şükela:  tümü | bugün
  • simon & garfunkel'in figuransiz hali.. super bestekar.. saymakla bitmez.. direk hastasiyim.. scarborough fair.. bridge over troubled water..
  • bu adam muzik kariyerinin bir noktasinda degisik bir seyler yapmak istemis ve guney amerika ve afrika kokenli muzikleri kesfetmeye ve islemeye baslamistir. son donemlerde duydugunuz "awa awa"larin nedeni budur, bu vokaller amerika'da bazilari tarafindan cok tutulmus bir muzik akiminin oncusu olmustur.
  • dunyaca unlu amerikalı folk sarkıcısı...simon & garfunkel'ın efsanewi otesi elemanı...solo kariyeride mukemmel...simon & garfunkel'dayken the boxer, el condor pasa, sound of silence, the bridge over troubled water gibi efsane otesi sarkıları besteledi...solo kariyerindede dunyanın en guzel sarkılarından birisi olan 50 ways to leave your lover'ı besteledi...en iyi solo albumu kesinlikle 75 tarihli still crazy after all these years'dır...87'de afrikadaki ac cocukların yardımına wembley'de werdii konser unutulmaz...herkez onu 86 tarihli klibi manyak komik sarkı, you can call me out'la tanıyo...
    acaip sempatik bi herif onuda belirtiyim...
  • her uch yılda bı bashka bı uchuncu dunya ulkesınden muzısyenlerle o ulke trıplerıne yakın muzık uretımınde bulunan, the boy ın the bubble ıle hayatıma gıren ve ıkı yıl evvel bı yazımı i was born ın pueoorrto ricco dıyee baarrarak gechırmeme sebep olan folktorık adam
  • garfunkel ile birlikte the boxer, sound of silence, the bridge over troubled water gibin aşmış parçalara imza atmıştır...
    ps: yukardakilerden farklı bişey eklemedim ama yazmadan da geçemedim...
  • bahsi gecen parca you can call me al olup hakikaten cok matrak bir klibe sahiptir. bu klip sayesinde genelde ciddi biri olarak bilinen paul simon kendisini tanimayanlar tarafindan "ahahah, soytariya bak" diye takip edilmeye baslanmistir.
  • new york kültürünün icabında ne kadar da incelebildiğini göstererek bizi hayretler içinde bırakan şehir şairi... bilmem hiç dikkat ettiniz mi; paul simon'un yüzünde her zaman tuhaf bir sakinlik var. sanki gezegeninden beş dakikalığına gelmiş, işini bitirince de koyununu ve gülünü toparlayıp geri dönecekmiş gibi duruyor hep. ses rengi anti-depresan etkisinde. bi de hal, tavır ve hissiyat olarak bizim mazhar alanson'la akraba gibi. eskilerin 'nev-i şahsına münhasır' diye hoş bi sözü vardır ya, paul simon'a bakınca aklıma o geliyor. bi de tabii o şarkı: still crazy after all these years...
  • 50 ways to leave your lover gibi muhte$em bir parcayi daha super kimse soyleyemez diye dusunduren yetenekli adam
  • münih konserinde gitaristinin penasını abime hediye ettiği büyük bir sanatçıdır, ozandır*. ayrıyetten elini sıktığı kişilerin gözünün içine deler gibi bakarmış,

    (bkz: paul iyi çocuktur ama içince sapıtır)
    (bkz: paul ve ağabeyim)
    (bkz: paul ve ben)
    (bkz: abim ve ben)