şükela:  tümü | bugün
  • bu film ve genel olarak spagetti western ve daha genel olarak vahşi batı niye güzel biliyon mu?

    --- spoiler ---

    filmin sonunda clint baba gelip lee babayı vuracak olan abiyi durduruyor, 21. yüzyıl insanı ve sinema seyircisi de 'aha iyi adamlar birleşip kötü adamı vuracak' diye düşünüyor, bekliyor, ama çok bekler.

    baba elinde tüfek olmasına rağmen kötü adamı vurmuyor, diğer iyi adama silah verip aradan çekiliyor, adalet namlunun ucundadır mesajını veriyor, arkadan ennio morricone giriyor, biz mest oluyoruz.

    --- spoiler ---
  • turkcesi "birkaç dolar icin "olan , lee van cleef ve clint eastwood un oynadığı ve iyi kötü çirkin le aynı tatta ve onun kadar iyi olan bir western filmi..en son küçükken izledim konusunu pek hatırlamıyorum,aklımda sadece çok iyi olduğu kalmış filmin ama herhalde ödül avcılığı hakkındaydı.
  • el indio rolünü yılmaz güney 'in oynadığı film.

    (bkz: yeme beni)
  • iki ödül avcısının ayni ödül pesinden kosarken yasadiklari. saatin muzigi insani hasta ediyor. muzigin bitmesi ise olduruyor.
  • büyük beklentilerle izlenip büyük fiyaskolar yaratan filmler sonrası bünyeyi kendine getiren muhteşem bir sergio leone filmi. filmin teknik anlamda değerlendirmesini yapmak haddime değil.
    filmde gözümüze çok sevimli görünen kötü adamlar var. kötüler bildiğimiz kaba sabah kötülerden değil. sadece usta silah kullanıcıları değil hepsi müthiş bir zekaya sahip pislik içinde yaşayan asilzadeler gibi. iki saat boyunca o kasabadan bu kasabaya süreklenip "silahim nerde" diye diye dolaştıran bir kült..
  • klaus kinski'nin kambur psikopat rolünde harikalar yarattığı film. özellikle, lee van cleef'in barda klaus kinski'nin pantolon askısında kibrit yakmasının ardından, kinski'nin lee van cleef'e dönüp evlere şenlik mimikler eşliğinde sol gözünü seğirtişi var ki oy oy oy...
  • ennio morricone'nin muziklerini yaptigi, ve bence iyi kotu çirkinden daha iyi olan zaten muziginin gelmis gecmis en iyi western muzigi olduguna inandigim film.
  • iki bounty hunterin me$hur bir haydutun pe$inden ko$malari anlatilir bu filmde. spaghetti western turunun en iyi orneklerinden birisidir, ve final sahnesi iyi, kotu, cirkin'de de aynen kullanilmi$tir. "the man with no name"in haydut cetesinin icine girme sahnesi esprilidir; ama filmin en guzel sahnesi kesinlikle el paso bankasinin soyulmasidir. tam o esnadaki muzikle morricone filmin ruhunu okudugunu bize cok guzel hissettirmi$, ve benim her izledigimde "atimi getir lan kari" diye sebepsiz kukrememe sebep olmu$tur.
  • sadece müzikleri için bile seyredilesi film.

    soundtrackini arabada dinlerken 4 cam açılıp, sol kol dışları çıkarılır, bir de rüzgarın etkisiyle uçuşması için boyna fular bağlanırsa, bunlara ilaveten de bozuk bir yolda ilerlenirse at üstünde gitme hissi yakalanabilir.
  • "hayatın bir kıymetinin olmadığı yerde, ölüm, bazen para edebilir. işte bu yüzden ödül avcıları ortaya çıkmıştır."