şükela:  tümü | bugün soru sor
  • amerikan merkez bankasi fed'in 1979'dan 1987'ye kadar başkanlık koltuğunda oturan kişidir. 1927 yılında doğmuştur. princeton üniversitesi'nden 1949 yılında mezun olmuş, harvard üniversitesi'nde de politik iktisat üzerine yüksek lisans yapmıştır. abd'de keynesyen para politikaları onun zamanında terk edilmiş ve monetarist ekonomi politikasının devri başlamıştır.

    dipnot: enflasyona karşı savaş açtığı da yalandır. aksine daha görevine atanmadan önce regülasyonların kaldırılmasını ve böylece fiyatların aşırı yükselmesinin önüne geçilmemesini, serbest bırakılmasını savunmuştur. (bkz: deregülasyon/#19483313)

    (bkz: monetarizm)
    (bkz: alan greenspan)
  • barack obama kurdugu ad hoc president's economic recovery advisory board'in basina atamistir.

    paul volcker 1980'lerde "ben onu bunu anlamam. benim ülkemde %14 enflasyon var, ben bu enflasyonu asagi çekecegim" diyerek fed'in basina gelmis, enflasyonu da asagi çekmistir. ama ne pahasina? uyguladigi siki para politikasi kisa dönem faizler %17'yi geçmis, issizlik, dolar -dolayisiyla cari açik- rekorlar kirmis, üçüncü dünya ülkelerini borç krizine sürüklenmisti. hâliyle böylesi sabikasi olan birisini, obama'nin yeni kurulan, umut vermesi gereken bir kurumun basina atamasi sasirtici görünüyor.

    yine de bir umut var. ola ki 1980'lerde ""ben onu bunu anlamam. benim ülkemde %14 enflasyon var, ben bu enflasyonu asagi çekecegim" derken gösterdigi bagnazligi simdi de ""ben onu bunu anlamam. benim banka krizi reel krize dönüsüyor, ben bu krizi engelleyecegim" diyerek bankalari ve mali piyasalari kontrol altina almakta ve kamu harcamalarina dayali bütçe politikasinda gösterir. umarim böyle olur da isin içinden "siz beni monetarist mi zannetmistiniz? ben aslinda pragmatigim" diyerek çikar.
  • barack obama'nin ayni hafta icinde atadigi ekonomi danismanlarindan sadece biridir. bill clinton doneminin hazine mustesarlarindan larry summers national economic council'in basina, berkeley'den christina romer de council of economic advisers'in basina getirilmislerdir. gene ayni hafta icinde goreve atanmis yeni hazine mustesari timothy geithner'i ve mevcut federal reserve baskani ben bernanke'yi de unutmamali. bu kadar cok isim arasinda volcker'in tek basina belirleyici bir rol oynamasi beklenmemeli kanimca. ayrica mali piyasalarin regulasyonu konusunda paul volcker'in alan greenspan gibi liberteryen gorusleri olmadigi da biliniyor.

    larry summers zaten aylardan beri keynezyen butce politikalari oneriyordu. summers, obama'nin kamu harcamalarina dayali "stimulus plan"inin da arkasindaki isimlerden biri olacaktir. zaten obama yonetiminden sadece keynezyen politikalar da beklenmemeli. krizden cikmak icin ellerindeki tum mali ve parasal araclari pragmatik bir sekilde kullanacaklardir. hatta bush yonetiminin 2010'da suresi dolacak olan vergi indirimlerinin suresini bile uzatabilirler (obama'nin 2008 baskanlik secimi kampanya vaatlerinden saparak). ben bernanke, nam-i diger helikopter ben, yonetimindeki federal reserve'in bilancosu agustos 2008'deki 900 milyar dolar buyuklugunden kasim 2008 itibariyle 2.2 trilyon dolar seviyesine gelmis, para musluklari sonuna dek acilmis. volcker, enflasyona kafayi takmis sabikali bir monetarist olarak buna mi itiraz edecek simdi?
  • dünya tarihinin gördüğü en bol (expansive) para arzını ortaya çıkarmakta kararlı olan ben "copter*" bernanke bu civarlarda oldukça değil büyük buhran, ufak bir deflatif daralmaya bile yol açamayacak kişi. hele ki danışmanlık yapacağı grubun amerikada olabildiğince devletçi, demokrat üçgeni (obama, senato, meclis) olduğu düşünüldüğünde.

