şükela:  tümü | bugün
  • bugün 11:55 sabiha gökçen-köln uçuşunda gözlemlediğim durumdur.

    bavulumu check-in sırasında verdim. bir de el bagajım var. yerim 3. sırada. uçağa bindim, el bagajımı yerleştireyim dedim ama ne mümkün.. koltuğumun üstündeki ve çevresindeki tüm bagaj koyma alanları dolu. diyeceksiniz ki "ne var ulan çevrende oturanlar el bagajlarını koymuştur". hayır, bindiğim sırada 1, 2, 3, 4 ve 5. sıralarda kimse yoktu. peki bu el bagajlarını kim tepeme koymuştu?

    arkalara bakınca cevabı buldum. pegasus bavul vermeyip sadece el bagajı vermeyi taahhüt edenlere daha ucuz bilet satıyor. bu biletleri alan çomarlar da tüm eşyalarını uçağa el bagajı olarak kabul edilecek muhtelif küçük çanta ve bavullara koyuyorlar. o kadar fazla el bagajını kendi tepelerindeki dolaplara sığdıramayacaklarını bildikleri için uçağa girer girmez kendilerine ait olmasa da ilk sıralardan başlayarak güzel güzel yerleştiriyorlar.

    peki ben ne yaptım? el bagajım olan takım elbise çantamı koltuğumun 3 sıra arkasına koymak zorunda kaldım. tabii zamanla sayıları artan çomarlar takım elbisemin üzerine de torba ve çantalarını yerleştirdiler.

    uçakta el bagajı o kadar fazlaydı ki hostesler 12:25'te "gızım benimkine dokanma" benzeri sesler eşliğinde hala oradan oraya çanta taşıyıp bagaj dolaplarını kapatmaya çalışıyorlardı.

    indiğimizde de hepsi yanımda bitip bagajlarınj aldılar, ben kimsenin önünü keserek arkaya yürümek istemediğim için uçaktan en sonlarda indim.

    burada tabii ki esas suçlu olan uygar bir şekilde toplu yaşama bilincine sahip olmayan çomarlar. ama pegasus'un da suçu var. arkadaş, her şeyden para almayı biliyorsun. bavul verenden bile para alıyorsun. o zaman bu işi düzgün yöneteceksin. bavul vermemeyi taahhüt ederek az para veren adamın el bagajını artık tartar mısın ne yaparsın bilmem ama mevcut uygulamanın rezalet olduğu açık.

    edit: koru hastanesi vb durumlar dururken bu konuya rezalet demek mümkün değil tabii ki. o nedenle de başlığı "rezalet" diye açmadım. ona rağmen muhtemelen uçağın diğer yolcularından olan biri eleştiride bulunmuş. canı sağ olsun..
  • uygarlık ve medeniyet yolunda ilerleyen bir sofistin cool hikayesi.

    rezalet puanım 3.5
  • sadece el bagajından para almıyoruz demekle, ücretsiz bagaj hakkınız yok demek arasındaki ticari zihniyetin göz yumduğu geçici geçiş uygulamasıdır o.

    ikinci aşamada sizin gibi naif insanlar rahatsız olacak, daha ucuza bilet almak için türlü taklalar atanlar aşağılanacak, nihayetinde psikolojik geçiş tamamlanınca kontroller sıkılaştırılarak el bagajı ağırlıkları sabitlenecek, nihayetinde aslında bir lütufta bulunulmadığı ücretsiz bagaj hakkınızın elinizden alındığı anlaşılacaktır.
  • son derece önemli bir rezalettir. hatta pegasus'un sattığı super eco biletlerle sınırlı değil bu. beklememek için taşıdığı 40 parça çantayı bagaja vermeyip kabinde terör estiren mallar asıl bir ıslah edilmeli.
    şu kabin bagajlarında 8 kg sınırına kesinlikle uymaları gerekiyor. ben zaten kullanmıyorum baş üstü dolaplarını. sırt çantamı koltuğun altına yerleştiririm. ama etrafımda hiç yerin kalmıyor oluşu çok rahatsız edici gerçekten.