şükela:  tümü | bugün soru sor
  • enola gay'in pilotu; hirosima'yı bombalayan -piyon- canavar; "sonradan intihar etmiş" diye bi efsane wardır ama, yabancısıyız efsanelerin...
  • size bir tarihi şahsiyetten bahsetmek istiyorum. ünlü lanetli bir taşıtın kaptanından: paul tibbets. enola gay'in kaptan pilotu.

    bu yazıyı tibbets'in "sonuçlarını kestiremediği eyleminden pişmanliği" efsanesini nette dolaştıran ve onu korkunç gücün elinde bir piyon olarak gösteren ve bu yolla bir nebze acıma duygusu yaratmaya çalışan e-mailler üzerine kaleme aldım. aşağıda yazılanlar detaylarıyla kanıtlamalıdır ki tibbets, yaptığından asla pişmanlık duymadı. dahası görevini yaparken olası sonuçlarından habersiz de olamazdı çünkü tarihin bu en büyük taammüden cinayetinde, en büyük toplu katliamında failler arasındaydı.

    savaş sonrası röportajlarda ‘‘hiç pişman oldunuz mu?’’ sorusuna karşılık tibbets, ‘‘hayır, doğru işi yaptığımıza inanıyordum. evet, birçok insan öldüreceğimizi biliyordum. ama birçok hayatı da kurtaracağımızı biliyordum. japonya'yı işgal etmek zorunda kalmayacaktık’’ demişti.

    gelelim biyografimize:
    paul tibbets ,23 şubat 1915 quincy, illinois'de enola gay ve paul warfield tibbets'in oğulları olarak dünyaya geldi. havacılıkla dokuz yaşında tanıştı ve 'ukte' edindi. 1933'de ailesinin isteği üzerine ilk olarak tıp dalında eğitim görmek üzere university of florida / gainesville'e yazıldı. ancak onun aklı havacılıktaydı ve ailesinin itirazlarına rağmen 1937'de kara kuvvetleri uçuş birliği/army air corps'a kaydoldu.

    uçuş brovesini başarıyla kazandıktan sonra çoğu arkadaşlarının aksine avcı uçakları yerine, çok motorlu keşif uçaklarına atanmasını talep etti.

    1942'de b-17 pilotu olarak avrupa'da alman hedeflerine yapılan hava bombardımanlarına katıldı.
    1942 sonunda abd'nin kuzey afrika seferi "operation torch" için general mark clark'ı sonrasında ise eisenhower'i cezayir'e ulaştıran uçaklara kaptanlık etti.

    müttefiklerin kuzey afrika'ya yerleşmesinin ardından burada konuşlanmış b17 filolarına ve ardından 12nci filo'ya atanarak iniş ve kalkışlarda dengesizliği yüzünden pilotlara korku yaşatan b26 marauder filolarına kumanda etti.

    1943 temmuzu'nda yeni b29 superfortress'lerin tasarımına adanmış 4 üretim tesisinden biri olan "boeing wichita"ya danışman ve test pilotu olarak atandı. uçağın bir takım silahlarının azaltılması sayesinde performansının yükseltilebileceğini önererek gelişimine katkıda bulundu.

    eylül 1944'te top secret görevle colorado springs'te "atom bombası"nın bombardıman uçaklarından atılabilmesi için çalışan . general uzal ent ve profesor norman ramsey'e katılarak manhattan project'e silverplate kodadıyla danışman olarak atandı.

    bu mevkide yetkisi hemen hemen sınırsızdı . emrindeki 509ncu bileşik grup, wendover,utah'da konuşlanmış olup , 15 adet b29 ve 1,800 kişiden oluşuyordu. avrupa savaşındaki b-17 mürettebatından 4 kişiyi test uçağını uçurmak için seçmişti: tom ferebee (bombardımancı), çavuş george caron (kuyruk makineli), dutch van kirk (nevigator), ve çavuş. wyatt duzenberry (uçuş mühendisi).
    burada 15 yeni b29 daha yüksek hız ve irtifada uçaksavar bataryalarının tehdidinden yüksekte uçabilmesi için taretlerinden ve kuyruk makinelisi dışındaki zırhından arındırıldı. yakıt enjeksiyonlu yeni motorlarla ve özel pervanelerle donatıldı. ve bomba kompartımanı 10.000 poundluk tek bir bombanın ağırlığına dayanabilecek şekilde güçlendirildi.

