şükela:  tümü | bugün
  • yakında böyle bi film yayınlanır. rezzan tanyeli'nin bir filmi. ayşen grunda, melisa sözen filan oynuyormuşlar. dramaymış. kadınların yoğunluğu var. bakalım. rezerve de olsun, editleriz.
  • melisa sözen, edhem dirvana, ezgi mola, hasibe eren, umut kurt ve ayşen gruda kadrosu ile 27 nisan'da sinemalarda olacak filmdir.

    (özellikle trailer için) şöyle bir sitesi:
    http://www.pazarlarihicsevmem.com/

    böyle bir twitter adresi mevcut:
    https://twitter.com/#!/phsfilm

    --- spoiler ---

    fragmanı öyle güzel gözüküyor ki izlemezsek yazık olur diye düşündüm bir an.

    --- spoiler ---
  • yalnız insan mottosu. yalnız insanlar için pazar sıkıcıdır.

    iş hayatında bir şeylerle uğraşırken zamanı tüketirsin. akşamı dizilerle bitirirsin. hem uyku opsiyonun da her zaman mevcuttur. ama pazar gelir. cumartesi sıkıntıdan erken uyuyan bünye daha saat on olmadan uyanır. uyandığında kahvaltı tek başına bitmek bilmez. hazırlamak istemediğin kahvaltı, yenmek de istenmez. televizyonda western vardır. izlenmez. dışarı çıkmak istersin hava boktandır. evde otururken için daralır. en sonunda çıkarsın öylesine. bir turlarsın, iki turlarsın. el mecbur eve dönersin.

    yine dizi izlersin. sonra film izlersin. kitap okumak istemezsin. etrafı toplamak istemezsin. birilerini aramak istersin. aramazsın. arayacak kimse yoktur. unutmak istersin. gidip bir şeyler yersin. televizyonda görüntüler dönerken, sen televizyonun sehpasını izlersin. telefonuna bir mesaj gelir. alışveriş merkezindendir. küfredersin. annen arar, konuşmak istersin, ama kapatsın da istersin.

    dış kapında bir hareketlenme olur. merak eder bakarsın. komşun çocuğuyla ve eşiyle eve dönmüştür. kadın erken döndüklerine söylenir. adam maçı mı kaçırsaydım diye tersler. çocuk yeni oyuncağına gömülmek üzeredir. iğrençlerdir ama kıskanırsın. pencereye yönelirsin. manzara olmadığına söversin. hava kararalı bir kaç saat olduğundan yatma zamanı geldi sanarsın. saate bakarsın moralin bozulur. bir film daha izlesem mi diye düşünürken yatayım biraz en azından dersin. belki uyurum.

    bir haftadır hiç düzeltmediğin yatağın nevresimi kirlenmiş ve buruşmuş ve kenarlarına tutturduğun mobilyadan kurtulmuştur. umursamadan yatarsın. rahatsız ettikçe çekiştirirsin kısa etek giymiş kadınlar gibi. benzetmeyi seversin. sözlüğe yazsam mı dersin. sonra boktan bir fikir olduğunu kabul edersin. yattığın yerden sözlüğü açarsın. bir kaç başlığa bakarsın. yine sıkılırsın. müzik açıp uyumayı hayal edersin. uyku hiç gelmez.

    kalkar bir iki şey atıştırırsın. porno gelir aklına. xvideos'u açarsın. ilk gördüğün videolardaki hardcore mideni kaldırır. vazgeçersin. aklından bir oyun oynamak istersin. iyice depresifleşir odan. depresyonun bir kokusu varsa mutlaka bu oda gibidir dersin. sırtında çıkan sivilceyi kaşırsın. tırnaklarının uzadığını fark edersin. kalkıp tırnaklarını kesmeye üşenirsin. sonra dişlerini fırçalamayı unuttuğun aklına gelir. yice moralin bozulur. yapacak hiçbir şey bulamazken, yapılması gereken de ne saçma şeyler vardır. gün içinde ne zaman içtiğini hatırlamadığın biralar yüzünden çişin gelir. kalkar işersin. ellerini yıkarken önce tırnaklarına, sonra uzayan sakalına bakarsın. göz altların aklına gelmez. sifonu çekmeden, dişlerini fırçalamadan, tırnaklarını kesmeden yatağa dönersin. iyice sıyrılıp yatağın yarısından çoğunu görünür hale getiren çarşafa söversin.

