şükela:  tümü | bugün
  • 1979 doğumlu, kanadalı indie-pop artisti.

    vokal tekniği ve müzikal tarz olarak jeff buckley'i ve onun kara/melankolik-duygusunu anımsatan, ancak ses rengiyle daha çok elliott smith ve rufus wainwright arasında bir yerlerde yer alan, istikbal vaad eden biri. (peşinen söylemek lazım ki, müziğinde rufus wainwright'ınkine nazaran çok daha az sürpriz var.)

    ska yaptığı gangster politics adlı gruptan ayrılan watson, 2003 yılında just another ordinary day albümüyle solo kariyerinde sesini kanada'ya duyurmuştur. 2006 tarihli close to paradise ile de atlantik ötesi şöhreti artmıştır.

    nisan ayının sonunda ingiltere, fransa, belçika ve hollanda'yı içine alan bir avrupa turnesine başlayacak olan watson'ın, türkiye'deki müzikseverlerce keşfedildikten sonra birkaç sene içinde memleketimizin nezih bir konser mekanında sahne alması kuvvetle muhtemeldir.

    edit: kimi gırtlak oyunları düpedüz jeff buckley'den alınmadır.
  • the cinematic orchestra'nın to build a home isimli parçasındaki vokallerin sahibi şahıs.
  • kanadalı şarkıcı. 2006'da yayınladığı close to paradise albümü pek güzel şarkılar barındırır. bu yıl içinde wooden arms adlı albümünü de çıkarmıştır.

    @ official
    @ myspace
  • (bkz: wooden arms)
  • 19 nisan 2011 salı akşamı iksv salon'da konser verecek olan müzisyen.
  • az önce ntv gece gündüz'de gördüğüm, takipçisi olacağım sanatçı.
  • bunu yazdığım için direğe bağlanıp ateşe verileceğim ama, ameliesever gençliğin baş tacı olacak, sonra da boku çıkacaktır. çoktan çıkmıştır diye düşünmüştüm ama sözlükte 9 entarisi bulunmasına da şaşırdım öte yandan.
  • kendisi hakkında yorum yapmadan önce linkteki şarkı dinlenmelidir.

    (bkz: tracy´s waters)

    http://www.youtube.com/watch?v=j3v745yxna4
  • kendisini the cinematic orchestra'nın to build a home şarkısıyla tanıdığım, birkaç ay kendisi dışında kimseyi dinlememe izin vermemiş büyülü sesi olan bir adamdır patrick watson.

    daha sonraları albümlerinde beijing gibi parçalarda müziğin yalnızca dinlenilmediğini, deneyim edildiğini hatırlattı bana. (deneyim etmek de ne garip bir laf oldu)
    robbie kuster adında yarı perküsyonist yarı sihirbaz bir adamla çalışıyor, testerelerle kaşıklarla müzik yapıyordu.

    son noktayı da 19 nisan 2011'de iksv salon'da verdiği konserde koymuştur. salon'daki her konserde olduğu gibi bu konserde de çok samimi bir ortam yakalanmış fakat söz konusu bu adamlar olduğundan dolayı samimiyet doruğa ulaşmıştır. gerek mikrofonu bir kenara koyup ellerini ağzının kenarlarında tutarak şarkı söylemek olsun; gerek seyirci yanına inip bizlerin arasında şarkı söylemek olsun; gerek robbie kuster'ın bulduğu herşeyden ses çıkarması olsun (patrick'in seyircilerin arasında üstüne çıktığı sandalye dahil) muhteşem bir konserdir.
    kendisiyle tanıştığımız to build a home şarkısını piyanosunun başında söylerken benim gibi duygusal dinleyicilerin gözüne yaş da getirmiştir.

    durum böyle olunca kendisine sarılmak farz olmuştur. salon'daki kibar bir asistan sayesinde kalabalık dağıldığında kendisiyle konuşma fırsatını yakalamış ve evet, ona sarılmıştım.
  • une vie meilleure filminde rast geldik kendisine, ortalama bir yemeğin üzerine güllüoğlundan baklava yemiş kadar olduk
    .

    http://www.youtube.com/watch?v=bpuz-khasga