şükela:  tümü | bugün
  • kadın erkek fark etmez hepimizin karşı çıkması gereken saçmalık. düşünsenize o otobüse binmeyip karma otobüse bindiğinizi ve başınıza bir iş geldiğini. sabah-akit-akşam vbb gazetelerde manşetiniz çoktan hazır : orda ne işi varmış.

    amaç kadını korumak filan değil bunu da biliyoruz. amaç insanları şeri hükümlere alıştırmak. hemde korkutmadan yavaş yavaş.

    şerefsiz şeriatçılar.

    edit:imla için teşekkürler jack oneill with two ls
  • kahramanmaraş'da uygulamaya konulmuş uygulama.enteresan röportaj yapılan kadınlar da gayet memnun.van'da da imza kampanyası yapılıyor.başında erkekler var!muhabire de diyor ki hele vallah bacım öğrenciler üstü üste gidiyür kadınlarımız rahat etsin.sektör ordan.sen uçkuruna sahip olamıyorsun ki yobaz herif.apış aranı açarak oturuyorsun otobüste.hayalinde soyuyorsun kadınları.sokakta çocuk görünce elini şeyine götüren adamlarsınız.
    haber linki

    şöför de kadın.ben direksiyon eğitmeniyim.yani yıllardır trafiğe aşinayım diyor.ama daha önce hiç büyük araç kullanmadım ama alışacağımı tahmin ediyorum diyor.alışacağı mı?bir de tahmin ediyorum?bak bak bak.bildiğin kadınları kobay olarak kullanıyorlar.hem şöförü hem de yolcuları.du bakalım ölcez mi der gibi.

    garip bir uygulama.kadınları bir kafese koyar gibi bir yere doluşturmak.buna araplar haremlik selamlık deniyor biliyorsunuz.bunu da kadınlar kendi iradesiyle yapmıyor.eril diretiyor.orta asya kültüründe kadın ok atmak için göğsünü keserken,boyun beyi yokken yerine vekalet ederken şimdi kadının konumuna bakın.

    umudum tükendi diyorum ama artık bu yaptığınız eziyet oluyor artık.

    edit:kadın şöför detayı eklemesi.
  • bursa ve malatya'da da varmış. son saati de 19 imiş! verilen sosyal mesaja bak.
    (bkz: ortadoğu'nun bağrından kopup gelen başlıklar)

    ayrımcı ve cinsiyetçi olan bu uygulama keşke olmasa ama akla şunları da getirdiği için zordur.

    (bkz: kahramanmaraş'ta regl olmanın ayıp olması)

    (bkz: kahramanmaraş denince akla gelenler)
  • defalarca gittiğim iran’da pembe otobüs yok ama otobusler ortadan ayrılmış durumda. ön tarafa erkekler, arka tarafa kadınlar biniyor. öğle saatlerinde erkekten çok kadın oluyor. tıklım tıklım kadınlar tarafından bomboş olan erkekler tarafına geçiş tabii ki yasak.

    sonra ne oluyor biliyor musunuz? geniş boş bir caddede de olsan illa yanından geçen erkekler bir bahaneyle dokunuyor. eli kolu kalçana değiyor mesela, ya da geçerken yapışacak gibi sürünüyor. 50li yaşlardaki annemi taciz etti genç bir adam. kıyameti kopardım, kimse gelmedi, ahlak polisleri de nedense yoktu. oranın yerlisi olan yengem kriz geçirdi ‘bizi rezil ettin, niye ses çıkardın, ya tanıdık biri gördüyse’’. zihniyet tam olarak bu.
    arkamdan yaklaşıp, son derece argo kelimelerle kalçamı yemek istediğini fısıldayan adamı dönüp sertçe ittim, beni polise şikayet edeceğini söyleyip sırıta sırıta gitti, şaka gibi.