    ekonomik entarilerimizi alegorisiz bitirirsek olur mu, olmaz. volcker'in şu anki abd para politikasına etkisi, schumacher'in pit'inde akrep nalan'ın teknikerlik yapmasına benzer. biri ayağa kalkıp aracın başına gelesiye kadar öbürü piste çıkmış turu yarılamıştır.
  • hakkinda yazilan bazi elestirilere bakilacak olursa "volcker'in yuksek enflasyonu dusurmek icin uyguladigi siki para politikalari yuzunden issizlik oyle bir artti ki, abd bir daha belini dogrultamadi ve enflasyonu dusurmek pahasina issizlik %10-11 seviyelerinde oylece kalakaldi" gibi bir izlenim dogabilir. 1980-1982 resesyonlarini takip eden uzun donemde abd'nin issizlik ve enflasyon orani ortalamalarina ve oynakliklarina ne olmus, onlara da ciplak gozle bir bakalim:[1]

    issizlik oranlari: http://research.stlouisfed.org/…red2/series/unrate/
    enflasyon oranlari: http://research.stlouisfed.org/…h?chart_type=line&s[1][id]=CPIAUCSL&s[1][transformation]=pc1
    reel gdp buyume oranlari: http://research.stlouisfed.org/…h?chart_type=line&s[1][id]=GDPC1&s[1][transformation]=pc1

    volcker ve volcker sonrasi fed politikalarinin 1980'lerin ortasi sonrasi abd'sinin artan ekonomik istikrarina belirleyici, nedensel bir katkisi ne derecede olmustur, o tartisilir.[1], [2] fakat uzun donemli fiyat istikrari ve bunun istikrarli ekonomik kalkinmaya olumlu etkileri kucumsenecek kazanimlar degillerdir. abd ekonomisi 1970'lerden miras kalan reel ekonomik krizleri atlattiktan sonra, cok uzun bir sure hem dusuk enflasyon yasamis, hem de diger gelismis ulkelere kiyasla gorece yuksek ortalama bir hizla buyumustur. volcker politikalarinin, 1987'de fed baskanligina gelen ve bu gorevi 18 yil surdurmus alan greenspan'in itibarina da cok buyuk bir katki yapmis oldugunu dusununlerin sayisi az degildir.

    http://www.washingtonpost.com/…ar2008112603957.html

    (kafa utuluyen bagnaz solcu modu on) gene de siz barack obama'nin abd'nin tekrar resesyona girdigi 2008 yilinin sonuna dogru acikladigi altyapi yatirimi harcamalarina dayali is yaratma planina pek guvenmeyin. ici bos cikacak ve halka hicbir faydasi olmayacaktir. obama'nin basinda volcker gibi merkezin bir hayli saginda, bagnaz, neoliberal, monetarist, isci dusmani, bankster isbirlikcisi, hayekci halk dusmanlarina hizmet eden suclu danismanlar varken degisim filan beklemeyin. obama, hugo chavez gibi degisim ruzgarlari estirecek sosyalist bir devrimci degildir, main street'e yakinmis gibi gorunmeye calismaktadir, ama aslinda bir wall street yandasidir. hincal'dir, uluc'tur, taocu'dur, humanoid cylon'dur. (kafa utuluyen bagnaz solcu modu off)

    obama'nin stimulus plani hakkinda:
    http://money.cnn.com/…ex.htm?postversion=2008120612
    http://voices.washingtonpost.com/…ights_of_his.html

    diger kaynaklar:
    [1] stanford universitesi'nden para politikasi uzmani john b. taylor, 6 ekim 1979 gunu paul volcker baskanligindaki fed tarafindan alinmis onlemler sonrasinda yasanmis uzun vadeli ekonomik gelismeleri kendi perspektifinden soyle degerlendirmis (2005 tarihli bir yazi): http://research.stlouisfed.org/…03/part2/taylor.pdf
    http://www.stanford.edu/…dremarksonlongboom2000.pdf (2000 tarihli bir panel tartismasindan)

    [2] 1980 sonrasi donemde artan ekonomik istikrar konusunda yaptigi bir konusmada simdiki fed baskani ben bernanke de diger alternatif aciklamalari es gecmemis (her ne kadar bazilari(!) bernanke'nin bu dikkatini es gecseler de):
    http://www.federalreserve.gov/…20040220/default.htm

    ek notlar: paul volcker 1969-1974 arasinda abd hazinesinde uluslararasi para islerinden sorumlu alt mustesar olarak calismis ve uluslararasi doviz kurlarini sabit bir rejime tabi tutan bretton woods sistemi'nin (sabit doviz kuru rejimi) 1971'de richard nixon yonetimi tarafindan lagvedilmesi sirasinda onemli bir rol oynamis. hazineden ayrildiktan sonra, 1975-1979 arasi donemde new york fed'in basinda bulunmus.

