şükela:  tümü | bugün
  • shakespeare'in bir oyunu. amerikali bir arkadas "kisaltilmis" bir versiyonunu hazirlamis. oyunda kral antiochus kizi ile evlenmek isteyenlere bir bilmece soruyor, bilemeyeni olduruyor. bilmecenin orijinali soyle:

    i am no viper, yet i feed
    on mother's flesh which did me breed.
    i sought a husband, in which labour
    i found that kindness in a father.
    he's father, son, and husband mild;
    i mother, wife, and yet his child.
    how they may be, and yet in two,
    as you will live, resolve it you.

    simdi de amerikali arkadasin yorumundan dinleyelim (bilmeceden az sonrasina da gidelim):

    http://www.yarnivore.com/…ncis/archives/000367.html

    pericles: hello, king. i'd like to marry your daughter.

    antiochus: well, first you have to answer this riddle. answer incorrectly, and you die:

    my first is in paris, my second in france,
    the rest is...whatever, i'm having sex with my daughter.

    pericles: uh...how about if i answer that tomorrow?

    antiochus: oh, sure, think about it as long as you like.

    pericles: (aside) i suspect he's having sex with his daughter. i probably shouldn't say anything about it. maybe i'll just go back home to tyre. (he exits)

    antiochus: hmm, i think he might have figured it out. thaliard!

    thaliard: (entering) yes?

    antiochus: i need you to kill pericles for me.

    thaliard: okay.

    act 1, scene 2
    tyre.

    helicanus: what's the matter, my lord?

    pericles: oh...the king of antioch is sleeping with his daughter and now he wants to kill me because he's afraid i'll tell everyone about it or something. (he leans out the window.) oh, if only i had never learned he was sleeping with his daughter.

    helicanus: i can see how that would be a problem. maybe you should leave town until he cools off, or dies, or whatever, since it's pretty easy to find you here.

    pericles: since i'm prince and all.

    helicanus: exactly.

    edit: devami da cok komikmis.
  • william shakespeare in antakya da geçen oyunu.

    "böylece görüyorum ki zaman insanların kralı; hem ana-babası hem de mezarı onların ve vereceğini veriyor onlara, istediklerini değil"

    "en güzel gösteriyi yapan en çok aldatandır"

    demiştir üstad...
  • --- spoiler ---

    1.sahne

    antiochus
    genç sur prensi, artık iyice biliyorsun
    giriştiğin maceranın tehlikesini
    ...

    pericles
    yiğitçe meydana çıkıyorum,
    kimseden de akıl istemiyorum
    sadakat ve cesaretten başka.
    (bilmeceyi okur)
    yılan değilim ama bana can veren
    annemin etinden beslenirim
    bir koca aradım, ararken
    o ilgiyi babada buldum.
    kendisi baba, oğul, biraz da koca;
    ben annesi, karısı ama evladı da:
    iki kişi nasıl bu kadar çok olur,
    canını seven cevabını bulur.
    (kendi kendine)
    keskin kılıç var sonunda:
    ...

    antiochus
    prens pericles, sakın, hayatın üstüne,
    bu da kanunumuzun ötekiler kadar
    sert bir maddesidir. zamanın doldu:
    şimdi ya açıkla ya da cezanı çek.

    pericles
    büyük kral,
    işlediği günahları işitmeyi kimse sevmez;
    söylersem yüzüne karşı hakaret etmiş olurum.
    hükümdarların icraatlarını anlatan kitap varsa birinde
    saklamalıdır o kitabı etrafa göstermek yerine;
    kötülüğün söylentisi azgın rüzgar gibidir,
    insanın gözüne toz kaçırır yayılmak isterken;
    ama sonu böyle pahalıya patlayacaksa,
    nefes tutulur, yaşlı gözler gayet berrak görür
    canlarını yakacak havayı.
    kör köstebek sivri tepeler yığarken göğe doğru,
    ezilir gider zavallı kurtçuk
    doğanın insan zulmüyle inlediğini anlatacağım diye.
    kral dünyanın tanrısıdır, menfur da olsa isteği kanundur
    zeus yoldan çıksa kimin haddine zeus'a aman demek?
    senin bilmen kafi; daha da bilinsin istemezsin,
    daha fena olacağını bilir, ezer geçersin.
    ...

    antiochus
    (kendi kendine)
    hay kafanı koparaydım! anlamı buldu;
    ama onu kandıracağım
    (yüksek sesle) genç sur prensi,
    her ne kadar fermanımızın kesin mahiyetince
    kalan ömrünü iptal etmemiz gerekse de,
    yorumun yanlış oldu çünkü,
    yine de, diyoruz, hoş endamına bakarak
    hala bir umut var galiba:
    sana kırk gün daha mühlet veriyoruz;
    bu zaman içinde sırrımızı çözersen,
    bir merhamet bize bir oğul verdi der, seviniriz;
    o zamana kadar konuğumuz olacaksın
    bizim şerefimize senin şanına yakışır şekilde.