    peki neoluyor? insanlar sürekli birbirine yiyecekmiş gibi bakıyor. telefon numaraları havada uçuşuyor. gerçekten gittikleri pahalı kafelerin kartlarına telefon numarası yazıp gördükleri biraz güzel her lafına veriyorlar. dışarda oturmak daha zor, sevgililer ilk buluşmada bile evleri tercih etmek zorunda ve ilişkilerde tanıma aşaması olmadan cinsellik yaşanıyor.
    yani kadını toplumsal hayattan izole ettikçe öyle bir hale geliyor ki, kadın ve erkek sadece kadın ve erkek. insan gibi bakmak yok, sadece karşı cins ve sevişilebilir. ilkelleşiyor ilişkiler.
    başta bahsettiğim gibi otobüsler ayrı ama yolda da rahat değilsin ve otobüste çok nadir sapıklığını dışarı vurabilecek cesareti bulan onda da tepki gören erkekler, burda bir hakmış gibi davranıyor. toplum normalleştirmiş durumda.
    başörtüsü kaymış kadınları uyarmayı görev bilen halktan teyzeler tacizcileri uyarmıyor bile. abartmıyorum, buranın kapalı çarşısına benzeyen çarşıda baştan sona yürüyünce ve geçemeyecek kadar yoğun olmadığı halde en az 15-20 erkek bir bahaneyle dokunuyor belli belirsiz de olsa. tabii ki yanında erkek olmadan dışarı çıkan kadınlarsanız.

    muhafazarlaştıkça sapıklaşıyor toplum. hem bastırılmış duygular artıyor, hem de normalleşiyor. bunu tartışmam bile.

    sorun toplu taşımada tacizden çok, iyi niyetli de olsa insanların kalabalık nedeniyle birbirine temas etmek zorunda kalması. tacizci sapıklar var evet ama bunu uygulamaya çoğunlukla cesaret edemeyeceği bir toplumsal yapımız da var hala. çözüm toplu taşımayı rahat hale getirmek.
  • (bkz: #73290880)
    tam da bu kafa yüzünden karşıyız bu saçmalığa. kadınlara özel otobüsler olduğunda normal otobüse binen bir kadın fahişe olarak yaftalanacak, normal otobüste taciz edildiğinde rızası var kabul edilecek, kaşındı denilecek. ve bu otobüsle de sınırlı kalmayacak.guya güvenlik gerekçesiyle sınırları pembe bir alan cizilip kadinlar o alana hapsedilecek. azıcık burnunu çıkarmaya çalışan hafif meşrep sayılacak.
    faili değil mağduru kısıtlamak, mağduru cezalandırmak tam da ortadoğu kafası... sapık elini kolunu sallayarak istediği yerde gezecek, mağdur belli sınırlara hapsedilecek. çok iyi...
  • peki şimdi pembe otobüse binmeyen kadın otomatik olarak kendine ellettirmeye çalışan,biri bana değdirsin de zevk alayım diye içinden geçiren kadın olma yaftası yemeyecek mi? saçma sapan uygulamalar bunlar.

    akşam 7’den sonra binen de aynı muameleyi görecek.

    bu yorumum her şehirde bu düzene geçilip insanlar yavaş yavaş alışınca ortaya çıkacaktır.