    abd'de, 1980'lerin baslarinda kisa vadeli faiz oranlarinin yukselmesinin (yani mevduat toplama maliyetinin artmasinin) ardindan, ellerindeki uzun vadeli, ama dusuk sabit faizli mortgage kredileri yuzunden zarar etmis cok sayida savings and loan kurulusunun (s&l) batmasi da s&l krizi diye adlandirilmis surece tekabul eder (savings and loan crisis). bunun vebalini de volcker'e yukleyenler varsa pek sasirmam.
  • "sen neymissin be paul abi?" demek istedigim kisi.

    http://www.latimes.com/…er8-2008dec08,0,92052.story

    paul volcker uzerine tartismalar baglaminda abd'de verimlilik, ucretler ve birim iscilik maliyetleri hakkinda da bazi veri setlerine deginmek isterim. bu veri setleri 1947-2008 arasi donemi kapsiyorlar (her degisken icin baz alinan 1992 senesi 100'e denk geliyor):

    a) verimlilik (calisilan saat basina cikti):
    http://research.stlouisfed.org/fred2/series/ophpbs
    http://research.stlouisfed.org/…ed2/data/ophpbs.txt
    1947 seviyesi: 32.110, 2008 seviyesi: 142.293 (yaklasik 4.43 kat artmis)

    b) reel isgucu ucretleri (daha dogrusu calisilan saat basina reel ucret + diger yan odemeler ve tazminatlar):
    http://research.stlouisfed.org/fred2/series/rcphbs
    http://research.stlouisfed.org/…ed2/data/rcphbs.txt
    1947 seviyesi: 40.93, 2008 seviyesi: 119.672 (yaklasik 3 kat artmis)

    c) birim cikti basina iscilik maliyetleri:
    http://research.stlouisfed.org/fred2/series/ulcbs
    http://research.stlouisfed.org/…red2/data/ulcbs.txt
    1947 seviyesi: 21.175, 2008 seviyesi: 128.568 (yaklasik 6 kat artmis)

    a) ve b) serileri arasinda dogrudan bir kiyaslama yapmak dogru olmayabilir, cunku farkli fiyat deflatorleri kullanilmis (asagida ayni fiyat deflatoru kullanilarak yapilmis kiyaslamalar var.)

    benzer veri setleri icin: http://research.stlouisfed.org/fred2/categories/2 (hepsi "u.s. department of labor: bureau of labor statistics" kaynakli)

    ayrica: isgucu ucretlerine verimlilik artislarinin ne kadar iyi yansidigi tartismali bir konu, tabii bu konuda da degisik fikirler var. ornegin, nber baskani martin feldstein da bu konuya egilmis:

    martin feldstein, 2008, did wages reflect growth in productivity?, nber working paper:
    [1] http://www.nber.org/…dproductivity.meetings2008.pdf
    [2] http://www.nber.org/digest/oct08/w13953.html
    [3] http://www.nber.org/papers/w13953

    [4] http://macromarketmusings.blogspot.com/…p-with.html
    [5] http://macromarketmusings.blogspot.com/…tivity.html
    [6] http://img214.imageshack.us/…/1185/realwageseu3.jpg
    [7] edward p. lazear, 2006, "a success story: american productivity”
    http://www.whitehouse.gov/…club-speech-20060713.pdf
    [8] http://www.portfolio.com/…-with-productivity-growth

    [1] ve [4] no'lu linklerden esinlenerek ve yukarida da gonderme yaptigim st. louis fed'in fred2 veritabanindan yararlanarak (ophnfb, ipdnbs ve compnfb veri setleri) hazirladigim reel isgucu kazanci ve verimlilik arasindaki grafigi de soyle takdim edeyim:

    http://img376.imageshack.us/…verimlilikucretye3.png
    ([5], [6] ve [7] no'lu linklerdeki grafikleri boylece kendim de teyit etmis oldum. feldstein'in uyarilari dikkate alinsa dahi, 2003 sonrasinda goruldugu uzere, g. w. bush yonetiminin ikinci doneminde reel isgucu odemelerinin artisi verimlilik artisinin gerisinde kalmis.)

