinin eşanlamlısıymış bu.
    telefonumun ana ekranında taşıdığım üç farklı sözlük var. yeni öğrenildiği çok fazla belli olan bu sözcüğü adam, dördüncü kez kullandığında kendimden ve nişanyan'dan şüphe duymaya başladım. daha bir kapsayıcı, hatta eksantrik fikirler barındırdığına emin oldum ama yok anam yok! sözlüklerim yetmedi, makale taradım gecenin bu saatinde...
    sonuç? latince baba anlamına gelen, "patria" ve yunanca hükmetmek anlamındaki, "achein" kelimeleri birleşip fransızcaya, "patriarka" oradan da bizim entelijansiyaya, patriarkal olarak gelmiş cumhuriyetin ilk yıllarında.* *
    yani, iyi hoş da türk aydını bu kadar zahmete girilmesine neden sebep oluyor. arkadaş bak ne güzel öztürkçe, ataerkil sözcüğü tüm mevzuyu birebir karşılıyor. latinceyi bırak dövme fihristi olarak kalsın. popülizmden kaçınıp popülerizmin sığlığına saplanmak da çağdaşı yakalamaya çalışan aydının makus talihi olsa gerek. sonra demezler mi hem kral, sen kendi öz diline bu kadar yabancıyken tarihsel basamaklarıyla sosyokültürel çarpıklıktan söz etmen ironik olmuyor mu diye?