şükela:  tümü | bugün
  • benim için, sivilleri öldüren füzeden hiçbir farkı yok. her cumartesi benim içimdeki sivili öldürüyor, her pazar kendime gelmeye çalışıyorum ve her pazar akşamı tam iyileşecek gibiyken yeniden pazartesi olacağını aklıma getirip canımı sıkıyorum. bu füzeden kaçmaya çalıştıkça güdümünden çıkamıyorum, şehir ve yıl değiştirsem bile zamanın ötesinden gelen bu "iş başlıklı yok edici" beni buluyor. bulup koltuğa mıhlıyor, parçalarım ofisin camlarına ve duvarlarına saçılıyor. her pazarı, kendimi yeniden monte etmekle geçiriyorum.

    cumartesi çalışmak, bir patron füzesinin ucundaki cerahat gibi; öldürmüyor ama süründürüyor. pazartesi hiçbir şey olmamış gibi işe geri döndürecek kadar hırpalıyor.
  • 4 kisilik isi 2 kisiye yaptirip 1 kisilik maas ödeyen dombili.
  • kendimce hatırı sayılır bir süre diyebileceğim iş deneyim var. allah daha uzun süreler çalışmayı da nasip etsin.

    ve bu deneyimim içerisinde 9 tane patronum oldu.
    mobbing'e maruz bırakanı da oldu, çok mutlu çalıştığım da oldu.
    hepsi çeşit çeşit idi.

    işte bu patronlarımdan bi tanesi var ki... işte o adamın hakkını ne yapsam ödeyemem.
    kendisiyle çalıştığım zamanlarda kıdemli müdür idi.
    şimdi direktör oldu. yakında genel müdür de olur.
    ama bi insanda zerre kadar dahi ego olmaz mı? yahut şöyle diyeyim, içine ettiğimin kurumsal hayatında bu denli başarılı olmuş bi adamda hiç mi ego olmaz?
    yok abi... adam melek gibi.
    kurumsal yaşama fazla gelecek derecede iyi bi insan.
    onunla 4 sene önce birlikte çalışmıştım.
    halen daha arar sorar.
    işsiz kaldığım dönemde eşimden dostumdan çok o merak edip arayıp sormuştu.
    son derece pozitif referans oluyor olması zaten ayrı, üstüne bi de cv'mi bir sürü yere göndermişti.
    nitekim onun cv yolladığı yerlerden birinde göreve başladım.

    iş hayatındaki hemen hemen her kararımda danışabildiğim bir ağabey oldu benim için.
    duygusal anlamda dibe vurduğum bi dönemimde işimden istifa edip memlekete dönme kararı aldığım zaman, yönetimle konuşup bana 2 ay home office izin dahi ayarlamış idi...

    bu yaz 3 ay işsiz kaldım. o dönemde sürekli arayıp sorması ve yardım için çırpınması bi yana, iş bulduktan sonra bu sefer de "nasıl, alışabildin mi, bi ihtiyacın olursa lütfen çekinme" diye mail attı - atıyor...

    annemin babamın o kadar çok duasını aldı ki...
    allah her işini rast getirsin.
    bendeki emeği, hakkı çok fazla.
    umarım helal eder.
  • sevilmiyorsa yanında çalışılmaması, çalışılıyorsa arkasından küfür edilmemesi gereken kişi.
  • ''konuşmamız lazım'' diyeni yasaklansın. bir haftadır masanın altında yaşıyorum lan yeter.
    hayır konuşmamız lazım diyen insanlardan kaçıp kaçıp, haftada bir konuşası gelen patrona düşmek ne ya?
    gidince de ''sen konuşmaktan neden bu kadar çekiniyorsun?'' diyor.
    ''küçükken inşaatta konuştular abi benimle :(''
  • sizden izinsiz çekmecenizi karıştıran kişidir. bir de anlaşılmayacak zannedip insanı salak yerine koyar bu insanlar adamı. çekmeceme koyduğum eşyaları cumartesi sabahları yerlerinden oynamış olarak buluyorum. bir de üstüne sık sık "çekmeceleriniz düzenli olsun evrak kaybolmasın" demez mi. bugün yazıcıdan kocaman bir nah resmi çıkarttım. cuma akşamı çekmecemin ortasına koyacağım. aslında nah heykeli bulsam ufak , onu koymak istiyorum. açınca şok olsun a.q.
  • koku patronustan gelir. roma imparatorlugunda, is guc sahibi plebler (sizin benim gibi seviyesiz insanlar), zengin olsalar dahi is konularinda pek fazla yasal hakka sahip olmadiklari icin patrician (asiller) ailelerin korumasina girerlerdi. karsiliginda da bagli olduklari asil aileye hizmetlerde bulunurlar, mahkemede aleyhlerine ifade vermezler, savaslarda onlarin tarafinda olmak zorundadirlar, bos zamanlarda ise yalakalik ederler.

    wiki'ye gore roma cumhuriyeti, imparatorluga donustugu zamanlarda (julius caesar zamani ve hemen sonrasi), bu patrician ailelerin en kuvvetlilerinin musteri profili arasinda (clientele kelimesi de buradan geliyor; bu iliskide plebler muteri) uzak diyarlardaki sehir-devletleri dahi bulunurmus. bu tipten iki sehir devleti arasinda husumet ciktigi zaman, senato bu devletlerin koruyuculugunu ustlenmis aileleri biraraya getirip anlastirmaya calisirmis.

    sen kalk, sehir devletlerinden olusan clientele'ini kendi yaninda vassal olarak savaslara surukle, sonra 2000 sene sonra patronum cok kati diye aglasin millet. ulan insan biraz roma mirasina saygi gosterir be, simdi birak savasi, patronun mahallede dayak yese yardima gitmezsin. ustelik eskiden musteri patrona para oduyordu, simdi maas alip ustune bunca nankorluk.. yazik, insanlik nereye gidiyor.

    ayrica (bkz: musteri velinimetimizdir)
  • mesai bitimine 10 dakika kala toplantı aşkıyla yanıp tutuşan kişidir.
  • iş çevrelerinde amına koduğumun çocuğu olarak bilinen koduğumun pezevengidir.
  • sikemiyeceği göte koltuk vermeyen insan.