şükela:  tümü | bugün
  • "terk edilen birine 'hayat nasıl gidiyor?' diye sorulmaz. çünkü zaten tek sorun hayatın devam ediyor olmasıdır." paul auster.
  • şüphesiz ki dünyada, recep tayyip erdoğan'dan katbekat daha saygın bir yere sahiptir, daha çok seveni vardır.
  • dün başbakan kendisi dedi: "biz muhafazakar ve dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz".

    bugün burada paul auster'in "hapis korkusu ve sansür olmadan konuşma ve yayınlama özgürlüğü, bütün kadınlar ve bütün erkekler için kutsal bir haktır.” açıklamasının üstüne buralarda elinde patladı falan diyenleri görüyorum ya başbakanın açıklaması daha netleşiyor kafamda.

    evet sayın başbakan muhafazakar ve dindar bir gençlik yetiştirdiniz ama daha da önemlisi hakikaten beyinsiz zerre akıl belirtisi göstermeyen bir nesil yetiştirmişsiniz, ellerinize sağlık.
  • yakında kitapları reichstag, pardon meclis önünde yakılacaktır...
  • yazar'ın başbakana cevabı; http://siyaset.milliyet.com.tr/…1496890/default.htm yahut özeti;

    “bütün ülkeler kusurludur ve sayısız problemle sarılmıştır sayın başbakan. bu ülkelere sizin türkiyeniz ve benim amerikam da dahildir. ama benim bu konuda değişmez görüşüm şudur: ülkelerimizdeki, bütün ülkelerdeki yaşam şartlarını iyileştirmek için hapis korkusu ve sansür olmadan konuşma ve yayınlama özgürlüğü, bütün kadınlar ve bütün erkekler için kutsal bir haktır.”

    ...hapis korkusu ve sansür olmadan konuşma ve yayınlama özgürlüğü kutsal bir haktır...

    israil'i, yahudi asıllı olmasını, başka ülkelerdeki durumu bir kenara bırakın ve türkiye özeline gelin, yazara öyle cevap verin.

    - türkiye'de hapis korkusu ve sansür olmadan konuşma ve yayınlama özgürlüğü vardır.

    bunu diyebiliyor musunuz? diyemiyor musunuz? mesele budur.

    yetmez ama evet diyebiliyorsanız o da yeter. bir şekilde evet diyebiliyorsanız kafi...

    yoksa; dokunan yanar mı?

    elbette bizim ülkemizde ileri demokrasi vardır, ülkemiz hakkında ileri geri konuşan bu yazara bir kez de ben; sen ne cahil adamsın, diye seslenmek istiyorum.

    neme lazım, sözlük haber vermez savcılık ifadeye çağırır, son cümleyle kurtarma yazılısı tadında... ha ama sansür olmadan konuşma özgürlüğünde dünya birincisiyiz o ayrı...
  • "bir seyin eksikligini cekerken durup dinlenmeden onu arzularsınız; ah bir sahip olsaydim ona diye dusunursunuz, butun sorunlarım cozulurdu. ama bir de ona sahip olunca, arzuladiginiz sey elinize verilince, butun cekiciligini yitirmeye baslar. baska gereksinimler one cikar, baska istekler kendini hissettirir, sonunda basladiginiz yere donmus oldugunuzu yavas yavas anlarsiniz..." (mr. vertigo-yukseklik korkusu)
  • hürriyete verdiği röportajında, hapiste yatan gazeteci ve yazarlar nedeniyle, hükümeti protesto için, türkiye'ye gelmediğini söylemiş.
    http://www.hurriyet.com.tr/pazar/19789789.asp
  • eğer "osmanlı devleti muhteşemdi, şimdiki türkiye de bölgesel güç" şeklinde bir beyanat verseydi, dinine diline ırkına bakılmadan çarşaf çarşaf haber yapılır, yazarlığı övülürdü. bugün ise "türkiye ve çin'e gitmeme" kararından dolayı recep tayyip erdoğan ve pek çok yandaşı tarafından yerden yere vuruluyor.
  • ilerde ben de demokrat olmayan bir ülkeye başbakan olursam ve kendisi "demokrat olmayan ülkere gitmem" derse kendisine gelirsen ekime gelmezsen sikime kadar diyeceğim insan. zira benim çapım ve zekam ancak öyle bir cevap vermeye yetecek kadar küçük. ama başbakan olmak için yeterli sanırım.
  • buradan bir mektup iletmek istiyorum:

