şükela:  tümü | bugün soru sor
  • nazım'ın bir şiirini adadığı amerikalı şarkıcı... paul robeson1940'lı yıllarda linç edilmek istenir, sebebi ten rengidir. nazım kendisi için korku adlı bir şiir yazar.

    paul robeson sanırım tam tarih olarak 1948'de linç edilmek istenir. nazım bu şiiri 1949 yılında yazar. nazım sadece robeson için değil steve biko ve nelson mandela için de şiir yazar. 50-60 yıl önce insanlar da nasıl bir hassasiyet ve ilgi olduğunu göstermesi açısından ilginç. şimdi internet var, iletişim araçları var, her şey var ama dünyada ne olup bittiğini eskisi kadar takip edemiyoruz etsek de hissedemiyoruz. ama bir şair sadece gazetenin ve mektubun olduğu bir dünyada atlantiğin karşı kıyısındaki bir insanlık durumunu mısralarıyla ve duygularıyla tarihe kaydediyor.
    "artık sadece iletişim araçları var, iletişimin kendisi yok" diyen jean luc godard'a da selam ediyorum.

    korku
    bize türkülerimizi söyletmiyorlar robeson
    inci dişli zenci kardeşim
    kartal kanatlı kanaryam
    türkülerimizi söyletmiyorlar bize
    korkuyorlar robson şafaktan korkuyorlar
    görmekten,duymaktan,dokunmaktan korkuyorlar
    sevmekten korkuyorlar bizim ferhad gibi sevmekten
    tohumdan ve topraktan korkuyorlar
    akan sudan ve hatırlamaktan korkuyorlar
    ümitten korkuyorlar robeson, ümitten
    korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam
    türkülerimizden korkuyorlar...
  • ''yeniden duyulacak,
    yeniden duyulacak yürüyüş türkümüz,
    bir halk havası kadar yalın, koyaklarımız kadar derin,
    dağlarımız kadar yalçın, onu yaratan halkımız kadar yiğit.''
  • güzel sesli şarkıcı. ev arkadaşımla uzun süre odadan odaya geçerken ya da mutfağa gidip gelirken "didn't my lord deliver daniel" diye aryamsı nidalar yükseltmemize neden olan kişi.
    "didn't my lord deliver daniel
    deliver daniel
    deliver daniel"
  • cok onemli bir insan hakları savunucusudur. vakti zamanında gallere gidip madencilere eşlik etmişliği, avustralyada aborijin haklarını savunmak adına yaptıgı konuşmalar vardır. sovyetler birliği ile arasının iyi olması, ve provakatif konuşmaları amerikan hükümetinin tepkisini çeker, altı sene boyunca pasaportu kaldırılır.
  • çalışıyoruz mississippi’de,
    çalışıyoruz oynarken beyazlar,
    çekeceğiz bu mavnaları
    ta kıyamet kopana kadar.

    uzak olayım mississippi’den,
    beyaz patronlardan olayım uzak,
    götürün ürdün nehri’ne beni,
    odur geçmek istediğim ırmak.

    bu koca nehir, bu koca nehir,
    var bir bildiği, ama yok söylediği,
    yalnız akıyor, akıyor durmadan.

    ne patates ekiyor, ne pamuk,
    ekenlerse unutuluyor çarçabuk,
    oysa koca nehir akıyor durmadan.

    senle ben kan ter içindeyiz,
    ağrıyıp sızlıyor her yerimiz.
    “git çek mavnayı!”, “gel tut balyayı!”
    içsek gösterirler sarhoş olmayı.

    bezdim yaşayıp debelenmekten
    ama korkuyorum ölmekten,
    oysa koca nehir akıyor durmadan.

    *
  • 2000 tarihli me v. the angry mob albümünden bir the world/inferno friendship society şarkısı.sözlerini de yazayım:

    joy beats oppression,
    but oppression will make you pay,
    cause our joy is fleeting
    oppression never goes away.
    you look them right in the eye,
    you stare and shout them down,
    but joy, our joy,
    don't really care for fighting
    while oppression will wait around for you to blink.
    joy beats oppression,
    but oppression will make you pay.
    speak up, black out, black listed, full bodied, red?

    he gave us everything he could
    but he got tired man,
    we all get tired when we ain't thinking so good
    when he got tired this country
    it took back every damn thing
    that it god damn could.
    bullies will always take back what they can,
    from the free, from the poor lucky drunks
    who just don't give a damn
    this country will always take back everything it can.
    speak up, black out, black listed, full bodied, red?