    (pericles dışında herkes çıkar)
    pericles
    nezaket nasıl da saklıyor günahı,
    ikiyüzlülük herşeye hakim olunca,
    herşey sadece şeklen iyi görünüyor
    ...
    geceden daha karanlık işler yapıp da utanmayanlar
    o işleri ışıktan saklayacak hiçbir yoldan sakınmazlar.
    bilirim ki bir günah bir yenisini doğurur;
    cinayet öyle yakındır şehvete, ateş dumana nasılsa.
    ...

    --- spoiler ---
  • hakkında bir biyografi çalışması için; https://www.amazon.com/…martin-ebook/dp/b01htt8uyc/
  • perikles, sur prensi (ingilizce :pericles, prince of tyre) ünlü ingiliz oyun yazarı (bkz: william shakespeare) tarafından yazılmış bir tiyatro oyunudur. bu eser shakespeare'in ilk yayınlanan tüm eserlerini kapsayan birinci folyo edisyonunda bulunmaktadır.

    oyunun yazarının kim olduğuna dair tartışmalar olmakla beraber, modern otoriteler shakespeare'in bu eserin önemli bir kısmı olan 9. sahne'den sonra kalan kısmını yazdığını kabul etmektedirler. bundan dolayı bu eser modern shakespeare eserleri antolojilerde bulunmaktadır. bu otoritelere göre perikles oyununun perikles'in seyahatlerinin ayrıntılarını anlatan ilk iki perdesi nispeten pek bilinmeyen (olasılıkla george wilkins adlı) bir ortak yazar tarafından hazırlanmış ve perikles ile marina'nin hikayesini anlatan 9. sahne ve ilerisi ise shakespeare'in kendisi tarafından yazılmıştır.

    oyun iki ana kaynaktan yararlanarak yazılmıştır. birisi bir şair olan ve ilk tanınmış ingiliz yazar olan geoffrey chaucer'le aynı zamanda yaşamış olan john gower'in 1393'te yazmış olduğu confessio amantis adlı eserdir ve bu eser sur'lu appoloniusun hikayesini anlatır. ikinci eser ise gower'in şiir halindeki eserinin nesir olarak adaptasyonunu the pattern of painful adventures (acı verici maceralar örneği) adı ile takriben 1576'da basılmış (ve ikinci edisyonu ise 1607'de basılmış) lawrence twine'in eseridir.

    perikles'in iki tane değişik yazarı olduğu için ne zaman hazırlandığı tarihi hala tartışılmaktadır. bazı bilim adamları büyük olasılıkla oyunun ikinci yazarı olan george wilkins hakkında elimizde olan bilgileri kullanarak 1603-1608 dönemi içinde yazılmış olduğunu iddia etmektedirler. diğerleri ise bu eserin önceden shakespeare tarafından yazılıp sonradan wilkins veya diğer bir yazar tarafından değiştirildiğini söylemektedirler. perikles eserinin 1609 basımlı quarto edisyonu açık olarak hatalıdır. içinde anlaşılmaz kısımlar ve çok kötü üslupla yazılmış kısımlar bulunup asıl yazarın değil de, bir başka kişinin aklında kalanları sonradan yazmasına benzemektedir. bu türlü hatalı edisyon shakespeare'in ana eserlerinden olan hamlet edisyonunda da (kötü quatro edisyonu) görülmektedir. oyun 1623'te basılan birinci folyo edisyon için basılan eserler arasında bulunmamaktadır. modern shakespeare edisyonları (oxford, arden, cambridge) editörleri bu eser hakkında birbirleriyle çelişkili bilgiler vermektedirler.

