şükela:  tümü | bugün
  • orkun uçar'ın asi adlı fantastik romanının marjinal kahramanıdır.kendisi türk bir baba ingiliz bir anneden doğmadır.anne ve babası ayrıldıktan sonra baskıcı bir anneyle ingiltere'nin kasvetli ortamında büyür.birgün annesi ile girdiği bir münakaşa sonucu annesini evin merdivenlerinden iterek öldürür,belkide bu onun hayatında bir dönüm noktası olur,annesinin ölümüyle kendisi arasında hiç bir bağlantı kurulamaz ve annesinin ölümünden sonra kendisine yetecek küçük bir servet ona kalır.bununla sanat okuluna yazılır,çok hünerli elleriyle heykellere şekil verir.daha sonra hep merak ettiği babasının izini uzun uğraşlar sonucunda çanakkalede bulur,babasını ziyarete gider,babası tarafından hoş karşılanır,ama babası evlenmiştir ve yeni ailesi ona sıcak gözle bakmamaktadır.bu nedenle ingiltere'ye geri döner.kendisini bütün marjinal ortamlara atar.öldürmenin tadı,istediği canı istediği gibi alabilme tutkusu onu eşi benzeri olmayan bir seri katil yapar.dış görünümünün de verdiği avantajla avlarını çok kolay yakalar.bir sürü satanist ayine katılır,ama bu ayinler ona çok komik gelmektedir.işte yine bir gün böyle bir ayinle janusla tanışır,janus ona farklı bir varlıkla temas ettiğini söyler ve başka bir ayine davet eder,işte sürgündeki ile ilk teması da bu ayinde olur.daha sonra gri havariler adını alacak gruptan kesinlikle tiksinmektedir çünkü janusun ona anlattığı yeni dünya düzeni derzulya ona hiç uymamaktadır.ölüm mangaları ,vahşet,binlerce insanın bir kalemde öldürülmesi onun içinde bulunduğu dünyadaki farklılığını ortadan kaldırmaktadır.çünkü o bir katildir,sistemin üstündedir,ve bu derzulya düzeni ile birlikte hiçbir farklılığı kalmayacaktır,bu nedenleki janus'a ben sizin judas'ınız olacağım ,madem ki benim bir farklılığım kalmayacak ozaman farkımı ben kendim yaratırım diyerek,kendini o günden sonra iyiliğe adar,ve amansız bir savaşçı olarak derzulya'nın dört bir köşesinde janusun ordularına karşı amansızca ve başarılı bir şekilde savaşır.(bkz: derzulya)
  • türk fantastik edebiyatının en ama en karizmatik ad-soyad kombinasyonuna sahip, kendisi de en az adı-soyadı kadar havalı olan, nevi şahsına münhasır, kurgusal bir karakter.

    en sevdiğim türkçe erkek isimlerinden biri sarp'tır. ingiliz-türk melezi bu eski seri katilin de "patrick" ve "gray" eklemesiyle taşıdığı bu bütünlük gerçekten çok güzel.

    iyilerin dünyasında kötü, kötülerin dünyasında ise iyi olmayı seçen gerçek bir asidir sarp. o an geçerli olan düzen her ne ise onun tam zıddını yaşatmaya çalışır. bilir ki her şeyin birbirine benzediği yerde köhnemişlik egemen olacaktır. o, buna katlanamaz. "ben bu olamam, ben sıradan olamam" der. geçmişi onun kadar kirli olan acımasız birinden beklenmeyecek ölçüde epey derin bir kişiliği vardır. ayrıca iyi bir sanatkardır, heykeltıraşlık eğitimi almıştır.

    kaliteli romanlardaki karakterlerin, tıpkı gerçek hayattaki karakterler gibi, ne tam iyi ne de tam kötü olduklarına yüzlerce kez şahit oldum. asi de kaliteli bir roman olduğu için sarp da dümdüz bir avcı olmanın ötesinde, gizli felsefi yönleri olan biri. sevilmemiş bir çocuk olmasının da geldiği noktada payı var muhakkak; fakat kesinlikle boş adam değil. başkalarında olmayan bambaşka bir renk var kişiliğinde: gray.

    derzulya serisinin devamını yıllardır büyük bir merakla bekliyorum. ilk kitap olan asi'yi ve ikinci kitap sin'i -ki sin çok geç yazıldı- okudum. üçüncüsü için gözüm yollarda kaldı.