şükela:  tümü | bugün
  • -yavşak olmaları
    -götü başının ayrı oynaması
    - kıvrak figürler sergilemesi
  • öğrencilik yıllarında en önde oturup kopya çekenleri öğretmenlere söyleyen grubun yetişkinleşmiş halidir. otoriteyle araları iyi sanırlar ama genelde ilk gözden çıkarılanlardır.
  • en iyi zammı alırlar.

    bir ik cı olarak en net ortak özellikleri bu diyebilirim.
    becerebilene tebriklerimi sunuyorum. zor zanaat yalakalık.
  • zam ayı gelince, bunların durumu kapalıçarşı'daki "ayaklı borsa" ya benzer... telsiz telefon ellerinde, ofis içerisinde tuhaf el ve kol hareketleriyle : "bir kamyona tamamlayalım mı falanca ağabey?" veya "iki konteyner yapalım, iskontoda da yardımcı oluruz filanca bey..." benzeri sözleri duyarsınız. elbette patronun kapısının önünden her geçişlerinde sesleri daha yüksek çıkar.

    zam ayı geçince bu rüzgar biter. eski müşteri kartvizitlerden birini aşırıp şirket arabasıyla akşama kadar takılırlar. ertesi günün sabahında, daha masalarına geçmeden patronun yanına gidip, ".... beyle görüştük, yeni projelerinde bizimle çalışacaklar, 6 ay sonra alımları başlayacak." tabii ki her şey yalan - dolan...

    bazı haysiyetsizlerin yöntemi de şudur : müşteri teklifi onaylar ve gönderir. ama bu puşt, müşteriyle arası iyiyse "abi o tarafa geçiyorum, elden alayım onaylı teklifi" der. sonra da patrona "x firmasının alımı var, teklifini hazırlayıp yolladım" der, ama patronu manipüle etmek için illa ki 3-4 rakip firmanın da adını verir, "onlar da teklif verecekmiş" diye. patron da "ne lazımsa ara söyle aslanım, kaçırma müşteriyi" der. yine ertesi gün, haysiyetsiz kahramanımız dün elden aldığı onaylı teklifle patronun karşısına çıkar ve hünerini konuşturur : "abi, vurdum fiyatın dibine - aldım işi" diyerek işi bitirir. işte patronların sevdiği adam budur.

    devir bu namussuzların, şerefsizlerin devri beyim... patron dediğin, iş yapanı değil - "onun istediğini" yapanı sever. şikayet edecek olsan "her şeyi görüyorum" der, ama bir boktan da haberi yoktur... dolayısıyla laf istiyorsa laf getir. laf istediği zaman iş getirme. sadece iş istediği zaman iş getir.
  • dilleri bir tek laf yapmaya yaramaz.
  • kan emici olmaları ve kaostan beslenmeleri. krizi fırsata çevirir siz ne olduğunu anlamadan title alırlar
  • tatil günleri özellikle işe gelirler ve mesaiye kalırlar.*

    kraldan çok kralcı yapıları vardır.patron malını patrondan çok savunurlar.ozellikle şirket ile ilgili olayları kendi sosyal medya hesabından paylaşır.*

    son olarak krizde ilk siktiredilirler.*
  • bir patron olarak benim bile itici bulduğum yalakalardır. el pençe divan durmalar, yapacağı en ufak işi bile danışmanlar, (ki gözden düşürüyor bu hareket) yüzünüze karşı sempatik görünme çabaları.

    her patron aynı değil arkadaşlar. ben şahsen geyik yapıp eğleneceğim çalışma arkadaşlarını tercih ederim. ama herkes yalaka amk yerinde.