    393ncü b29 bombardıman filosu, test uçuşları ardından bombalama tatbikatlarına başladı. ana müşkülat atom bombasını atacak uçak ve mürettebatını oluşacak şok dalgasından korumak için gerekli uzaklığa taşımaktı. bilimadamları b29 ve mürettebetının şok dalgasına 8 millik bir mesafede dayanabileceğini hesaplamışlardı. 31,000 feette uçtuğundan b29 zaten patlama noktasından 6 mil mesafede olacaktı. tibbets gerekli ek mesafeyi kazanmak için 155 derecelik sert bir dönüşün en iyi manevra olacağına karar verdi. 2 dakikalık bir süre zarfında b29 yönünü tersine çevirerek 5 millik bir uçuş yapacaktı.

    bir diğer kritik husus bombanın hedefe isabetindeki doğruluğu sağlamaktı. bombanın hedefi 200 feetlik bir hata payı ile vurmasını sağlamak gerekiyordu. bütün bunların yanısıra deniz ve kara üzerinde b29'un tam bir sessizlik içinde yol alabilmesi için telsiz temasından kaçınarak kendi nevigasyon imkanlarıyla hedefi bulması gerekiyordu.

    uçuş ekibi tüm bu hususlar için gerekli çözümleri kuba üzerinde uçarak geliştirdi. tüm organizasyon 1944'te hazırlıklarını tamamlandı ve 17 aralık tarihinde resmi göreve atandı. tibbets ve adamları bu tarihten 1945 mayısına kadar geçen zamanı pasifik'teki mariana takım adaları'ndan biri olan tinian adası'na taşınmakla geçirdi. tinian'ın 2600 metrelik uçuş pisti zamanının en uzun pisti olup bu iş için idealdi.

    bu esnada 16 temmuz'da ilk atom bombası testi new mexio alamogordo'da gerçekleştirildi ancan tibbets buna katılamadı çünkü general curtis lemay'i (pasifik'teki stratejik güçlerin hava kuvvetleri komutanı) görevi başka bir birliğe devretmek fikrinden caydırabilmak için tinian'a dönmek zorunda kalmıştı.
    5 agustos 1945 ögleden sonra başkan truman, atom bombasının japonya'ya karşı kullanılmasına ilişkin emri onayladı.

    - 6 agustos 1945 02:45 a.m.'de enola gay , paul tibbets ve mürettabetı ile birlikte havalanarak rotasını hiroshima 'ya çevirdi.

    - saat tam 03.00'te, bomba teknisyeni albay william parsons, hiroshima'nın küçük oğlan çocuğu little boy'u yuvasına yüklemeye başladı. 15 dakika sonra işlem tamamlanmıştı.

    - 06.05'de 'iwo jima' adası üzerine ulaşan uçak, rotasını japonya'ya doğru kırdı. bu asnada hedef olarak belirlenmiş seçeneklere gözlem için bir saat önde havalanmış üç refakatçi uçaktan biri strait flush'ın komutanı etherley'den "y-3, q-3, b-2, c-1." kodlu mesajı aldılar. bu hiroşima üzerinde görüşe izin verecek kalınlıkta bir bulut tabakası bulunduğu anlamına geliyordu. tibbets adamlarına mesajı iletti "it's hiroshima."

    - bundan sonra japonya sahili'ne yaklaştılar. shikoku ve iyo denizi üzerinden uçarken herhangi bir direnişla karşılaşmadılar.

    - 07.30'da parsons, kişisel log defterine 'kırmızı çubuklar devreye sokuldu!' diye yazdı. bombanın ateşleme mekanizması aktive edilmişti!..

    - 07.41'de tibbets, gaz kollarına yüklenerek tırmanmaya başladı.

    - 08.38'de, sakince bombanın atılacağı yükseklik olan 30.700 feet (9.357 metre) irtifaya ulaşıldı. pilot bu noktada uçağı düz uçuşa geçirdi.

    - 08.47'de elektronik fünyeler kontrol edildi ve çalışır durumda oldukları saptandı. enola gay artık tarihin akışını değiştirecek olan lanetli misyonunu tamamlamaya çok yaklaşmıştı...

    - saat tam 09.00'da tibbets, hiroşima'yı gördü. kentin üzerinde bir tur atarak hedefin her yöne eşit uzaklıkta olacağı noktayı saptadı. bu şekilde azami tahribatı garanti etmiş oluyordu.geri döndü.

    - tam 09.15'te (lokal saatle 8:15), atom bombasını yuvasından serbest bırakacak kapakları açtı!..

