şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: pen pal)
  • 25 yaşında hala *adak olan ******* *ilgisayar insanı.
  • artık tarihe karışan arkadaşlık. şaka maka gözümüzün önünde kullanımdan kalktı kelime. acaba hala öğretiyorlar mı ilkokulda mektup arkadaşı ne demek diye ya da hala mektup arkadaşı kavramı var mı. hiç görmeden aylarca yıllarca mektuplaşırlarmış insanlar eskiden, ya da sadece bir vesikalık fotoğrafını bilerek. neyse nostalji yapmak bana düşen bir şey değil zaten, ama öğretmiyorlardır değil mi artık, çok uzakta da olsa, çok farklı görünse, farklı düşünse, farklı bir tanrıya da inansa onunla paylaşabileceğini çocuklara. halbuki çoğu kişi herkesle paylaşılabileceğini, ortak dertlere sahip olunduğunu mesafelerin veya ayrkırılıkların bizi farklı yapmadığını nasıl öğrenecek yeni nesil.
  • yabancı dil öğrenmek isteyen bir zatın kesin süretle başvurması gereken ve teknoloji ile azalan mektup alıp vermenin o güzelim duygusuna vakıf olmak arzunda olanın içinde bulunması gereken bir manası varken artik o da teknolojiye yenik düşmüş ve internet sitesi şekline dönüşmüştür hiç tanımadığın bir insanin duygu dünyasının içinde olmak, gönlünce ona şekiller vermek hatta en iyi arkadaş yapmak. bunları elde edebilirsiniz ve bu gibi değerler hiç bozulmasıydı keşkelere sizi sürükleyebilir.
  • aylarca cevabını beklediğim mısır vatandaşı hayırsızdır. ıngilizce hazırlık okuyanlar bilirler, ilkokul bitiminde bi sene ingilizceye doyururlardı sizi bi zamanlar. çok da sevmiştim, o ayrı. ınternetle tanışmamıştık henüz. ıngilizce pratik yapacak birileri öyle ekranınıza düşmüyordu yani lap diye. bir mektup arkadaşı çok şey demekti o zamanlar. bir umut mektup yazdığım mısırlı hayırsız mart ( adı buydu. tam adını bile hatırlıyorum. nasıl dokunmuşsa, iz bırakmış.), küçücük bir kızın hayallerini yıkan küçücük bir başka kızsın sen. yılansın. unutamadığımsın. hayat amacı mi edinsem seni bulmayı bilmiyorum. tüm arkadaşlarıma cevap gelirken, beni çaresiz bekleyişlerde bıraktın. neden mart neden?