şükela:  tümü | bugün
  • 1946 londra doğumlu ünlü astrofizikci. 1970 yılında university college londra'da doktorasını aldı. cambridge ve londra üniversiteleri'nde akademik görüşmeler yaptı. 1980'de university of newcastle'da teorik fizik profesörü oldu. 1990'dan 1996'ya kadar matematik fiziği profesörüydü; şimdi avustralya'da university of adelaide'de doğa felsefesi profesörlüğü yapmaktadır. aralık 1996'da the bulletin dergisinde avustralya'nın en yaratıcı 10 adamından birisi seçildi. washington times gazetesi kendisini "atlantiğin her iki tarafında da en iyi bilim yazarı" olarak anmıştır.

    http://www.canlibilimi.com/paul-davies-kimdir.asp
  • hayatının çoğunu zaman makinesi tasarlamaya adamıştır.
  • kanser hakkında ilginç fikirleri olan bir fizikçi. kanserin aslında hastalık olmadığını, hücrelerin normalde çogalma egiliminde olduklarını, kanserle mücadelenin kanserli hücreleri yoketmek yerine mesela 50 yıl kadar çogalmayı unutturmak olduğunu öne sürüyor paul. ahada kaynak doya doya için http://cancer-insights.asu.edu/
  • kuramsal fizikçi, evrenbilimci ve astrobiyolog.
    çoğunlukla modern fiziğin sınırları ve einstein'in zaman algısı üzerine yazmakta.
  • meşhur ingiliz fizikçi.

    "evrende bilinçli yaşamın oluşması için gerekli doğa kanunlarının hassas ayarı, açıkça tanrı'nın evreni böyle bir hayat ve bilincin gelişmesi için tasarladığı sonucunu çıkarır. bu demek oluyor ki, evrendeki varlığımız tanrı'nın planının merkezi bir parçasıdır." -tanrı'nın aklı- adlı kitabından

    1995'te templeton ödülü'nü alırken yaptığı konuşmada şunu söylemiştir:

    "bilim ancak bilim adamı tanrı'nın varlığını tamamen kabul eden bir dünya görüşü benimsediğinde ilerleyebilir."
  • son üç dakika adlı kitabı türün meraklıları için başucu eseri olabilir.olabildiğince basit ve anlaşılabilir yazılmış,derin altyapı gerektirmeden okunabilir.
  • evrendeki hassas dengeler ve mükemmellik için şunları söyleyen astrofizikçi:

    ''bana göre bütün bunların arkasında çok güçlü bir delil var. öyle görünüyor ki biri doğanın rakamlarını, evreni yaratmak için hassas bir ayara oturtmuş.'' *

    ''tanrı bu tasarımı ne maksatla üretmiştir sorusuna cevap ararken insancı ilke ve biyolojik organizmaların gerekleriyle ilgili oluşumların göz önünde bulundurulması gerekir. evrende bilinçli yaşamın oluşması için gerekli doğa kanunlarının hassas ayarı açıkça tanrı’nın evreni böyle bir hayat ve bilincin gelişmesi için tasarladığı sonucunu çıkarır. bu demek oluyor ki evrendeki varlığımız tanrı’nın planının merkezi bir parçasıdır.'' **

    ''bilim, evrendeki her şeyin akıl ve mantık çerçevesinde işlediğini öngören bir varsayımın üzerinde temellenir. mucizelere yer yoktur. bu, doğa kanunlarını ve fiziksel evrenin işleyişini düzenleyen bir aklın var olduğu anlamına gelir. ateistlere göre doğanın kanunlarının herhangi bir gerekçesi yoktur ve evren tamamen anlamsız bir dizi rastlantı üzerine bina edilmiştir. bir bilim adamı olarak bu düşünceyi kabul etmem mümkün değil. evrenin doğasını ve işleyişini belirleyen, her şeyin kökeninde yer alan ve hiç değişmeyen bir akıl olmalıdır.'' ***

    * paul davies, superforce, s. 243.
    ** paul davies, the mind of god, s. 213
    *** paul davies, ‘what happened before the big bang’, ed: russell stannard, god for the 21st century, templeton foundation press, great britain (2000), s. 12.
  • astrofizik efsanesi.
    denene göre kategorisinde en iyisi bu.
  • evrende hassas bir ayar olduğunu düşünür ama tanrıya inanmaz, agnostiktir. yukarıda söylediği iddia edilen sözleri bu bilgiye göre değerlendirin.
  • ünlü fizikçi paul davies, termodinamiğin 2.yasasından yola çıkarak, evrenin sonsuzdan beri var olamayacağını şöyle izah eder:

    evren sonlu bir düzen stokuna sahipse ve geri dönülemez biçimde düzensizliğe doğru (en sonunda da termodinamik dengeye ulaşacak şekilde) değişiyorsa, buradan çok derin anlama sahip iki çıkarım yapılabilir: birincisi evren sonunda, kendi entropisi içinde deyim yerindeyse debelenerek ölecektir. bu fizikçiler arasında evrenin 'ısı ölümü' olarak adlandırılır. ikincisi evren ezelden beri var olmuş olamaz, çünkü bu durumda sonsuz bir süre önce son denge durumuna ulaşmış olurdu. sonuç: evren her var olmadı.

    çevremizde aşina olduğumuz tüm sistemlerde termodinamiğin ikinci yasasının işlediğini görürüz. örneğin dünya her zaman var olmuş olamaz, aksi halde çekirdeği soğumuş olurdu.
    (tanrı ve yeni fizik,paul davies,alfa yayınları,1.baskı,s.25,26)