    - tam 09:15 artı 15nci saniyede atom bombası, hava saldırılarının gece yapılmasına alışmış kent halkı, savaşın zamanının sıkıntılarıyla, yokluklarıyla da olsa yeni bir güne hazırlanmaktayken patladı. ve savaşın kaderi ve tarih değişmiş oldu.

    - yukarıda yaklaşık iki dakika sonra kabinin içi gözleri kör edecek denli parlak bir ışıkla doldu. patlamayla oluşan ilk darbe enola gay'e vurduğunda, bir an bütün ekip dev uçağın metal gövdesinin perçinlerinden kurtularak parçalara ayrılacağını sandı. kentin üzerinde neredeyse uçtukları yüksekliğe kadar gri bir bulut oluşmuştu. doruğuna doğru giderek büyüyen bir mantar biçimi alıyordu. çekirdeğinde parlayan kırmızı bir kütle yükseldikçe mantarlaşıyor, yayılıyor, giderek morlaşan bir gri tona ulaşıyordu. kuyruk topçusu "bob caron, bombanın patlayışına şahit olan tek mürettebattı. gözlüklere rağmen bir an kör olduğunu sandı. "iki dakika önce, altımızda upuzun yayılan koca kent adeta buharlaştı!' diye bir çığlık attı.

    - atom bombası, hiroşima üzerinde patladığı ilk anda 70.000 kişi 'buharlaştı... sağ kalabilmiş olanlar, toz-toprak ve kana bulanmış halde çaresizlik içindeydiler. büyük kısmı kısa süre içinde, birer ikişer düşüp can vermeye başladılar. her şeye karşın ayakta kalabilenlerde radyasyondan kaynaklanan yeni tür hastalıklar ortaya çıktı; saçları dökülüyor, dişetleri kanıyor, lenf bezlerinde, kemik iliklerinde öldürücü hastalıklar görülüyordu.. kimi birkaç gün, kimi birkaç ay dayanabildi, kasım'a kadar geçen iki aylık sürede 60.000 insan daha radyasyondan öldü. . onu takip eden beş yıl zarfında 65.000 japon daha, vücutları mutasyona uğramış bir biçimde, büyük acılar çekerek öldüler. tıp bilimi, daha önce görülmemiş türdeki bu vakalar karşısında çaresiz kalmıştı. radyasyonun etkisiyle toprak ve bitki örtüsü kavruldu, sular zehirlendi. kentin üzerine haftalarca kara asit yağmurları yağdı!..

    sağ kalan hiroşimalılar, ilk anda ölenler kadar şanslı olmadıklarını anlamışlardı.

    - 9 ağustos'ta nagasaki üzerinde patlayan bombanın ('fat boy / şişman çocuk') kurbanlarıyla birlikte sayı yarım milyonu geçti. böylece, insanlık bilinen tarihinin en büyük katliamına tanık oldu

    - ama o gün zafer (!) tibbets'indi. 2:58 p.m'de enola gay tinian'a iniş yaptı. general spaatz burada paul'ü seçkin hizmet madalyası ve
    yüzbaşı. robert lewis - kopilot
    binbaşı. thomas ferebee - bombardıman subayı
    yüzbaşı. theodore van kirk - navigator
    teğmen. jacob beser - radar uzmanı
    yüzbaşı. william "deak" parsons - silahçı
    asteğmen. maurice jeppson - silahçı yardımcısı
    çavuş. joe stiborik - radar
    astsubay kıdemli çavuş. george caron - kuyruk bataryası
    çavuş robert shumard - yardımcı uçuş mühendisi
    er. (pfc) richard nelson - irtibat
    astsubay üstçavuş . wayne duzenberry - uçuş mühendisi 'dan oluşan mürettebatını ise hava madalyaları ile onurlandırdı.

    japonya'nın teslim olmasının ardından çok geçmeden, tibbets, nagazaki'deki tahribatı yerinde inceledi. 1946'da bikini'deki nukleer denemelerde danışman olarak yer aldı. ve abd'nin ilk jet bombardıman uçağı b47'lerin tasarım ve geliştirilmesinde yer aldı. 31 agustos 1966'da ordudan emekli oldu, sivil havacılığa geçti. "learjet"leri avrupa'da ilk uçuran firmalardan birini yönetti. 1985'de firma el değiştirip ikinci kere emekli olduğunda lear'larda 400 saatlik bir uçuşu bulunuyordu.

    düşmanın bir an önce teslim olmasını sağlayarak müttefik ve abd güçlerinin ve insan kaybının önüne geçilmesini sağladığı için ulusuna yaptığı üstün hizmet ve liderlikteki yetenekleri ile örnek teşkil ettiği düşünülen tibbets'in fotoğrafı, bugün abd ulusal havacılık onur holünde asılı bulunmaktadır.

