şükela:  tümü | bugün
  • yaklaşık 2 yıldır söylüyorum (diyorum çünkü ukteyi benim verdiğim anlaşılsın), yani eşe dosta söyledim, kendisi yaşayan en önemli yönetmenlerden bir tanesidir. üçlemesini izleyeli aylar oldu ama filmlerinden kareler, karakterler dün gibi aklımda. hakkında karakterlerinin ruhlarını kemiklerine kadar gösteriyor gibi bir şeyler okumuştum, ya da şu an uyduruyor olabilirim, ama karakterlerinin ruhları varsa kesinlikle kemikli 21 gramdan fazla geliyor; üzerlerinden buharlaşan su insanın insanın ciddi anlamda yüreğini dağlıyor. sağda solda gorin'la röportajı var kısaca. çok isabet olmuş. neden? çünkü bu adam godard ile gorin'ın tumturaklı kino eye'ının 'kör' gözüne parmağını sokmadan, incelikle onlardan çok daha politik ve etkileyici filmlere imza atmayı başarıyor, bence tarihin bilinçdışına imzasını kalınca atıyor. en son siz duyun istedim.
  • kendisi hakkinda portekiz'in dunya capinda en cok taninan yonetmeni demek yanlis olmaz sanirim. yavas ilerleyen, belgesel izliyormus hissi veren filmler ceker. ilk uzun metraj filmi o sangue ve fontainhas uclemesinde yer alan bones, in vanda’s room ve colossal youth filmleri sahsim adina yonetmenin en iyileri. criterion sayfasina gore de kendisinin en sevdigi 10 film su sekildeymis.
  • deleuze bir yerde, şizofrenlerin yaptığı resimlerle büyük ressamların resimleri arasındaki farkın "boşluk" kavramında olduğunu söylüyordu. şizofrenler boşluk bırakmazlar. pedro costa bana, girdiği dünyanın şizofrenisini yaşarken mesafe koyamayan, boşluk bırakamayan biri gibi geliyor. filmlerini beraber izlediğim bir arkadaşım, sanat sinemasının michael bay'i dedi. biri boşluksuz aksiyon filmi, diğeri boşluksuz sanat filmi yapıyor.
  • jacques ranciere'in istanbul'daki seminerinde "filmleri godard'ın fiilmlerinden çok daha güçlüdür," diye övdüğü yönetmen.