şükela:  tümü | bugün
  • mora isyani'na destek oldugu gerekcesi ile asildigi soylense de ba$ta ilber ortayli olmak uzere bazi tarihcilerin bu teze kar$i ciktiklari ve olsa olsa bu isyani engelleyemedigi icin donemin osmanli padi$ahi ikinci mahmut tarafindan asilmasi emri verildigi soylenen ki$idir.. bu tezi ise, yunanistan'in bagimsizligini elde ettikten sonra kendi yunan kilisesini kurmasi ve istanbul'daki patriklik ile ili$kilerini azaltmasi ile desteklenmektedir.. bir de o patrikhane kapisinin tekrar acilmasi ile ilgili bir efsane vardir (efsane diyorum zira ortada resmi bir aciklama ya da kaynak yok), o da ne zaman ki $ehir (istanbul) tekrar rumlarin eline gecer ya da bir turk devlet/din adami o kapinin onunde asilir, i$te o zaman kapi tekrar acilir..
  • yunanistan'ın bağımsızlık savaşında yunanlıları psikolojik açıdan çökertme amacıyla patrikhane kapısında asılan ünlü patrik. ama olay tam ters etki yapmış yunanistan'ı bağımsızlığa götüren süreçte motivasyonu artırmıştır. asıldığı kapı bir daha açılmamak üzere kapanmıştır. patrik bartolomeos ile yapılan bir söyleşide kendisine kapının neden açılmadığı sorulduğunda, grigorios'a yapılan haksızlık kabul edilip itibarı iade edilmedikçe açılmayacağını, zaten kapalı kapının zamanla bir anıt olarak kabul edildiğini anlatmıştır. muhtemelen ne osmanlı yönetimi ne de türkiye hükümetleri bir özür dilemediğinden dolayı hala kapalıdır bu kapı.

    rus çarına yazdığı iddia edilen mektup benzer birçok örnek gibi düzmecedir. zaten dikkatli okunduğunda ulus devlet söyleminin bir parçası gibi durmaktadır.
  • 22 nisan 1821 pazar günü grigorios patrikhane kapısı önünde ve diğer üç asi piskopos ile beş fesadcı da şehrin muhtelif yerlerinde asıldılar.

    patriğin cesedi üç gün asılı kaldıktan sonra yahudilere teslim olundu, onlar da bir daha suyun yüzüne çıkıp rumlar tarafından bulunmasın diye karnını yarıp taş doldurarak denize attılar.
  • rusların, osmanlı'nın akdeniz kanadının zayıflaması için kurulması gereken yunan devletini destekleme politikaları adına el altından ölümünü tezgâhladıkları patriktir. patrik iddiaların aksine, yunan ayaklanmasını tel'in etmiş, katılanları aforoz ile tehdit etmiştir. buna rağmen ayak oyunları neticesi hayatını kaybetmiştir. türkiye cumhuriyeti tarafından ayaklanma ile ilgisinin bulunmadığı, öldürülmesinin bir hata olduğu ilan edilerek itibarının iade edilmesi gereken bir ruhanidir.

    ayrıntılı bilgi için bakınız: http://tsorian.blogspot.com/…anldan-nasl-koptu.html
  • mora'da ilk kıvılcımlar çakıldığında, henüz toy bir padişah olan ii. mahmud, şeyhülislam hacı halil efendi'ye gider ve rum milletine karşı cihad fetvası vermesini ister. ancak şeyhülislam bu fetvayı vermeden önce patrik ile görüşeceğini beyan eder ve bu görüşmenin akabinde de fetvayı vermeyi reddeder. bu hareketi azledilmesine ve bir süre sonra öldürülmesine sebep olmuştur.

    patrik v. gregorius, şeyhülislam ile yaptığı görüşmeden bir sonuç alınacağını düşünmektedir ama yanıldığını görür. o sırada yedi yüksek ruhani tutuklanıp hapse atılmıştır. patrik, kendisi ve 22 ruhaninin imzasını attığı bir anathema (tel'in, bir nevi fetva) yayınlar. filiki eterya'yı suçlu, liderleri ispilantis ve yardımcılarını kâfir olarak ilan eder. tüm dinî müesseselerden isyana karşı mücadele etmelerini ister ve bu isyanı destekleyenlerin cehennemlik olduğunun altını çizer.

