*

şükela:  tümü | bugün
  • devrim ve özgür düsünceyi bayrak edinmis nevrotik ingiliz sair ve yazar.
  • frankenstein yazari mary shelleynin kocasi da ayrica. romantik sairler arasinda sayilir. byron ve keats ile dostluklari hosmus.
  • (bkz: ozymandias)
  • 1822'de boğularak ölmüş ve italya'da sahile vurduğu yerde yakılmak suretiyle kendisi için bir cenaze töreni düzenlenmiştir. törende, lord byron, arkadaşının kafatasını hatıra olarak saklamak istemiş, ancak yine bir yazar olan aile dostları edward trelawny buna izin vermemiştir. fakat, yakma esnasında kalp bir türlü yanmayınca, trelawny kalbi ateşten çıkarmış ve percy'nin dul eşi mary shelley'ye vermiştir (bkz: #4370572). kalp sonunda, oğlu öldüğü zaman, onunla beraber gömülmüştür.
  • rivayete göre tatil için gittiği venedik'te gondoldan düşerek ölmüş (eğer böyleyse, gerçekten yazık) ikinci kuşak ingiliz romantiği. kankası lord byron'la yakışıklılıkta kapışmaktadır bir de kendisi. ah şu romantikler zaten..

    http://img173.imageshack.us/…3/8488/shelleyy8hi.jpg
  • milan kunderanin zivot je jinde adli romaninda sikca bahsettigi, romanin ana karakteri jaromil gibi feminen yuzlu, yasindan kucuk gosteren, 'yasami baska yerde' arayan ve bu nedenle dublin sokaklarinda kosusturan ingiliz sair.
  • türkçeye çevrilmiş şiirinden bir küçük örnek :

    daldığın uykulardan arslanlar gibi uyan,
    yenilmez sayılarla kapılarına dayan,
    zincir halkaları, çiğ taneleri örneği,
    sen uyurken kaplamış olsalar da her yerini,
    silkelen, kır, at, bırak toprağa,
    yapabilrsin, çünkü sen halksın, çoksun,
    onlarsa sayıca asla ulaşamazlar sana
  • bana durup duruken eski günleri, hayalleri, özlemleri, uzaklıkları hatırlatan şairdir. bu ingiliz adam yıllar önce şiirleri ile girdiği hayatımda romantizmi yaşama tarzımı şekillendirmiş; mutluluk ile mutsuzluk arasında gidip gelme süreçlerinde hem batıran hem yukarı çeken olmuştur. aşağıdaki mısraları, ki aklımdan asla silinmezler sözlükten birgün silinseler de, gece vakti bırakmak istedim şurda bir iz olarak kalsın diye.

    i arise from dreams of thee
    in the first sweet sleep of night,
    when the winds are breathing low,
    and the stars are shining bright;
    i arise from dreams of thee,
    and a spirit in my feet
    hath led me- who knows how?
    to thy chamber window, sweet

    nevrotik bir şair ve onun nevrotik hayranları. karşıma çıktıgına çok mutluyum; mısralarında yaşamak hayatı ve okurken hissetmek güzel birşey; üzülsek de sevinsek de. evet arayışlarımın içinde uzaklara doğru bakarken aslında zaman kavramını da aşacak bir yer arayışı içinde; yine yeniden aynı mısralar dökülüyor dilimin ucundan:

    o, lift me from the grass!
    i die, i faint, i fall!
    let thy love in kisses rain
    on my lips and eyelids pale,
    my cheek is cold and white, alas!
    my heart beats loud and fast
    oh! press it close to thine ownagain,
    where it will break at last!

    bir digeri için (bkz: sylvia plath)

    edit: bir de unutmadan die verbannten kinder eva's dinlememin bir nedenidir bu mısralar.. o şarkılarla beraber yaşamak shelley ve şiirlerini...
  • eleanor marx ın 1 mayıs 1890 daki konuşmasında alıntıladığı mısraların yazarıdır. şiirin kendisi için (bkz: the mask of anarchy)
    "rise like lions after slumber
    in unvanquishable number,
    shake your chains to earth like dew
    which in sleep had fallen on you–
    ye are many–they are few."