şükela:  tümü | bugün soru sor
  • italyan asıllı rum olan paulo paolides kıbrıs doğumlu italyan asıllı rumlardandır. paolides avukat olmasına karşın aslında ortadoğunun en büyük silah tüccarıdır. aynı zamanda dönemin kıbrıs cumhurbaşkanı baş piskopos makarios'un avukatıdır. avukatlık mesleğini silah ticaretini gizlemek için kullanmıştır. bu nedenle köşkü kimsenin dışarıdan göremeyeceği ancak hertarafa hakim bir mevkiye yaptırmıştır. böylelikle köşkü silah dağıtım noktası olarak kullanabilecektir.

    sanat düşkünü paolides paolides sanata düşkün bir kimse olarak evini birçok sanat eseri ile donatmıştır. paha biçilmez tablolar, biblolar, içki dolapları, el işi iran halıları, ayrıca kendisine ait kara kalem çalışmalarıda bulunmakta ve evinde sergilemektedir. bazı sanat eserlerini para karşılığı almış ancak bazı eserler kendisine hediye edilmiştir. hediye edilen bu eserlerden bir taneside paha biçilemeyen meryem ana tablosudur. kendisine fransız bir ressam tarafından 1971 yılında hediye edilmiştir. ne amaçla hediye edildiği bilinmemektedir. tablonun özelliği halesinin som altından elindeki tas ve gerdanlığın ise altın suyuna batırılarak resmedilmiş olmasındandır. tablonun bir diğer özelliği ise odanın neresinden bakarsanız bakın elleri, dizleri ayak ucları ve gözlerinin size dönük olmasıdır.
    (bkz: )mavi köşk
  • kıbrıstaki mavi koskun sahibi. goruntude avukat, gorunenin arkasında ise silah tuccarı olan sahsiyet. mavi kosku gezip de dikkatle inceleyince, rehberin anlattıklarından daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz hakkında.

    birincisi, avukat da olsa silah tuccarı da olsa, yaptıgı isten bagımsız olarak inanılmaz zevk sahibi bir insanmıs. parayı harcamayı biliyormus yani, esas demek istedigim bu. bir ev ancak bu kadar incelikle dizayn edilebilir, her odası ayrı bir dunya. her mobilya ayrı bir hikaye. calısma odasındaki koltukla, dinlenme odasındaki koltuk bile bir degil, hepsi islevine gore ozenle secilmis. sanırım kendisi de bu eve oldukca duskunmus ki, barıs harekatı sonrası kıbrıs'tan kacsa da, olunceye kadar eve bir sekilde bakmaya devam etmis. mesela yemek odasında bulunan uzak dogudan gelmis bir deri dolap, ustundeki islemeler uzerine ozel ilacı suruldugunde mevsimine gore renk degistiriyor. bu ilacı gondermeye olene kadar devam etmis paolides, simdi ise ilac surulemediginden ustundeki islemeler sonbaharın rengi olan sarıda kalmıs.

    ikincisi, herif tam bir manyak. ev dısardan bakıldıgında gorulebilecek bir noktada degil, guvenlik sebebiyle ve silahların geldigi limanı ve yolu gorebiliyor. evin her kosesinden fırlayan oyle garip seyler var ki, adamın paranoyak oldugunu cok rahat anlayabilirsiniz. bir sallantıda gul agacından yapılma komidinin ustune dusup de butun evi uykusundan uyandırabilecek bir denge heykelinden tut da, bazı odaların kapı elceklerini alısıldık yone cevirdiginde kendini kitleyen ozel kapılardan (sadece kendisi ve bas kahyası biliyor bu kapıların nasıl acıldıgını), sonradan eklenen deprem odasına kadar... toplantıları gerceklestirdigi kırmızı odada kendi oturdugu masa kapıya yakın yere konulmus, uyudugu odalarda dokuz bogumlu aynalar odaya arkanızı donseniz dahi odanın her yerini gormeye yardımcı oluyor. can guvenligine bu kadar duskun olan bir insanın ne paranoyak olmaması mumkun ne de olumden korkmaması. evi yapan mimar ve calısan iscileri, ev hakkında her detayı bildikleri icin guvenligi gerekcesiyle oldurmus deniyor. diger ilginc bir tarafı da evin bir taraflarından surekli "gunah cıkarma" ya yonelik ozel alanlar fıskırıyor. suca bu derece batmıs birinin, gunah cıkarmaya da bu derece takıntılı olması, "sadece namaz kılıp, oruc tutup da baska her hadsizligi yapmayı kendine hak bilen" in tıpkısının aynısı. olumden epey korkuyormus...

    ucuncusu, rehberin soyledigine gore paulides'in erkeklerle ve cocuklarla da iliskiye girdigi. acıkcası daha fazla soru sordugumda pek tatmin edici bir yanıt alamadım ne derece eminler bu durumlardan diye. sanırım daha cok rivayet... gercekten pedofili ise durum vahimmis. erkeklerle de iliskiye giriyorsa, bu asagılanacak ya da lanetlenecek bir durum degil. bizim milletimiz escinsel asagılmayı seviyor sadece. bu adamın sıkıntısı degil bizim sıkıntımız olsa gerek!