    1606 -1608 arasında londra'da bulunan venedik cumhuriyeti elçisi, perikles adında bir oyunu seyrettiğini yazmıştır. birinci quarto basımı perikles bu oyunun londra'da globe tiyatrosunda birkaç kere oynandığını yazmaktadır. fakat kesinlikle bilinen ilk perikles temsilinin mayıs 1619'da whitehall tiyatrosu'nda olduğuna dair belgesel kaynak vardır. diğer bir belgesel kaynağa göre bu oyun haziran 1631'de globe tiyatrosu'nda temsil edilmiştir. cromwell'in rejiminin sona ermesi ile 1660'ta yeniden ingiliz tiyatroları açıldığında ilk oynanan shakespeare oyunları arasında perikles de bulunmaktaydı. ancak oyunun klasik olmayan tiyatro bünyesi dolayısı ile neo-klasik tiyatro anlayışına uymadığı için 18. ve 19. yüzyıllarda tutulmamış ve sonra da yakın hısımlarla cinsel ilişki ve fahişelik konularına yakından baktığı için iki yüzyıl unutulmuştur. 19. yüzyılda diğer shakespeare oyunları yeniden popüler olmaya başladığında bile incelediği konular dolayısıyla perikles genellikle temsil edilmemiştir. 1864'teki kraliçe viktoriya devrinde ilk perikles temsili için bu eserin birçok kısmı büyük sansüre uğramış ve sahnede oynanan eser elimizde bulunan metinden çok değişik olmuştur.

    karakterler:
    antiokus - antakya kralı
    perikles - sur prensi
    helikanus ve eskanes - sur'lu iki asilzade
    simonides - pentapolis'in kralı
    cleon - tarsus valisi
    lisimakus - midilli valisi
    cerimon - efes'li bir asilzade
    thaliard - antakya'lı bir asilzade
    philmon - cerimon'un uşağı
    leonine - dionyza'uşağı
    emniyet memuru
    pandar
    boult - usağı
    antiochus'un kızı
    dioniza - cleon'un karısı
    thaisa - simonides'in kızı
    marina - pericles ve thaisa'nin kızı
    likorida - marina'nın dadısı
    genelev patronu
    asilzadeler, şövalyeler, kişizadeler, denizciler, korsanlar, balıkçılar, ve ulaklar.
    diyana
    koro olarak gower

    --- spoiler ---

    14. yüzyıl ingiliz şairi olan (bkz: john gower) her perdeyi bir prolog ile açar.

    1. perde
    oyun antakya kralı olan antiokus'un sarayında başlar. kral çok zor bir bilmece hazırlamıştır; herhangi bir erkek bu bilmeceye doğru cevap verirse onu kızı ile evlendirecektir ama cevap yanlış ise idam edilecektir. fenike'nin (şimdiki lübnan'ın) sur (ingilizcesi tyre) ( şehrinin genç prensi olan perikles bu bilmeceden haberdar olur ve hemen cevabın ne olduğunu anlar. buna göre antiokus ile kızı arasında yakın cinsel ilişkiler (ensest ilişkileri) bulunmaktadır. eğer perikles bu gerçeği açıklarsa, idam edilmesi çok olasıdır; ama yanlış bir cevap verirse de idam edilecektir. perikles bilmecenin cevabını bildiğini ima eder ama biraz daha uzun düşünmek için zaman ve bekleme izini ister. antiokus ona 40 gün daha düşünmesi için izin verir. fakat arkasından kendisini öldürmek üzere bir kiralık katil de gönderir. fakat perikles şehirden kaçmıştır. perikles sur'a döner ve burada kendinin yakın arkadaşı ve danışmanı olan helikanus'la görüşür. helikanus'un cevabı perikles'e hemen şehirden ayrılmasını tavsiye etmek olur çünkü perikles'in asıl vatanının nerede olduğunu bilen antiokus'un hemen oraya bir diğer kiralık katil göndermesi çok olasıdır. perikles helikanus'u naibi olarak sur'da bırakıp tarsus'a gitmek üzere bir gemiye biner. tarsus'ta geniş açlık hüküm sürmektedir. çok cömert olan perikles şehrin hakimi olan cleon ve karısı dioniza'ya halka dağıtıp onları açlıktan kurtarmak üzere gemisinde bulunan zahireyi verir. açlık sona erer ve perikles cleon ve dioniza'nın çok büyük minnettarlık ifade eden sözlerini aldıktan sonra yoluna devam eder.

