şükela:  tümü | bugün
  • acı veren bir anıyı perdeleyen bilinçli olarak katlanılabilir başka bir anı.
  • (bkz: kader ani)
  • örneğin küçüklüğünde öz babası tarfından taciz edilen bir kız çocuğu bu durumu şiddetle bastırarak, bunun yerine üvey babası ya da uzak akrabalarının istismarlarına yönelik anılarını ön plana getirecek ya da kurgulayacaktır. ve durumunu daha katlanılır kılacaktır.
  • çok net olarak anımsanan, ancak görünür anlamı olmaması ile belirgin çocukluk anıları için kullanılır. bu anıların çözümlenmesi çocukluğun önemli olaylarına ve bilinçdışı düşlemlere gönderme yapar. pende anı, bastırılan unsurlarla, savunma arasındaki bir anlaşmanın sonucu olarak ortaya çıkar. ancak bu anılar örttükleri, gizledikleri bastırılmış öğelerin varlığına da dolaylı olarak gönderme yaparlar.

    perde hem bir şeyi gizlemek için kullanılan, hem de üzerine görüntü yansıtılan, imgelerin görünür hale gelmesini sağlayan anlamlarını içinde barındırır.
  • (bkz: screen memory)
  • literatürde paravan anı olarak da geçer. fetişizm ve fetiş nesnesi de perde anı ile ilintilidir.

    erkek çocuk belirli bi' yaşa kadar (erken çocukluk) ''sevgili'' annesinin bir penise sahip olduğuna inanır. ve onun bir penise sahip olmadığını gördüğünde iğdiş edilmiş olduğunu düşünür. bu durum kendisi içinde büyük bi' tehlike arz eder çünkü annesi (baba tarafından) iğdiş edilmişse bu tür bir durum kendi başına da gelebilir. s. freud, fetiş hakkında , ''küçük oğlanın bir zamanlar inandığı ve terk etmek istemediği, annenin penisinin bir yerine geçeni olduğunu'' ve ''fetiş nesnesinin iğdiş edilme tehdidi üzerinde bir zafer ve ona karşı bir tür 'koruma' sağladığını , aynı zamanda kadınların cinsel organından iğrenmeyi belirli bi' noktaya engellediği ve cinsel nesne olarak hoş görülesi kılan niteliklerle donatarak fetişisti bir eşcinsel olmaktan koruduğunu.'' söyler.

    fetiş oluşturulurken (yaralanmaya bağlı bellek yitimi gibi bir süreci anıştıran bir süreçle) esas şoka uğratıcı, zedeleyici izlenimden (annesinin bi' penisi olmadığını anladığı görüntü) bir önceki görüntü/izlenim alınarak fetiş nesnesi olarak korunur. örneğin, ayağın ya da ayakkabının bir fetiş nesnesi olarak seçilmesi ''araştırıcı oğlanın, kadının (annesinin) cinsel organlarına doğru aşağıdan yukarıya doğru bakış koşullarına borçludur.'' ya da '' çok sık bir fetiş nesnesi olarak seçilen kadın iç çamaşırı, soyunma anını, kadının hala fallik kabul edildiği son anı kristalleştirir.'' aynı şekilde ''kadife ve kürk arkasından kadın organlarının özlenmiş görüntüsünün geldiği kasık kılları görüntüsüne bir kilitlenmedir.''

    işte burada annenin penise sahip olmadığının anlaşıldığı an, bilinçdışının karanlık ve uçsuz bucaksız alanına gönderilip unutulurken, sonradan çocuğun fetiş nesnesi olarak seçeceği kristalleştirilen son izlenim (ya da anı) perde ya da paravan anı olarak kalacaktır.