    düşük sesli müzik eşliğinde, bahar aylarından birinde sevgilinle beraber yaptığın o kahvaltıyı hatırlarsın. hatırladığın dün gece uyumadan önce hayalini kurduğun bir andır. umursamazsın. sadece bir hayal deyip geçmezsin. nasılsa bu hayaller seni hayata bağlayan tek şeydir. hem hiç yaşamamış olduğun şeyleri hatırlayabilmek her baba yiğidin harcı değil. ancak senin gibi yalnızlıktan düşlerine sarılanlar bilir hayallerine kaldığı yerden devam edebilmeyi.

    sızarsın. sabah olur. acele ile tırnaklarını keserken, unuttuğun sol elin başparmağıyla asansörün düğmesine basarsın. asansöre komşu kadın ve çocuğuyla binersin. çocuğun kreşe giderkenki enerjisine sinir olursun. genel türk anne yapısına uyum sağlamakta güçlük çeken bozulmamış fiziğine karşın, iç anadolu aksanına sahip kadına da ayrıca sinir olursun. işe gitmeden durup poğaça alırsın. iş yerinde çay hazır mıdır yoksa mal çaycı yine geç mi gelir acaba diye poğaçaya bakarsın. minibüse bindiğinde ayakta ancak yer bulmuş olmanla birlikte çok sıkışık olmadığı için sevinirsin. yol boyu yapacak bir şey olmadığından, telefonun kulaklığının bozulduğunu minibüse binene kadar hatırlayamadığın için önündeki dersaneye giden iki kızdan göğüsleri daha gelişmiş olanın şeffaf pembe kapaklı defterinin ilk sayfasında yazan yazıya gözlerini dikersin. okumaya çalışırsın ama bir türlü net görülmez yazı. ince tırtıklı kareler yüzünden harfler sürekli kesintiye uğrar.

    hepi topu tek bir cümle yazıyor ama o da okunmuyordur. sonra düşünürsün. eğer defter benim olsa ne olurdu o cümle diye. öncelikle defter pembe olmazdı ama o cümle mutlaka şu olurdu.
    "pazarları hiç sevmem."
  • ismi sebebiyle dikkatimi çekti. fragmanı da dış ses dışında oldukça başarılı. güzel bir filme benziyor.

    --- spoiler ---

    - evde napıcaksın ki?

    + ağlarım herhalde.

    http://www.youtube.com/…ailpage&v=aaseeazb8uc#t=23s

    --- spoiler ---
  • fragmanıyla gelse de gitsek isteği uyandırmış film. ayrıca melisa sözen'i bir yerlerde görünce mutlu oluyorum galiba. *

    --- spoiler ---

    "ağlarım herhalde" kısmıyla da bu cevabı ancak ben verirdim herhalde diye düşündürüp gülümsetmiştir.

    --- spoiler ---
  • ismi nedeniyle bir çok kişinin dikkatini çeken filmdir. pazar günlerinin diğer günlerden farklı olan bir kasvetli bir havası vardır. haftanın, ayın, hatta yılın her anının o kasvetle dolu olduğunu düşünmek bile ürperticidir.
    film belki de bu yüzden dikkat çekmiştir. tam o esnada ezgi mola'nın twitterda paylaştığı fragmanı izledim. ezgi mola, umut kurt, melisa sözen ve daha ne güzel oyuncularla dolu, naif, duru bir film gibi. nisan'ın son haftası vizyona giriyormuş. madem sinema salonlarına geliyorlar, o zaman gidip izlemek farzdır.
  • fragmanı dolayısıyla 27 nisan'ı iple çekmeme sebebiyet veren film.

    --- spoiler ---

    "insanlık halleri, cenazeler, düğünler, eski otomobiller ve vasiyetler üzerine bir film."

    --- spoiler ---

    fragman müziği de pek güzel.

    ben de, diyor insan içinden.ben de sevmem pazarları.kim sever ki zaten?
  • pek bir şeker filme benziyor.
  • 27 nisanı merakla beklememize yol açan film. gelse de gitsek.