şükela:  tümü | bugün
  • pazar sokağında oturanlar için kulanılır semt pazarlarının gününde işe gitmek için pazarı yararak geçmek manasında
  • hafta sonu tatili ve dinlencesi soz konusu olamadigi icin, pazartesi sendromunu ortadan kaldirmak gibi bir islevi olan eylem.
  • maaşı yetmeyen kişilerin "mesai" yapayım ,üç beş kuruş fazla geçsin elime diyerek mecburiyetten yaptıkları olay.yoksa onlarda bilirler insanı turşuya çeviren yorucu altı iş gününden sonra bir gün dinlenmeyi.ama yapamazlar elleri mahkumdur ,herkes dinlenirken onlar yine işe gider çalışır,ertesi gün zaten pazartesidir ve onlar yine işe gider,bu böyle sürer gider.neden mal'lık değil para sıkıntısı ve ayın sonunu getirebilme kaygısıdır genellikle.
  • vaktiyle yaklasik dört bucuk ay boyunca araliksiz olarak yaptigim hadise. ne hafta ici ne haftasonu bir gün bile ara vermedim. sabah sekizden aksam yediye kadardi calisma saatlerim ancak hemen hemen yarisi kadar sürede sabah sekizden aksam dokuza kadar calistim. bazen bokunu cikarip gece onbiri de buldum. artik beynim süngere dönmüstü, kesinlikle tavsiye etmem.
  • pazartesi günü teslim edilmesi gereken isin son güne birakilmasi sonucu ortaya çikan durum. ofisin yanisira sokaklar da bombostur, çalisan diger insanlar dogal tembellik gününü hakkini vererek degerlendirirken. üretim çarklarini tek basiniza döndürmeye çalistiginiz hissini de yaratir..
  • medya sektöründe çalışan organizmalar için hiçte yabancı olmayan eylem. çalışacağınız yerin koşullarına göre, durumu biraz kotarabileceğiniz ve hatta lehinize çevirebileceğiniz (bkz: is yerinde icmek) bir eylemde olabilir*!!!..
  • (bkz: ölüm)
  • imalat sektorunde* calisan insanlarin surekli yapmak zorunda olduklari, nedenin ay sonunu getirmekten cok, imalatin durmadan devam etmesi ve bu sayede insanlarin gunluk hayatlarinda kullanip tukettikleri bircok seyin devaminin saglanmasi icin gerekli olan eylem.

    bu tur calisan insanlara iscide denebilir. vardiya tarzinda calisilar. ama kucuk ve orta olcekli firmalarda iscilerin basinda duran yonetici konumundaki muhendis arkadaslarin ise pek vardiya gibi bir sansi yoktur ve imalatin aksamamasi islerin yurumesi, bozulmus mamulun yada arizalanmis tezgahlarin onarilmasi gibi olaylar ile ilgilenmeleri gerekecegi icin zaman kavrami gozetmeksizin yapacaklari olaydir.

    eger eleman sikintisi yada one man show gibi durumlar da soz konusu ise soz konusu muhendis arkadaslar tatil yapma firsati bile bulamayabilirler.

    bu kisiler genelde yalnizdirlar da. ailelerinden uzaktadirlar, pek fazla arkadaslarida yoktur.
    az olan arkadaslariylada konusacak pek fazla seyleri yoktur zaten.

    ayrica boyle calisan kisiler arkadaslari, ailesi ve bilimum tanidiklari tarafindan; " sen manyakmisin? nicin bu kadar calisiyorsun? seni kullaniyorlar, bari calismalarinin karsiligini alabiliyormsun" gibi cikismalarada muhatab kalirlar. halbuki zaten onlar islerini severek yapiyorlardir ve amaclari cok para kazanmak degil bir seyler imal edip, ortaya cikarmak ve daha sonra bu uretilmis seyi disarda gorup orgazm olmaktir *

    (bkz: yapiyoruz ki soyluyoruz)
    (bkz: sozlukte kendini anlatmak)
  • o kadar da abartılacak bir durum değildir. pazartesi günlerinin yoğunluğunu azaltma gayesiyle yapıldığı zaman oldukça işe yarar.