şükela:  tümü | bugün
  • kan ağlayan esnafın bu durumundan faydalanıp, el sıkışa sıkışa 10 liralık malı 6 liraya indirten ve bunu marifet sayan insanlardır. bu kendini kazıklatmak değil fırsatçılıktır. sonra da arkadaşlarının yanına gidip:

    - abi kaça aldın bunu?
    + 6 liraya.
    - oh abi iyi almışsın valla ben benimkine 10 lira verdim.
    + eheheh kazıklanmışsın olum.

    diye hava atmaları olasıdır.
  • (bkz: pazarlık payı)

    kiminle ve nerede pazarlık yapılabileceğini bilen ve ona göre yapan insandır. migros kasasında pazarlık yapacak hali yok herhalde. pazarlık yapmayı marifet zannetmekte haklıdır çünkü pazarlık yapabilmek gerçekten de bir marifettir. milyarlarca dolar sermayeli finans kuruluşları, hükümetler, çok uluslu şirketler dahi kıran kırana pazarlık ederken, cebinde tutmak istediği üç kuruşa laf edilen insandır aynı zamanda.

    pazarlık yapmaktan utandığı için kredi kartı ile kuzu kuzu etiket fiyatını ödeyen bir nesil yetişiyor/yetiştiriliyor çaktırmadan. çatır çatır alışveriş yaptıkları uluslararası sermayeli giyim mağazalarında dahi her çalışanın asgari %10 iskonto yetkisinin olduğunu biliyorlar mı acaba?

    bir malın veya hizmetin değerini belirleyen şey sadece satıcısı/üreticisi değildir. alıcının biçtiği değer ile satıcının istediği fiyat arasında bir fark varsa, oturulur uzlaşılır. pazarlık denilen şey sadece bundan ibarettir. kimse kimseye ne zorla mal satıyor ne de sattırıyor.
  • para, mal alırken kazanılır felsefesini benimsemiş insandır.
  • 1 liraya aldığı maldan,10 liralık hizmet bekleyen insan modeline bürünecektir.
  • (bkz: araplar)
  • en sevilmeyen müşteri tipidir, hatta göttür. önce lafla döverim sonra da kovarım.*
  • pazarlık etmeyi tahrifat sayan insanla evlenmemesi gerekendir. yürümez o iş.
  • - doktor bey kaç güne tekrar yürümeye başlar benim oğlan?
    - valla kemiklerin iyice kaynamasını bekliycez. benim tahminim iki aya kadar ayağa kalkar, yavaştan koltuk değnekleriyle yürümeye başlar.
    - hmm belki bir aya da kalkabilir ayağa ne dersiniz?
    - hiç sanmam. 30 gün çok az. iki bacakta da kırık var. 1.5 aydan önce yürüyemez gibi görünüyor. yine de röntgenler göstercek tabi.
    - belki 40 gün?
    - tamam beyefendi 40 gün olsun. hadi güle güle.

    - ehehe hanım 40 güne yürüycekmiş oğlan. ehehe
  • yerine ve malına göre haklı olan insandır.

    satılan her malın fiyatının içinde az da olsa mutlaka bir pazarlık payı vardır.

    ev, araba, kazak, gömlek vs. için yapılabilir mesela ama maydanoz için pazarlık yapmak size çok şey kazandırmaz.
    bazen de, aksi halde almayı düşünmediğiniz mallar için fiyatı bütçenize ya da kafanızdaki fiyata getirmek maksadıyla yapılır.

    yurtdışında, özellikle az gelişmiş ülkelerde, çarşı pazarda, ve yine özellikle hediyelik eşya alırken mutlaka yapılmalıdır.
    ilk anda 100 dolar çeken bro, siz 20 dolar teklif edip ekşimiş bir suratla arkanızı dönüp giderken, fiyatı birdenbire 25 dolara düşürebilmektedir.
  • kayseri'de pazarlıksız yapılacak alış verişin bereketsiz olacağı yönünde bir söylem vardır ki gayet doğru bir söylemdir bence.