    1970-1980 arasi donemdeki ucret artislari ile ilgili olarak da bakiniz: (bkz: ucret fiyat spirali)

    edit: sunu teslim etmek gerekir ki, ortalama isgucu kazanclarina bakmak kazanimlarin isgucu nufusu icinde dagilimi hakkinda bir fikir vermek icin yeterli degildir. oysa medyan isgucu kazanc istatistiklerinin seyri, verimlilik artislarinin toplum icinde bolusumu hakkinda daha iyi bir fikir verir. bununla ilgili olarak bkz:
    http://www.minneapolisfed.org/…_display.cfm?id=1140
    http://www.minneapolisfed.org/…_display.cfm?id=4049
    http://www.nytimes.com/…08/28/business/28wages.html
  • iktisatcilar icin basit modellerin gercek hayatta nasil ise yarayabilecegi gosteren ekonomist. model icin de (bkz: nairu).
  • giant us bankalarının canını fena yakmış olan şahsiyet.

    (bkz: volcker rule)
  • 30 ekim 2018 tarihinde "keeping at ıt: the quest for sound money and good government" adında hayat hikayesi piyasaya çıkacak olan eski fed başkanı.
  • ekonomiyi getirdiği seviyeye iki günde "yaptım oldu" şeklinde gelinmemiştir.

    volcker önderdiğinde amerikalılar, türkiye'nin şu aralar oy kaygısı ile izlediği hem karnım doysun hem pastam dursun politikası ile enflasyonun def edilemeyeceğini, sert önlemler alınması gerektiğini bilip, bunu ekonomik küçülme ile beraber gerçekleştirmişlerdir ki aksi takdirde başarılı olmak mümkün değildir (1980 ve 1982 yıllık bazda real gdp olarak küçülme - bu dönem öncesi ivmelenip 16%lara vuran enflasyonun 80'de hızla aşağı gelmesi ve 83'e kadar 2%'ye düşmesi).

    mevzubahis kronik enflasyon ise hem büyüyelim, hem enflasyonu indirelim, hem refah içinde yaşayalım diye bir şey olamaz. büyük hastalıkları atlatırken bile yatağa çivilenirsiniz, çünkü bu işin tabiatı budur. belli hatalar yapıp kendinizi uzun süreler boyunca hasta etmeye çalıştıysanız bu işten iki günde sıyrılamazsınız.

    zira kronik enflasyon, başıboş ve umarsız ekonomik politikaların sonucudur. ekseriyetle oy kaygısı güden politikacıların halka şirin gözükmek için har vurup harman savurarak halka kendisini zengin hissettirmek istemeleridir ki tekrar seçilsinler. (buna çözüm bulmak bu entry'nin konusu değil ama ya yeni bir dolaylı seçim sistemi ya da 9-10 senelik ikinci kez seçilme şansı verilmeyen bir seçim sistemi yaratılabilir.) yazın yediğin hurmalar kışın kıçını tırmalar atasözümüz de bu politikamıza özet niteliğindedir.

    politikacıların saçma sapan maliye politikalarını merkez bankası başkanları düzeltmeye ve dizginlemeye çalışır. türkiye de senelerdir bu durumdan muzdariptir; zira politikacılar oy için gevşek politikalar izlediler, merkez bankası ise sıkı politika izlemek zorundaydı çünkü gelecekte dünyada olacakları ön görüyorlardı ancak uzun süre baskı yedikleri için özgür olamadılar ve işler son raddeye gelene dek (iş işten geçinceye dek) hareket edemediler. ancak türkiye'deki politikacılar uzun vadeyi hiç düşünmeyerek uyumsuz maliye-para politikalara ekonomiyi şu anki haline getirmişlerdir.

    dolar bazında dört yıldır küçülsek de (aslında refah açısından önemli olan bu benim için ama şu an teknik konuşuyoruz refah değil) teknik olarak türkiye hala küçülmedi ve kendi para biriminde de birkaç çeyrek küçülmesi gerekiyor ki ölü toprağını üzerinden atsın ve ekonomi şişkinlikten ve yalancı unsurlardan kurtulsun. yalnız bu küçülme "politikacılara rağmen" gerçekleşmemeli, onların da bu işi bilerek ve isteyerek yapmaları lazım. yoksa iki politika arasında 10% uyumsuzluk bile ekonomiyi gelecekte yeni çöküşlere gebe bırakır. çünkü finans böyle bir şeydir, tohum olarak bıraktığınız bir zehir, gün gelir her yere yayılır. iki politika yapıcı arasında tam uyum olmadan da bu zehri bertaraf edemezsiniz.

    volcker'ın fed başkanı olarak izlediği yüksek faiz politikası uzun yıllar boyunca amerika'nın başını ağrıtan enflasyonun belini kırmıştır ve o dönemki başkanlar jimmy carter ve ronald reagan muhtemel ekonomik küçülmeye rağmen buna izin vermiştir. hatta reagan güçlü bir amerika birleşik devletleri'ne sahip olarak bu yatırımının ekmeğini yemiştir.