    dorduncusu, evde yapılan arastırmalarda gizli bir kasa bulunuyor, kasanın icinden cıkan anahtarın ise nereyi actıgı hala bilinmiyor. belki de biliyorlar ama soylemiyorlar.

    bir de sanırım astrolojiye de duskunmus ki, evin taverna (restoran), havuz ve bar kısmında burc motiflerini goruyorsunuz. paulides basak burcu oldugu icin bas kosede basak burcu sembolu yer alıyor ve digerleri yakın arkadaslarının burclarını temsil ediyor imis, cunku 12 burcun hepsinin simgesi yok evin icinde. boylesi paranoyak bir adamın yakın arkadasım dedigi insanların olması da ayrı ilginc. bir de basak benim burcum lan, boyle bir burcdasım var diye uzulsem mi sevinsem mi bilemedim! sonunda da cok buyuk itlikleri olsa da, inanılmaz zevk sahibi bir zenginmis diye dusundum.
  • başak burcu ve 1.55-1.60 boylarında, makarios'un avukatı olan silah kaçakçısı* ve silah tüccarı italyan asıllı rum mafya babası. galiba 1974'te gizli geçitlerden geçip dehlizleri patlattıktan, geri alırım umuduyla uzaktan uzağa köşkünün gereksinimlerini gördükten sonra 1986'da bir mafya toplantısında zehirlenerek öldürülmüş. hazin son da denebilir, ettiğini bulmak da denebilir. benim merak ettiğim sinemada işlenip işlenmediği, bir film karakterinin ana kişilik renklerine modellik edip etmediği. söylentiye göre günümüz kıbrıs'ında da mafyalar en çok güzelyurt'tan çıkıyor veya orada oturuyorlarmış, bu paolides'in çamlıbel'deki malikanesi de güzelyurt'a yakın.

    ana bölümünü 1957'de yaptırdığı mavi köşk aslında basık tavanı nedeniyle ihtişam hissettirmiyor, mütevazı bir münzevi villası görünümünde. yalnız iç özellikleri çok seçkin ve boydan kısalığı hem sahibinin küçük boyuyla uyumlu hem de her yeri görür gözetlerken, çevreden görülmemesi güvenlik için önemliymiş. mavi köşk'ün teknik özellikleri kapalı maraş'ın binaları kadar şaşalı ve sunuma yönelik gözükmüyor gerçekten. ama özenli, teknik ve sevilen, gereksinimleri en iyi şekilde karşılayan bir yapı olduğu belli. bütün odalara hakim merkezi klima* sistemi şimdi bile çok esteki ve etkileyici. giriş kattaki süt banyosu bir söyleyen olmasa hiç aklıma gelmezdi, ne safım lan. sophia loren'in buranın konuğu olması da, kapalı maraş'ın orada denize sıfır bir villasının olması da çok turistik ve çekici ayrıntı. pembe bornoz*, biseksüellik, yetmedi bir de üstüne pedofili zaten apaçık olan türkiye ve türk düşmanlığı (türkiyeye döndürülmüş silah biçimli bir yapı olarak mavi köşk) bilgisinin üstüne propaganda unsurlarını pekiştiriyor. paolides michael jackson gibi çocuklara düşkün olabilir, yalnız bunun sadece şeytani bir arzu olmadığı, onların rahatını ve iç dünyasını çok gözettiği, çocuklara cinsellikten öte bir düşkünlüğü ve sevgisi olduğu belli oluyor. minyatür eşyalar, deprem odasının çocuk konuk odası olması gibi. bu bakımdan da olasılıkla michael jackson benzerliği var. galiba paolides'in evlenmediğini ve çocuğu olmadığını eklemek gerek. kırmızı oda, mafya toplantı ve karar alma masası, çıkışa yakın özel paolides masası gayet etkileyici ayrıntılar. özel ilgim nedeniyle zamanım olsa en çok kütüphanesine dalar, okuduğu kitapların tam bir listesini çıkartır, kendimdeki pislik ve tuhaf özellikleri karşılaştırmalı çıkarsamaya çalışırdım.

    (bkz: byron pavlides)
    (bkz: kapalı maraş/@ibisile)
  • mavi köşkü'nü yerinde gidip gördüğüm, yaşadıklarını hem dinlediğim hem de kendim araştırdığım şahsımca (bkz: adamın dibi) olan müşkülpesent. sophia loren ile neler yaşadı allah bilir. insanların son dönemde konuştuğu piç erkek sınıfına bundan 60-70 sene önce 1.sıradan girmiştir.
  • gidip görme fırsatı bulmuştum mavi köşkü. gerçekten her noktası zeka barındıran bir ev. yukarıdan bakıldığında silah şeklinde olması, bulunduğu yerden bütün vadiyi görmesi ama aşağıdan hiç görünmemesi, içerisinde bulunan süt havuzu, bahçede duruşmalarına hazırlandığı ve içine girip konuştuğunuzda sesinizin yankılanmadığı çember vs. vs. tabi bu adamın evinin olduğu vadide çok şehit vermişiz. ölümden korkan bir adamın evi nasıl olur gidip görülmesi gerekir. ben hayran kalmıştım. tsk’nın müze yaptığı ev.