şükela:  tümü | bugün
  • bir delilik yaptım ve 5 tane lamy dolmakalem alacağıma kendime bir tane pelikan m200 aldım. pelikan m200 hayallerimdeki dolmakalemlerden biriydi, fakat bazı sorunları da birlikte getirdi.

    pelikan m200 evvela çok şık bir dolmakalem. insanlar gördükleri vakit "ne güzel bir kalem, bakabilir miyim lütfen?" diyorlar.

    başka bir özelliği de dolmakalemin ucunun çok yumuşak bir yazım tarzına sahip olması. m200'ün ucu flex değil ancak bana göre yine de çok esnek. belki de çelik uçlu dolmakalemlere alıştığımdan bu durum tuhaf geliyor bana. çünkü yazı sırasında gereken baskıyı uygulayamıyorum. herkesin kendine özgü bir yazım tarzı var, benim de birazcık bastırma huyum var. bazen kalem akıp gitsin isterim ama hepten kontrolü bırakmak da istemem. oysa m200 öyle yumuşak bir yazım tarzı istiyor ki yazarken sıkılıyorum. biraz daha bastırırsam kalemin ucu da kırılacakmış gibi geliyor bana. oysa öyle bir şey olmayacağı aşikar, çünkü m200 üst düzey kalitede imal edilmiş bir dolmakalem.

    insan ister istemez düşünüyor: serinin en küçük dolmakalemi böyle kaliteliyse, m400'ler, m600'ler ve daha üst düzey modeller kim bilir nasıldır, diye.

    kalemin beğenmediğim yanı, çook hafif olması. birkaç gramın lafı olmaz deyip geçmeyin kalemde ağırlık, yani denge, yazma hızını da kalemi tutma biçimini de etkileyen önemli bir unsur bence. hafiflikte m200'ün küçük olmasının da payı var.

    çok kaliteli bir dolmakalem kullandığımın farkındayım. zaten m200 her fırsatta iyi bir dolmakalem olduğunu hatırlatıyor. fakat benim gibi büyük ellere sahip birisi için yapılmamış. elleri küçük olanlar (mesela kadınlar) bu dolmakaleme bayılacaktır eminim.

    http://erguvankalem.blogspot.com/…ve-hat-sanat.html
  • evet diğer iki yoruma katılıyorum ben de,m 150 ve m 200 var tabii ikincisi biraz daha kaliteli olduğu belli oluyor fakat yorum yapan arkadaşın da belirttiği gibi f uçlu kalem kağıda çok mürekkep bırakıyor ve yazı sonrası insan yazdığını okurken rahatsız oluyor.
    lamy de ayrıca kullanıyorum ve beğeniyorum bence siyah mürekkep kalemi tıkıyor kırmızı daha ince en çok da turkuazı seviyorum.
  • başlangıç seviyesi dolmakalemlerden orta seviye dolmakalemlere geçmeye karar verenler için bence açık ara en iyi tercihtir. bana göre bunun 3 temel nedeni var.

    birincisi ve en önemlisi yazım yumuşaklığı ve kağıt üzerinde bıraktığı etki. kapağı arkasına takılarak kullanıldığında ideal ölçülerine ve ağırlığına ulaşır ve her ne kadar muadili olmasa da montblanc 145 ve 146 serisi kalemlerle mukayese ederek günlük yazışmalar ve not almak için çok daha pratik olduğunu söyleyebilirim.

    ikincisi piston mekanizmalı olması. bizatihi bu özelliği bile benim için tercih nedeni olmuştu zira pistonlu kalemler gözümde farklı bir saygınlığa sahip. sanırım pek çok dolmakalem muhibbinde de bu eğilim vardır.

    üçüncü neden reçineden yapılan ve yeşil veya mavi renklerde pelikana münhasır sıra dışı gövdesi. bu açıdan hem "kalem koleksiyonuma" renk kattı, hem de emsalen toplantılarda filan dikkat çekti ki bunun prestij açısından olumlu bir şey olduğunu düşünüyorum.

    bütün bunlara mukabil m 200'ün muadillerine göre görece yüksek fiyatı -zira emsalen bir platinum 3776 century yüzde 25 daha ucuz, nedeniyle bir handikabı olduğunu ama aradaki fiyat farkını da hakkettiğini söyleyebilirim.

    sonuç olarak emsalleri arasında en iyisi olduğunu düşündüğüm dolma kalem modelidir.
  • pelikanın orta sınıf kalemi.

    kalem tam olarak orta sınfta konumlandırılmış ne başlangıç serileri gibi takılma huyu var ne de üst seriler gibi kusursuz.

    yağ gibi ucu vardır ama ucu biraz yumuşak, üniversitede günlük kalem yaptım ben bunu, her kağıda yazdım, içinde mürekkep de cok kuruttum, akana kadar kağıda bastıra bastıra yazıp mürekkep getirmeye çalıştım...

    ve haliyle bozuldu ucu, sag tarafı eridi. tabi ben aşırı bastırarak yazıyorum, onun da etkisi var muhakkak.

    uçları değişebiliyor aslında, arada yeni uç alayım diye niyetine giriyorum ama ucu benzer şekilde bozulmuş bir de m150 var, pahalı olur şimdi deyip vazgeçiyorum. bir de bu bebekler kot cebinde mont cebinde taşımaya uygun değil, o kadar uç parası verip kullanamamak da var.
  • uzunca bir süre kalemlerimden uzak kalmıştım. aynı sürede bir çok kalemim mürekkebi kuruturken, platinum 3776 ve cleoskribent kalemime ek olarak m200 kalemim de mürekkebi yağ gibi korumuştur. bu güzel bir özellik.

    m200'ün görünümünü de oldukça estetik buluyorum. kalemde uç biraz şans işi ama bana yağ gibi akan bir uç denk geldi o açıdan da şanslıyım.

    sana puanım 9/10 m200.