şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "kriz var!

    kriz var mı, yok mu derken patronlar çoktan kriz planlarını uygulamaya koydu.

    patronların ve hükümetlerinin birikmiş günahlarının sonucu kriz. şimdi krizi halkın üzerine yıkma planları yapıyorlar. durdurmak için yapılması gerekenler var.

    patronların kriz fırsatçılığı böyle hayat buluyor: daha fazla sömürü için daha fazla zorbalık. fırsatçı planlara izin vermemek için yapılması gerekenler var.

    %1’lik zengin kesim, halkın yoksul yarısı kadar servete sahip ama zenginler aynı hikayeyi anlatıyor: aynı gemideymişiz.

    bizim gemimiz ayrı, onların gemisi ayrı.

    patronların planları var, işçilerin de olmalı

    patronların planları böyle: kriz bahanesi ve kriz korkutmasıyla insanları daha ucuza ve daha çok çalıştıracaklar. kriz var diyerek devlet bütçesini yağmalayıp, halkın yararlandığı hastaneleri, okulları, ulaşım araçlarını kaynaksız bırakacaklar.

    patronlar planlar yapıyorsa, işçiler ve emekçi halk da yapmalı. patron takımına “meydan size kalmadı” demek için, kriz fırsatçılarına emeğini ve ülkesini yağmalatmamak için...

    ilk yapılması gereken belli: birlikte hareket etme, birbirini bilme ve dayanışma yeteneğini artırmak.

    çağrımız bunun için.

    türkiye komünist partisi, işçileri ve emekçi halkımızı bunun için toplanmaya çağırıyor.

    hakları yenen, baskı gören, fazla çalıştırılan, sağlık, eğitim, ulaşım gibi temel hakları budanan, kendini tehdit altında gören emekçilerin bir dayanışma, haberleşme ve mücadele ağı içinde toplanmasını öneriyoruz.

    patronların ensesindeyiz sloganı ile atacağımız somut adımları ilan ediyor ve çağırıyoruz:

    * bir haberleşme ağı ile yapılan tüm haksızlıkları, zorbalıkları, işçi ve halk düşmanı işlemleri duyuralım. patronlara göz açtırmayalım. herkes her şeyi bilsin. bilsin ki, yardıma yetişsin.

    * hiçbir işçinin, hiçbir emekçinin sömürü ve zorbalık karşısında yalnız kalmasına izin vermeyelim. güçlerimizi birleştirelim. sözümüz söz olmalı: hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.

    * yoksulluktan, acizlikten, bilmezlikten ya da korkudan kendini savunamaz duruma düşmüş olanın yanında olalım. onu savunalım. sokakta halk, fabrikada işçiler, mahkemede avukatlar güçlerini bunun için birleştirsin.

    * oluşturacağımız ağı her yerde örgütlü kılalım. işyerlerinde işyeri komiteleri kuralım, mahallelerde bir araya gelelim.

    çağrımız bu: tüm bunları birlikte yapmak, her adımı birleştirmek için patronların ensesindeyiz dayanışma, haberleşme ve mücadele ağı içinde yerinizi alın.

    www.patronlarınensesindeyiz.org sitesi bu mücadele ağının haberlerini duyuracak.

    iletisim@patronlarinensesindeyiz.org e-posta adresi üzerinden haberleşeceğiz, örgütleneceğiz.

    +90 (541) 940 05 14 numaralı telefonumuz haksızlığa uğrayanları, direnenleri, hakkını arayanları birleştirmek için çalışacak.

    tkp’nin bütün parti binaları, lokalleri, temsilcilikleri kapılarını bu ağa ulaşmak isteyenlere açacak.

    gücümüzü birleştireceğiz. patronlara boyun eğmeyeceğiz. sömürücülere göz açtırmayacağız.

    emekçiyi yalnız görüp, niyeti bozan olursa bilecek: patronların ensesindeyiz."

    http://www.tkp.org.tr/…lar/patronlarin-ensesindeyiz
  • patronlar da reislerinin yanında.

    sonuç; patronlar daha zengin, işçiler yine ay sonunu getiremiyor.

    beyhude bir çalışmadır.
  • pe ağının işçilerle haberleşmek üzere ilan ettiği telefon numarasına ilginç bir çağrı geldi. kendisine işveren denilmesinde ısrar eden bir patron pe telefonunu arayarak iki işçisinin ona dava açtığını ve haksız yere kıdem tazminatı, ihbar tazminatı talep ettiklerini, mahkemede işçilerin kesinlikle kazanacağını söyledi ve kendi haklarını kimin koruyacağını sordu.
    pe yetkilisi, işçilerin haklarını korumak için çalıştıklarını, patronların haksızlık yapma hakkını korumak içinse çok sayıda devlet kurumu, dernek, oda, sendika ve şirketin iş başında olduğunu hatırlatarak telefonu kapattı.

    http://patronlarinensesindeyiz.org/
  • "patronların ensesindeyiz dayanışma, haberleşme ve mücadele ağı için yapılan çağrının üzerinden bir aya yakın bir zaman geçti. tkp'nin yayımladığı çağrı bildirisiyle başlayan çalışma, direniş, işyeri ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yapılan basın toplantısı ile hem varlığını hem de ilk başarılarını duyurdu.
    ağ çalışmasının ses getirdiği, hatta somut kazanımlar sağladığı örneklerin sayısı artıyor.
    patronların ensesindeyiz ağının haberleşme ayağında çalışmalara katılan iki önemli yayın var. sol ve boyun eğme.
    patronların ensesindeyiz ağına spesifik bir katkı geçtiğimiz günlerde boyun eğme ve sol hd'nin "düzen değişirse" başlığını taşıyan üretimleriyle geldi.
    . . .
    düzen değişirse filmleri sol hd youtube kanalında aynı adı taşıyan bir oynatma listesi içinde yayımlanıyor. "

    http://haber.sol.org.tr/…yiz-duzen-degisirse-250981
  • bana şu şiiri hatırlatan örgütlenme, yolları açık olsun.

    “biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
    sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
    anamız çay demliyor ya güzel günlere
    sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
    sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
    bu, böyle gidecek demek değil bu işler
    biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz
    ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
    işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz. “c. süreyya
  • gecenin bu saatinde şu dizeleri anımsatmıştır:

    ne kadar çok elimiz varmış meğer!
    ilkin, senin elinle tutuşan benimki
    sonra çocuklarınki
    gençlerinki
    tekel işçilerininki
    sonra, ellerin elleri...
    ne kadar çok elimiz oldu, baksana,
    tutuşa tutuşa
    bir orman yangını gibi