şükela:  tümü | bugün
  • dilbixwin dara'nın yazdığı kürtçe bir kitap, içeriği hakkında hiçbir fikrim yok, merak ediyorum mütemadiyen.
  • "ey wax li min, ey wax li min" dediğidir aram tîgran'ın.
    "karwan karwanê kûl û derdan" diye de eklediğidir.
  • penaber, kürtçe'de göçmen-mülteci demek;

    "penaberım penaber / wek koçeré derbeder / welat welat digerim / wek teyreki be perim

    göçmenim göçmen / derbeder bir koçer gibi / ülke ülke gezerim/ kanatsız bir kuş gibi"

    günay aslan hakikatli anlatmış "ülkesi elinden alınmış, ülkesiz ve kimsesiz bırakılmış ozanımız bu eserinde aslında kendisini anlatıyor. hüzünlü bir nehir gibi akan acılı geçmişini, ölüme ve sürgüne hükümlü ermeni halk gerçekliğini, mahzun ve mazlum bakışlarını yangın yerine çeviren ve kendi yalnızlığında yanıp küle dönen kahır hacmi dolmuş yüreğini anlatıyor. bu eseriyle aram tigran, sürgün kimliğini etkili bir ezgiye dönüştürüyor.."

    yanıbaşımızda ezidiler türkmenler kürtler araplar binbir mezalimle yerinden yurdundan edilirken "penaper http://www.youtube.com/watch?v=lvxwlza9j7u " 1915'ten 2015'e yüz yıllık yoksayılmanın yokedilmenin zorunlu göçün hatta mülteci dahi sayılamamanın acısına hazin bir duygu köprüsü oluveriyor.. dinlediğinizde daha derin hissedersiniz. sözün gücü kısıtlı nasılsa nameden.
  • kürtce mülteci demektir ve aram tigran en sevdigim sarkısıdır
  • mülteciliği, göçmenliği, kötü yazgıyı, çok güzel bir ezgiyle dile getiren türkü. evrensel müziğin doruğudur benim gözümde aynı zamanda. dünyanın dört bir tarafına dağılmış her mülteci ve göçmenin yaşadığı en derin duyguları, kimsesizliği, çaresizliği en güzel şekilde dile getirir. her dinlediğimde duygulandırır beni.

    çeviriler genelde eserlerin anadildeki duygusunu veremezler ama dediğim gibi bu acının her dilde karşılığı vardır ve evrenseldir. bu yüzden aşağıya önce linkini sonra sözlerini ve çevirimi bırakıyorum.

    aram tigran-penaber

    karwanek wa dîsa bi rê ket
    bûn wek koçeran û felaket
    xeml û xêza wan karwana reş in
    bi derd û kul pey hev dimeşin

    işte bir kervan daha yola düştü
    göçebeler gibi felaket halde
    o kervanların rengi, süsü karadır
    dert ve sancılarla birbiri ardından yürür

    penaberin penaber
    wek koçera der bi der
    welat welat digerin
    bûne wek teyrê bêper

    mültecidirler mülteci
    göçebeler gibi kapıdan kapıya
    diyar diyar dolanırlar
    kanatsız kartal olmuşlar

    heywax li min, heywax li min
    penaber in koçer in
    heywax li min, heywax li min
    wek teyrê bêper in

    eyvah bana eyvah bana
    mültecidirler göçebedirler
    eyvah bana eyvah bana
    kanatsız kartal gibidirler

    karwan karwanê kul û derdan
    dev ji mal û milkê xwe berdan
    digerin wek koçeran der bi der
    rih û can û milkan tev li ser dan

    kervan dert ve sancının kervanıdır
    evi barkı terketmişlerdir
    dolanırlar göçebeler gibi kapıdan kapıya
    ruhunu canını mülkünü bu yolda kaybetmişler

    penaberin penaber
    wek koçera der bi der
    welat welat digerin
    bûne wek teyrê bêper

    mültecidirler mülteci
    göçebeler gibi kapıdan kapıya
    diyar diyar dolanırlar
    kanatsız kartal olmuşlar

    karwan karwanê penaberî
    ronahî li wan bûye tarî
    nizanî ne dikenin ya digrîn
    nizanî ne sax in yan mirî

    kervan mülteci kervanıdır.
    aydınlıkları kararmıştır.
    bilmezler ağlarlar mı yoksa gülerler mi?
    bilmezler sağlar mı yoksa ölüler mi?