    diğer madalyaları:
    distinguished flying cross
    air medal
    purple heart
    legion of merit
    european campaign medal
    joint staff commendation medal
    american defense service medal
    w.w.ii victory medal
    airforce outstanding unit award
    american campaign medal

    kaynaklar:
    http://www.theenolagay.com/man.html
    http://www.acepilots.com/usaaf_tibbets.html
    http://www.tayyareci.com/amerikanucak/ww2/b29.asp
    http://www.tayyareci.com/amerikanucak/ww2.asp

    dipnot:
    "i realized that she (sophie scholl) was the same age as me, and i realized that she was executed the same year i started working for hitler. at that moment, i really sensed it was no excuse to be young and that it might have been possible to find out what was going on." -- traudl junge "hitler's secretary"

    çevirisi:
    "farkettim ki benimle aynı yaştaymış, ve yine farkettim ki ben hitler için çalışmaya başladığım yıl idam edilmiş. o anda algıladım ki "çok gençtik" gibi bir mazeretin ardına sığınmak mümkün değil ve neler olup bittiğinin ayırdına varmak mümkün olabilirmiş"
    traudl junge "hitler'in sekreteri"

    http://www.jlrweb.com/whiterose/
    http://www.jlrweb.com/whiterose/leaflets.html
  • en kisa surede en cok insan oldurme rekorunu elinde bulunduran et beyinli. (bkz: aferim)
  • ikinci dunya savasi'nin pasifik bolumunun bitmesinin yildonumu nedeniyle bir televizyon kanalinda gosterilen belgesel'de,

    "yaptigimdan pisman degilim. evet o kadar kisinin olmus olmasina uzuldum, ama savas bu. insanlar oluyorlar ne yazik ki. biz oldurmeseydik, onlar bizi oldurecekti. fakat enola gay'in pilotu oldugum ve atom bombasi'ni attigimiz hic gozume bir gece bile uyku girmedigi olmadi. aksine gorevi basariyla tamamlamis olmanin mutlulugunu yasadim."

    benzeri aciklamalar yapmis olan adam.
  • attığı bombanın yıkıcılık derecesini bilip bilmediği, olaydan sonra pişman olup olmadığı ya da intihar edip etmediği hiçbir zaman bilinemeyecek insan. manipulasyon yumağı amerikan politikaları sağolsun.
  • kendisi hiçbir zaman pişman olmadığını söylemiş ve intihar etmemiş, bugün çeşitli hastalıkları nedeniyle ölmüştür.
  • öldükten sonra her şeyi unutmuş olan insan. kendinden öncekilerle aynı yere gitti sonuçta. şeker bile yiyemedi sayesinde kağıt gibi yanan çocuklar. kendisinin hiç bir suçluluk duymayışı ile ilgili küçük bir araştırma yapılsa olayın disiplin meraklısı bir aile ya da çocuğu kendinden vazgeçmeye yöneltecek bir itaat davranışıyla insanlığından uzaklaştırdığı ortaya çıkacaktır.

    suçluluk duymayacaktır. çünkü itaat etmiştir. itaat şu demektir: "ben sana kendimi teslim ediyorum. bütün vebalim sende. benim sorumlum sensin." (bkz: itaat/@antropolog)

    hızlı edit: çok küçük bir araştırma ile bulduğum ilk bir kaç yüz sonuç aynı şeyi söylüyor: "tibbets' father, a believer in discipline, shipped his son off to western military academy in..."

    babası disipline inanan bir insanmış. çocuk ise hayatı boyunca babasının öfkesinden kaçmak için güç sahiplerine itaat etmiş olmalı. itaat sizi sevdiklerinizin şiddetinden korur çünkü.
  • "protesto yerine dönüşeceği" endişesiyle mezar taşı veya cenaze töreni istememiştir.

    kaynak:

    `http://www.zaman.com.tr/…tr/haber.do?haberno=608206`
  • 92 yaşında ölmüştür.
  • hiroşima'ya atom bombasını attıktan sonra "bombayı atmasaydık, japonya teslim olmayacak, savaş sürecek, daha çok insan ölecekti; yaptığım ahlaken doğruydu" şeklinde konuşmuş kişi.
    ölmeden bir sene önce ise "savaşta ahlak yoktur. aramızdaki sorunları çözmek için savaştan başka bir yol bulmalıyız." demiş..biraz geç kalmış bir söylem.