    ama kime ne yapıyorsun ki? koyun olunca millet hoşuna gidiyor böyle şeyler. bunun yerine toplu taşımalarda kadınlara saygılı bireyler yetiştirmek,kurallar koymak, o insanları eğitmek otobüsten daha yararlı olacaktır.
  • maalesef saçmalık değil, gayet zekice düşünülmüş, çok sinsi bir planın aşamalarından biridir. pembe otobüs varken diğer otobüslere binen kadınlar, "aranıyor, kaşınıyor" damgası yiyecek (damgasına tükürdüklerimin!!!), pek çok kadın her türlü ön yargıyı ve tacizi göze alarak uzun süre normal hayatını sürdürmek ve bir yandan da protesto etmek amacıyla "karma" otobüslere binmeye devam edecek ve fakat maalesef bir yerden sonra pes edip kendine lanetler okuyarak da olsa pembelere yönele(bile)cektir. pembe otobüslerin belli saate kadar hizmet vermesinin sebebi de bellidir: kadın dediğinin o saatten sonra sokakta işi olmaz, olamaz, olmamalıdır. ya kendini ona göre ayarlayıp vakitlice evine girecektir ya da o saatte(!) aranarak(!!) kaşınarak(!!!) erkeklerin olduğu otobüse binecek ve başına geleceklere katlanacaktır. kadınları eve tamamen kapatamayan, kadının toplum içinde var olmasına, çalışmasına, eğlenmesine katlanamayan zihniyetin rövanş alma adımlarından başka bir şey değildir bu. ve işin birkaç acı kısmı vardır: öncelikle, bu zihniyet birtakım kazanımlar elde etmeye başlamıştır. sonra, ne yazık ki bu uygulamadan memnun olan, "allah razı olsun belediyeden/büyüklerimizden. ne güzel, rahat rahat yolculuk ediyoruz" diyen kadınlar da vardır. işin daha da acı olan tarafıysa, bu kadınların arasından, karma otobüslerde yolculuk eden kadınlara "kötü kadın" gözüyle bakanların çıkacak olmasıdır. altın günlerinde falan, "duydun mu, bilmem kimin gelinini heriflerin olduğu otobüste görmüşler. ben hissediyordum zaten o karının yollu olduğunu" muhabbetleri dönecektir. (dönecektir kardeşim; kendisi şiddet görüp boşanamadığı için / boşanamadığı halde, kim geldi kim gitti diye dul komşu kadınların kapısını gözetleyen kadın olduğu gibi, kendi giyemediği kıyafeti giyen genç kadınlara hasetle bakıp dedikodusunu yapan kadın olduğu gibi, otobüs muhabbetleri de dönecektir. maalesef bizimki gibi toplumlarda "kadın, kadının kurdudur".) toplumda kadın ve erkek arasındaki makas giderek açılacak, iş yerleri, okullar, hastaneler de (tıp fakültesi öğrencileri arasında karşı cinsteki maket üzerinde ders görmek istemeyen öğrenciler türemeye başlamış bile) mavi ve pembe renklere boyanmaya başlayacaktır. bundan sonra bir erkek bir yerde kazara bir kadın gördüğünde varın olacakları siz düşünün. ya da düşünmeyin, vaktim olur da yazabilirsem “ağustos güneşi altında iyice olgunlaşmış, patlamaya hazır acı hıyar kıvamına gelmiş erkekler” adlı kitabımda ben anlatacağım zaten (kitap adı olarak çok uzun biliyorum, “acı hıyar kıvamındaki erkekler” diye de kısaltabilirim). aranıyor, kaşınıyor damgası yeme kısmı da fantezi falan değil, işin realitesidir; nitekim biri hemen gelip yukarılarda bir yerdeki bir entry’sinde "siz tacize uğramaktan veya taciz etmekten keyif alabilirsiniz" sözünü yazabilmiştir.
  • türkiye'de yaşadığım için utandıran rezil uygulamalardan biri. bu saçmalığı destekleyerek kendini birey olarak görmeyen kadınlara da akıl fikir diliyorum.
  • geçen gün van'da da 2-3 sakallı adam 'bayanlara mahsus pembe otobüs istiyoruz' diyerek imza topluyorlardı. 'türbana özgürlük' isteyen sakallı adamlar gibi. napacaksınız oğlum, türbana girip pembe otobüs mü kullanacaksınız. cehapelilerden biri böyle bir şey yapsa 'ibne bunlar' dersiniz hemen!
  • "kahramanmaraslilar boyle istedi" diye savunulan hukumet cinligi.

    tuncelililer de, cemevleri de cami statusune sokulsun; en azindan elektrik, su giderlerini devlet karsilasin diye senelerdir imza topluyorlar. bugune kadar muhatap bulabilip dikkate alindilar mi?

    veya sirnaklilarin yuzde 95'i turkiye cumhuriyeti'nden ayrilip ozerk kurdistan'a dahil olmak istiyorlar, onlar oyle istiyor diye talepleri yerine mi getirildi yoksa bolgede tas ustunde tas birakilmayip secilmis belediye baskanlari gorevinden alinarak yerine akp'li kayyum mu atandi?

    sirnak'taki boluculukse kahramanmaras'taki ne?

    butunleyicilik mi?