şükela:  tümü | bugün
  • rehinci.

    amerikada bu dükkanlara değerli bir eşyanızı******* götürürsünüz karşılığında dükkan sahibi aletin durumuna göre piyasa değerinin %30 civarında bir parayı size nakit olarak verir. bundan sonra sizin o para için her hafta belli bir faiz ödemeniz gerekir. eğer faizi üst üste bir kaç kere ödeyemezseniz rehin bıraktığınız alet rehinciye ait olur ve satılığa çıkar. artık rehinci kaça tutturabilirse satar ve kendi parasını çıkarmaya çalışır.

    eğer faizleri düzenli olarak ödediyseniz, ana parayı toptan ödeyerek rehin bıraktığınız nesneye tekrar sahip olabilirsiniz.

    haftalık faizler, piyasa kredi faizlerinin üstündedir fakat gene de rehinciler normal şartlarda* bankalardan kredi bulamayan insanlar için acil nakit kaynağıdır.

    ayrıca pawn shoplar geleneksel olarak çalıntı ve yasadışı malların el altından ticaretinin de döndüğü yerlerdir.

    uzun sözün kısası eğer acil nakte ihtiyacınız varsa yada kelepir bir şey düşürmek istiyorsanız pawn shoplara kesinlikle uğranmalıdır

    daha da kısası için:
    (bkz: one mans loss is another mans gain)
  • bir sublime şarkısı. basslarını çalmak eğlencelidir.
  • parca, eric wilson'un bass gitar virtuozlugu ile basladigi andan itibaren kan akiskanliginin, birdenbire, kafa ve ayaklar arasinda, yuksek devirle, volta atmasina vesile olur. overdosedan vokal brad nowell'in girisi gitari hafiften sollamaya yeltense de alisilagelmis reggae ritminine mecburen ayak uydurmak zorunda birakir. akabinde, bud gaugh'in perkusyona asilmasi ile bunye, anatomik bir emme/basma tulumbaya donuserek derinlerden rakim yukselten bir ic$enlige dogru haz tasir. yormayin beni adamim, bi dinleyin, ortak paydalarda keyiflenelim, icabinda halay cekelim.
  • bunlar genelde fakir mahallelerde, kredisi bol olmayan kisilerin yasadigi muhitlerde olur. bazi cheesy filmlerde kahramanimiz once kendisi icin onemli bir seyi rehin birakmak zorunda kalir, ama sonra parayi bulup gidip kurtarir onu.

    requiem for a dream'de cocugun annesinin televizyonu gider rehinciye.
  • cali$anlarina pawnbroker denir. faizler aylik %5-15 gibi yüksek olsa da, acil nakte ihtiyaci olanlar icin uygundur. until their next paycheck.
  • sözleri de yazalım, dinlerken söylemek isteyen ama ezbere bilmeyenlere gelsin;

    down there at the pawn shop it's only way to shop
    down there at the pawn shop if it's not in stone
    down there at the pawn shop at no end, no way to shop

    down there at the pawn shop what has been told
    albino made of stone just remember that it's flesh and bone

    so, why i'm down here at the pawn shop
    down here at the pawn shop..down here at the pawn shop..down here at the pawn shop
    what has been sold, not strictly made of stone
    just remember that it's flesh and bone

    and i have heard, like dike-a-bird yeah
    but just remember that it's flesh and bone
    so why i'm down here at the pawn shop..down here at the pawn shop

    go!...right!...huh that's right

    down here at the pawn shop it's a nifty way to shop
    down here at the pawn shop it's another sold
    down here at the pawn shop what has been sold
    not strictly made of stone just remember that it's flesh and bone

    what has been sold not strictly sold please remember that it's flesh and bone
    down here at the pawn shop..down here at the pawn shop

    down here at the pawn shop..down here at the pawn shop-yop-yop
    hu ooh go! see......
  • history channel da pawn stars programını izlerseniz tefeci ile farkını anlarsınız. güven üzerine kurulu bir eşya satış yöntemi
  • history'de yayınlanan ve rehincilerin işleri, onları dolandırmaya çalışanlar, pazarlıkları vb hakkında bilgi edinilebilecek seyirlik program...
  • türkiye'de de olmalıdır. var mıdır acaba, hmmm.