şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: roze)
  • sex katalizoru
  • (bkz: lal)
  • (bkz: rosato)
  • roze şarap olarak da bilinir. maserasyon yöntemi ile üretilen rozelerde şıra, kırmızı şaraptaki gibi bir süre kabuklarıyla bekletilir. bekletme süresi kırmızı şaraptakine göre daha az olmakla birlikte, tercih edilen renge ve özelliklere göre değişebilir. şıra istenen pembe rengi aldığında başka bir tanka aktarılıp mayalanır. mayşe kabuklarıyla kırmızıya göre daha az bekletildiğinden tanenler, fenoller ve renk maddeleri kırmızıya göre daha zayıf karakterli olur.

    bir diğer yöntem, beyaz ve kırmızı şarapların belli oranlarda karıştırılmasına dayanır. fakat bu yöntem kaliteli roze üretiminde tercih edilmez. bazı pembe şampanyalarda uygulanabilir.

    pembe şarap ferahlatıcı ve hafif olmasından dolayı özellikle yaz aylarında tercih edilebilir.
  • renginden kaynaklı olarak özellikle bayanlar tarafından tercih edilen ve rengiyle paralel hiçbir sürpriz yapmayan şaraptır. hayır insan pembe görünce çilek tadı filan hayal ediyor. oysa ki kırmızı desen değil, beyaz desen hiç değil. bu kadar arada kalmış, elin avrupalısı iştah açıcı olarak konumlamış, senin adamın 'şişesinde pek de şirin' edasıyla yuvarlamış, tebrik edilir bir mevzu.
  • kırmızı ve beyaz şaraba alternatif oluşturan tatlı bir şarap türüdür. kendisi hafif bir tada sahip olduğundan yine salata, pizza gibi hafif yiyeceklerle iyi gider. ha derseniz ki "kardeşim ben dana rosto yiyeceğim yanında", bu güzelim şarap ağızda tat bırakmaz mazallah. diğer şarap türlerinin aksine soğutularak ve olabildiğince tazeyken içilir. "şarap yıllandıkça güzelleşir" lafı bu şarabı görünce yalan olur. taze değilse kahverengi, sarı arası tuhaf bir renge döner ki kaçarak uzaklaşın. ekşi, çirkin birşey oluverir çünkü. denenecekse portekiz şaraplarından "casal mendes roze" iyidir, candır. pahalıdır da ama değer.
  • o canlara canlar katan lâl şarapla,
    lâl içinde lâl olduk, lâl içinde lâl kesildik.

    mevlana
  • (bkz: blush)
  • diğer şaraplara göre içimi daha hafif ve tatlıdır. frambuazlı tartla çok yakışır. sancerre dışında yıllanmaz bu yüzden taze içilmesi gerekir.

    annenin kanser olmadığını öğrendiğinde teyzenle, annenle ailenin bütün kızlarıyla toplanıp kırmızı şarap içebilirsin, nedensiz bunalımdaysan ekstra biralar deneyebilirsin, sevgilisi olan birine aşıksan vodkalar içip kovalarca kusabilirsin, macera arıyorsan gözüne de birini kestirdiysen jagermeister dikip içindeki zencefilin aslında ne kadar yararlı olduğundan falan bahsedebilirsin, piç bir arkadaşın seni ziyarete geldiğinde sevgilisini nasıl aldattığını ve kızın bu durumu öğrendiğinde kendisini nasıl kestiğini dinlerken limonlarını yemeden tuzlarını peçeteyle temizleyip arka arkaya birçok tekilayı götürebilirsin (kızın haplarının tekila ile çok güzel kafa yaptığını söylese de karaciğerin için zararlı olduğunu bildiğinden uzattığı hapları geri çevirmelisin), şehir dışından özel bir arkadaşın geldiğinde onu çok sevdiğin, yunanca şarkılar çalan kafeye götürüp orada onunla birlikte ouzolu türk kahvesi içebilirsin, ailenden ayrı ilk defa bir evin olduğunda kutuları, bütün o kalabalığı itip oturabileceğin kadar bir yer açıp paşabahçe'den evin için aldığın martini bardağına martinini doldurabilirsin, murat baç'tan o dersi almayı hala düşünüyorsan; o ders aa geldiğinde şampanyalar patlatıp yat partileri düzenleyebilirsin, o gece bulunduğun ortama bir türlü ayak uyduramıyorsan aslında çok da sıkıldıysan cin tonik almaya gidebilirsin hem masadan da uzaklaşmış biraz nefes almış olursun, evleneceğin oğlanı bulduğundaysa yakana anneannenden kalan broşu takıp onun için yaptığın portakallı likörden içebilirsin.

    ama pembe şarap bütün bu duygulardan, patlamalardan ayrı bir yerdedir. pembe şarabı hayatındaki bütün abartılardan uzaklaştığın zamanlarda içersin, tiril tiril bembeyaz bir elbiseyle. biri sana sert bir tekme attı da yönünü değiştirmek zorunda kaldın gibi değil de dilindeki piercingden kendiliğinden sıkılıp çıkarmışsın gibi bir dönemden bahsediyorum. saç rengini değiştirmeyi hiç düşünmediğin bir dönemden.

    mayıs ayları pembe şarap içmek için ideal zamanlardır, gittiğin her yerde sardunyalar olur, geceleri hava giderek serinler ve tiril elbisenle üşürsen; ne zaman ve nereden geldiğini bilmediğin o oğlan, yakasındaki kürkü beyninin daha önce hiç kullanmadığın bir bölümünü çalıştırıp adını bilmediğin bir hormon salgılamana neden olan freş parfüm kokan, gri, yumuşak bir ceket uzatacak, al onu giy.