    ancak bu yapılanlar, acemi padişah ii. mahmud'un kızgınlığını geçirmez. sonradan iddialara göre müşaviri halet efendi'nin de dolduruşuyla, rum milletini temsil eden en yüksek mevkiye yönelik ibretlik bir dersin, isyanı durduracağını düşünür. 22 nisan 1821 günü, yaklaşan paskalya için âyin tertip edilmiş ve icra halinde iken, yeniçeriler aya yorgi'ye dalar. patrik v. gregorius ve adamlarını tutuklarlar. yaşı 80'e yakın, rahatsızlığı sebebiyle nadiren âyin yöneten patrik sürüklenerek kapı eşiğine getirilir ve kirişlere asılan bir çengel marifetiyle idam edilir. cesedi 3 gün orada bekletilir. kendisinin yerine yeni seçilen patrik bile, geçmek için cesedi kenara itmek mecburiyetinde kalır. ii. mahmud hırsını alamamıştır. patriğin naaşı önce bir grup yahudiye teslim edilir ve bu fanatik yahudiler cesedi ayaklarından sürüye sürüye bugünkü unkapanı civarına kadar götürür. bu arada ceset tanınmayacak hale gelmiştir. cesedi buradan denize atarlar.

    rusya'ya yük götüren bir gemi cesedi boğazda farkedip alır ve üzerinde halen patriklik alâmetleri bulunan giysiden kimliği anlaşılır. geminin rum kaptanı, cesedi odessa'ya götürür ve kendisine büyük bir dinî merasim tertiplenerek defnedilir. 1870'li yıllarda yunanistan, bu naaşı rusya'dan ister ve o zamandan beri naaş atina'daki metropol katedrali'nde bulunmaktadır...

    ortodoks ilahiyatını tam bilmeden hüküm vermek de yanıltıcı olur. çünkü ortodoks inancının temelinde "redde caesari quae sunt caesaris, et quae sunt dei deo" diye meşhur bir prensip vardır ve "sezarın hakkı sezar'a, tanrı'nın hakkı tanrı'ya" olarak bilinir. yani ortodoksluk bir anlamda laik bir mezheptir ve bu mezhebe göre kilise'nin en yukarısında "sezar" oturur. dünyaya ait işlerde sezar ne dediyse, ona uyulur. bu bakımdan sen sinod (büyük ruhani meclis), padişahın taleplerini "dinî bir emir" olarak telakki eder ve her zaman riayet eder, etmek zorundadır.

    osmanlı padişahları tarafından görevinden alınan, sürgün edilen, hatta öldürülen başka din adamları da vardır. hiçbirisinde tavır almayan rum milleti, haksız yere öldürüldüğüne düşündüğü patrikleri için büyük üzüntü duyar. üstelik naaşın saygısızca teşhir edilmesi, yahudilere teslim edilerek bir nevi hakaret unsuru haline getirilmesi onlar açısından bardağı taşıran damla olmuştur. bu olay, türklerden sonra en büyük osmanlı tebaası olan rumların, imparatorluk ile bağının kopmasına sebep olmuş ve sonucu yunanistan'ın bağımsızlığına kadar giden olaylar zincirini doğurmuştur. isyanı bastırmakla görevli kavalalı ibrahim paşa, ayaklanma sırasında 20 bin kadar masum müslümanın canına kastettikleri iddiasıyla girdiği mora'yı bir alev topuna çevirmiş, çeteci olsun olmasın, binlerce moralı rum'u katletmiştir.

    işte rum patrikhanesi'nin ana kapısında gerçekleşen bu eylem sebebiyle, öldürülen patriğin hâtırasına o kapı kapatılmış ve o zamandan sonra bir daha asla açılmamıştır. bu yüzden giriş ve çıkışlar yan kapıdan yapılır. bir müslüman büyüğü aynı şekilde öldürülmedikçe o kapının açılmayacağı, şeklindeki rivayet de, ittihatçı palavrasından başka bir şey değildir ve türk milletine kapının adını "kin kapısı" olarak tanıtmışlardır...

    http://tsorian.blogspot.com/…anldan-nasl-koptu.html
  • haksız yere aşağılayıcı şekilde öldürülmesi avrupa kamuoyunun osmanlılardan nefret etmesine yol açtı. öyle ki victor hugo türklerin barbar olduğunu ima eden yazılar kaleme alacak, beethoven ise yunan bağımsızlık savaşını destekleyen besteler hazırlayacaktı. patriğin öldürülüş biçimi isyanla alakasız yunan kentlerinin bile ayaklanacak kadar öfkelenmesine yol açtı.

    bu cinayetin müsebbibi olan benderli ali paşa'nın idam edilen son sadrazam olduğunu hatırlatalım.