    he wasn't in it for hisself,
    he was in it for you and for me
    but he fought it alone
    and that makes you bitter and mean,
    for a while this could be so good,
    for tonight we make the rules
    here inside this club.
    me and the girls are here to tell you,
    they're fucking with you
    'cause they want what you have
    things are really pretty damn funny
    things ain't really quite so bad.
    take this one thing with you to home
    and to work and to school to mom and to dad
    there are moments when you can stop the world
    remember that friends and don' t be sad.
    take this one thing with you to home
    and to work and to school to mom and to dad
    don't hang a man out to dry again,
    don't make him fight it all alone again.
    speak up, black out, black listed, full bodied, red.
  • hayatı boyunca ırkçılıkla mücade etmiş bir siyahi sanatçıdır. baroya kabul edilen ilk zenci avukat ünvanı da yine kendisine aittir. bunların yanı sıra atletizm ve amerikan futbolunun da önemli isimlerinden biri olmuştur. sinema filmlerinde de oynamıştır. 1934'te sovyetler birliği'ni ziyaret ettikten sonra sosyalizmden etkilenmiştir. şahane bir insan olduğunu nazım hikmet sayesinde bir kez daha anlıyoruz.

    --- alıntı ---
    paul leroy bustill robeson, (d. 9 nisan 1898, princeton - ö. 23 ocak 1976, philadelphia), abd'li oyuncu, atlet, bas - bariton ses sanatçısı, yazar, sivil haklar savunucusu.

    köle kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğan robeson, yoksullukla geçen çocukluk yıllarında ilkokuldayken ırkçılıkla karşılaştı. okuldaki iki zenci çocuktan biriydi. kuvvetli yapısı ve çalışkan olması nedeniyle ırkçı davranışlara direnerek okulunu başarıyla bitirdi. abd tarihinde o zamana kadar hiçkimseye verilmeyen "onurlu aile" belgesi kazanan paul, fiziksel yatkınlığı nedeniyle okul takımına seçildi. daha sonra atletizm ve amerikan futbolunun önemli isimlerinden biri oldu. ilerleyen yıllarda colombia üniversitesi hukuk fakültesi'ne girerek mezun oldu. baroya kabul edilen ilk zenci avukat paul robeson'dur. irkçılıkla mücadelesini sürdüren robeson, okul yıllarında ilgi duyduğu tiyatro ilgisi, avukatlığı bırakmasına neden oldu. müzikal koroya girdi. 1921 yılında new york şehir hastanesinin tek zenci kadın kimyageri cardozo goode ile evlendi. aynı yıl kendi müzik grubunu kurdu.

    bir yandan ku klux klan tehditleri almaya devam eden paul robeson, yeniden oyunculuuğa dönerek birçok oyun ve filmde rol aldı. shakespeare'in othello'sunda oynayan ilk zenci oyuncu olmasıyla başarıları zirveye çıktı. 1931 yılında londra'ya yerleşti. 1932'de ilk eşinden ayrılarak beyaz bir kadınla evlendi. 1933 yılından itibaren sinema filmlerinde başarılı roller oynadı. 1934'te sovyetler birliği'ni ziyaret eden sanatçı, sosyalizmden etkilenerek bu doğrultuda çalışmalar yaptı. 1939 yılında abd'ne döndü.

    insan hakları, yoksullukla mücadele, ırkçılık gibi konularda seri konferanslar verdi. 4 eylül 1949 tarihinde newyork’un prekskill kentinde şarkıcılığa veda konseri sırasında ku klux klan saldırısında linç edilmekten son anda kurtarıldı. afrika halkları konseyi başkanı seçildi. paul robeson; nazım hikmet’in serbest bırakılması için dünya çapında kampanya başlatarak, şairin “..balık tuttum yiyen ölür / elimize değen ölür / bu gemi bir kara tabut / lumbarından giren ölür” şiiri ile birlikte dört şiirini besteledi. nazım hikmet’le birlikte dünya barış konseyi ödülünü paylaştı. amerikan komünist partisi üyesi olduğunu, truman delegasyonunda açıkladığı için yurt dışına çıkışı yasaklanınca freedom (özgürlük) adında bir gazete çıkardı. israil'li şair itzik feffer'le birlikte "anti-faşist yahudi komitesi"ni oluşturdular. robeson, ırkçıların dışında fbi'nda sürekli gözetimi altında yaşadı, hakkında soruşturmalar açıldı. dünyanın çeşitli ülkelerinden içlerinde ramsey clark, pete seeger, angela davis, dolores huerta, dizzy gillespie, odetta, leon bibb, sidney poitier, harry belafonte, james earl jones, zero mostel, roscoe lee browne, ossie davis, ruby dee, ve coretta scott king gibi sanatçılarla, tanzanya, jamaica, guyana, zambia devlet başkanlarıyla, indira gandhi, arthur ashe, linus pauling, george w. crockett, leonard bernstein gibi isimlerin de olduğu 3000'in üstünde kişi, paul robeson'un 75. doğum gününü ünlü carnegie hall'da kutladılar. paul robeson, 1976 yılında yaşadığı bir felcin ardından philadelphia'da yaşamını yitirdi.
    --- alıntı ---
  • mccarthy'nin yürüttüğü komünist avından nasibini almış müzik insanı.