şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • can yayinlarive son olarak da yapi kredi yayinlarindan cikmis bir juan rulfoyapiti.
    yasayan 100 buyuk yazara sorularak olusturulan gelmis gecmis 100 buyuk yapit listesine girmesi romanin ne kadar onemli oldugu konusunda ipucu vermektedir. her ne kadar kisa bir roman (yaklasik 120 sayfa) da olsa okunmasi zordur. zira gercekle dus, gecmisle gelecek ic icedir. ama siddetle okunmasi gereken bir roman oldugu kesindir.
  • türkiye'de üç farklı yayınevinden (sırasıyla can, yky, doğan) basıldığı halde rağbet görmemiş bir juan rulfo romanı.

    meksikalı romancı rulfo, sadece iki kitabıyla 2. dünya savaşı sonrası dünya edebiyatında ayrıcalıklı bir yer edinmiştir. ama gel gör ki ülkemizde adını duyana aşkolsun! aslında yayınevleri cevherin farkında, zira yapıtları üç büyük yayınevinden birden yayımlanan bir yazar ancak "klasik"'tir. evet rulfo bir modern zamanlar klasiğidir. sadece latin amerika'nın değil 20. yüzyılın en iyi yazarlarından biridir.

    juan rulfo'nun tek romanı olan pedro paramo, ispanyolca edebiyatının don kişot ve yüzyıllık yalnızlık ile birlikte üç muhteşem romanından biridir tüm kısalığına rağmen (130 sayfa) . bu sadece şahsi kanaatim değil, aynı zamanda edebiyat dünyasında da sıklıkla dile getirilen bir durumdur. hatta latin amerika ülkelerinde don kişot dışındaki en iyi roman olarak bakılır pedro paramo'ya. zaten gabriel garcia marquez'in taptığı ve örnek aldığı bir yazar burada söz konusu. kaldı ki marquez, bu romanı satır satır ezberlediğini ve franz kafka'nın dönüşüm adlı romanından beri (ki dönüşüm romanının etkisiyle edebiyata yöneldiği biliniyor) bir kitaptan bu kadar etkilenmediğini söylemiştir. hatta yine kendisinin anlattığına göre yüzyıllık yalnızlığı yazdığı günlerde bir arkadaşının bir gece yanına gelerek önüne pedro paramo romanını fırlattığını ve "sen de roman yazdığını mı sanıyorsun" dediğini belirtiyor. romanı aynı gece bir çırpıda okur ve romandan bir cümleyi olduğu gibi yüzyıllık yalnızlığa ilave eder. bununla da sınırlı kalmaz marquez. yüzyıllık yalnızlığın geçtiği düşsel yer olan macondo'yu yaratırken rulfo'nun comala'sını örnek alır. efsanevi arjantinli yazar jorge luis borges ise bu yapıtı tüm zamanların en iyi romanlarından biri olarak selamlarken, bir başka büyük meksikalı yazar carlos fuentes'e göre latin amerika'nın en iyi romanıdır mevzu bahis olan.

    gerçekten de rulfo'yu okuyanlar görecektir ki onun dili ve tekniği büyülüdür. tarzı sıradışıdır. gerçekle düş, dün ve bugün-tarih ve gelecek iç içedir. bir yanda azteklerden bu yana meksika mitleri, öte yanda cennet-cehennem tasvirleri durur. kısa cümlelerle yerinde ve ölçüsünde adeta kusursuz kullanılan roman teknikleri (özellikle iç monolog, bilinçakışı, bakış açısı kaydırma) onu farketmemizi sağlar. bu tarzıyla adeta bir fotoğrafçıdır rulfo, bu bakımdan julio cortazar'la da etkileşim içerisinde bulunduğunu söyleyebiliriz.

    üç defa filme (bir tanesini geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz efsane romancı carlos fuentes senaryolaştırmıştı), bir kez de tiyatroya uyarlanan pedro paramo daha önce bahsettiğim üzere yaşayan 100 büyük yazara sorularak oluşturulan dünya tarihinin 100 büyük yapıtı listesine girmeyi başarabilmiş bir romandır.

    film : http://www.imdb.com/…tle/tt0062108/?ref_=fn_al_tt_1

    http://www.youtube.com/watch?v=ggszth_hwpu

    içlerinde pedro paramo'nun da olduğu 100 büyük edebi yapıt : http://en.wikipedia.org/…100_best_books_of_all_time

    juan rulfo hakkında çeşitli görüş ve bilgiler : http://en.wikipedia.org/wiki/juan_rulfo
24 entry daha