şükela:  tümü | bugün
  • bir şairi anlattığı "işe yarar bir şey" türkiye sinemasında "şiir"in arz ı endam edişinin yüz akıdır. bugünlerde şiirin rol aldığı hemen her şey, "ayy.." hatta "iyyy, ıyhh" gibisinden ünlemler söktürebilir seyredenden. bunda olmadı. demek ki, mümkünmüş. şiir hala güzelmiş, sinemaya yakışırmış, mis gibi de olurmuş... hatırlatanlara şükran!.....
  • çocukluğumda oturduğumuz apartmanda komşumuz olan, artık görüşemiyor olsak da duyduğumuz başarılarıyla göğsümüzü kabartan yönetmen.
  • kendisine şöyle bir soru sormuştum, biraz haddimi aştım mı ? bilmiyorum. "araf filminde bir kadının istemediği bir çocuğa sahip olması ve ona yabancılaşması vardı. sizin filminizde de aynı şey var. kadınların en büyük korkusunu bu mu, böyle bir konu işliyorsunuz ?" diye sormuştum. evet en büyük korkumuz bu, onu yenmek için film çekiyoruz diye dalgaya alan bir üslup ile cevap vermişti kendisi. filmlerin arasında bir ay olması ve benzeri konular işlenmesi dikkatimi çekmişti.

    sonra yapımcım yanınızda o cevap versin buna demişti. tam da yanımda duruyordu. yapımcı ise şöyle dedi "western filmlerinde de at var". güler yüzlü biri, iyi bir insan olduğunu düşünüyorum. o gün benim soru sorma biçimim uygun değildi belki de.
  • kötü filmi olmayan başarılı yönetmen.

    http://www.imdb.com/name/nm1959064/
  • oyun adlı belgeseliyle tribeca film festivalinde "en iyi belgesel yönetmeni" ödülünü kazanmıştır.
  • abu dhabi'de gerçekleştirilmiş olan jüri başkanlığını abbas kiarostami'nin üstlendiği otadoğu filmleri festviali'nin uzun metraj yarışma kısmında en iyi ortadoğu yeni yönetmen ödülünü alan yetenekli, başarılı, övünülesi yönetmen...
  • oyun isimli belgeselini bir toplu gösterim esnasında izledğim yönetmen.

    gösterimin sonrasında bu belgeselin çekilmesine neden olan köylü kadınlarda söyleşiye katılmışlardı. kadınların anlattığına göre aylarca sırf bu belgeseli çekebilmek için onlarla beraber kalmış, onlarla aynı sofrayı paylaşmış.

    şimdi baktığımda görüyorum ki, sinema birazda emek ve fadakarlık işi.