    sevgili paul;

    canımın içi, yerden göğe kadar haklısın. senin söylediklerine kimse gık diyemez. fakat herhangi bir ülkedeki olağan üstü bir zaaf hakkında "ben oraya gitmem" demek biraz tuhaf değil mi? bak zizek ağzına sıçtı türkiye'nin fakat böyle bir cümle kurmadı. biz mesela şimdi kalkıp "afganistan'da savaş var, oraya gitmem" diyor muyuz? o savaşın mağdurlarının suçu ne? yani özgürlük yok bu ülkede, hakikaten öyle. peki bu eksiklikten mağdur olanların suçu ne?

    sen rte'nin evine mi misafir olacaksın canım benim, bizim misafirimiz olacaksın. sen bize, "sizin ülkenizde özgürlük yok o yüzden sizinle muhatap" olamam mı diyorsun? iyi de biz seninle aynı fikirdeyiz. madem öyle özgürlükçüsünüz siz kalkın gelin dersen de abi o kadarı şımarıklık olur. kusura bakma ama şimdi biz "ama senin ülken de şöyle böyle" desek seviyesiz oluruz, cahil oluruz.

    bak bundan yıllar öne arthur miller, samuel beckett ve yanlış bilmilyorsam uegene ionesco türkiye'ye gelmiş, hangisi olduğunu hatırlamıyorum ama içlerinden birisi kalkıp diyarbakır'a, şanlıurfa'ya gitmiş gezip görüp ülkesine dönmüş, sonra yazılar yazmış. kimse de adamları hapse atmadı burada. veya özgürlük düşmanı devlet yetkilileri kendilerini paşalar gibi ağırlayıp ezilenlerin sırtına onları da bindirmedi. onlar gelip, ezildiğini düşündükleri insanların yanına gidip, gezip görüp, geri döndü. bunun özgürlüklerle alakası neydi?

    ayrıca bambaşka bir şey söyleyeyim: türkiye gibi bir ülkeyi görmeyi reddederek sen kendin kaybedersin. bana göre dünyadaki istisnasız herkes istanbul'u ölmeden önce bir kere görmelidir. bu kazanımı sen niye öyle bir istatistiki bilgiyi yorumlayarak reddediyorsun? ne gerek var. madem öyle gel, bütün hapisteki gazetecileri ziyaret et, seni bu ülkede allahın oğlu tutuklayamaz. koskoca auster'sin sen.

    şimdi biz "iran'a gitmiyoruz çünkü çok şeriat" dersek şu anda hapiste olan sinemacı cafer pinahi'yi çöpe atmış, kaderine terk etmiş olmaz mıyız? keşke -boş ver türkiye'yi-, dünyadaki bütün entelektüeller teker teker iran'a gitse. ayrıca siyaseti de boş ver şiraz kentini, kum kentini, tahran'ı görmenin, binlerce yıllık pers imparatorluğunun izlerini görmenin nesi kötü? yaa birader sen kimi cezalandırıyorsun allahını seversen?

    son olarak: sana "yok aslında dediğin gibi değil, cahil cahil konuşuyorsun" diyenlere cevap bile verme. onlarla zaten biz de baş edemiyoruz. sen boş ver onları, sadece dediğimi düşün, istanbul güzel ve burada seni misafir edecek çok güzel insanlar var. burada kimse seni rahatsız edemez. belki bir şeylere işaret etmek anlamında faydan da olur.

    sevgilerle gözlerinden öperim.

    not: kış günlüğü kitabını aldım geçen hafta, fakat başlamak fırsat olmadı. en kısa sürede bitirip eleştirimi ileteceğim.

    imza: metafor yapim teknikleri