    2. perde
    perikles'in gemisi bir fırtınaya yakalanır ve pentapolis civarında karaya vurur. bir grup fakir balıkçı perikles'i kurtarır. onlar pentapolis kralı olan simonides'in ertesi gün bir turnuva tertip ettiğini ve bu turnuvanın birincisi ile kızı thaisa'yi evlendireceğini anlatırlar. bu sırada diğer bir balıkçı kazadan çıkarttığı perikles'in zırhlı gömleğini getirir. böylece prens bu turnuvaya iştirak etmeye karar verir. zırhı paslı olmakla beraber perikles turnuvayı kazanır ve (perikles'i çok çekici bulan) thaisa ile evlenmeye hak kazanır. simonedes önce bu evliliğe karşıdır, ama sonradan perikles'e yakınlık duyar ve evliliğe iznini verir. bu sırada sur'lu soylular antiokus ve kızının işledikleri ensest sucu dolayısıyla bir araba gezisinde iken gökten inen bir yıldırımla çarpılıp yanıp kül olarak öldüklerini öğrenirler. kendi prenslerinin uzun ayrılığından dolayı sur soyluları helikanus'a taç giyip kral olmasını teklif ederler. fakat helikanus arkadaşı perikles'e sadık olup bunu reddeder. fakat onlar çok ısrar edince sonunda eğer soylular büyük bir arama yapıp bunun sonunda perikles'i bulmazlarsa kral olmayı kabul edeceğini bildirir.

    3. perde
    soylular perikles'i arayıp sormak için etrafa mektuplar gönderirler ve bu mektuplardan biri petapolis'te perikles eline geçer. perikles hamile olan karısı ile gemiyle sur'a gitmeye karar alır. içinde bulundukları gemi yine bir fırtınaya uğrar. thaisa bu fırtına sırasında marina adı verilen bir kız çocuk doğurur; fakat kendisi doğumdan sonra ölür. gemiciler fırtınayı dindirmek için thaisa'nin cesedinin denize atılmasını isterler ve perikles buna hiç gönülsüz olmakla beraber, onların isteklerini kabul etmek zorunda kalır. küçük kızı marina'nın daha fazla deniz seyahatine dayanamayacağını bildiği için tarsus'ta kızı ile gemiden ayrılır. büyük bir şans eseri thaisa'nin cesedinin içinde bulunduğu tabut bir sihirbaz olan cerimon'un yaşadığı yere yakın karaya vurur. sihirbaz thaisa'ya yeniden can verir. thaisa kocası perikles'in fırtınada kaybolup öldüğünü sanıp diana tapınağı rahibesi olur. perikles kızı marina'yı tarsus'ta cleon ve dioniza'ya bakımı için bırakıp sur'a geri dönüp orada tekrar hükümdarlığa başlar.

    4. perde
    marina büyüyüp çok güzel bir kız olur. cleon ve dioniza'nin kızlarından daha güzel olduğu için dioniza'nın kıskançlığı kurbanı olur; dioniza onu öldürmeyi planlar. fakat bu plan daha uygulanmadan korsanlar marina'yı yakalayıp esir yapıp kaçırırlar. korsanlar marina'yı midilli'de bir geneleve satarlar. marina oranın sahiplerini fazilet aramaya kandırarak bakireliğini korumayı başarır. fakat hiç para getirmeyen ve bakireliği ile diğer sermayelerine 'kötü' örnek olan marina'yı verimli kullanmak gereği ile onun adadaki genç kızlara öğretmenlik yapmasını sağlarlar. marina müziği ve bunun gibi eğlencelere katkısıyla da çok ün kazanır. bu arada perikles kızını bulmak için tarsus'a geri döner. simonedes ve karısı marina'nın öldüğünü söylerler. buna çok üzülen perikles yine denize açılır.

    5. perde
    perikles'in akdeniz ve ege'de deniz yolculukları sonunda onu midilli'ye getirir. midilli hükümdarı lysimakus onu eğlendirmek için marina'yi çağırır. perikles ve marina birbirine acılı hikayelerin anlatırlarken hemen baba-kız olduklarını anlarlar. sonra perikles bir rüya görür ve rüyasında tanrıça diyana ona thaisa'nin rahibe bulunduğu tapınağın yerini söyler ve oraya gitmelerini ister. boylece perikles thaisa'yi da bulur. marina'ya çok kötü davranışları haberleri şehir halkına yayılınca tarsus'lular cleon ve dioniza'ya isyan edip onları öldürürler. marina lysimakus ile evlenmeye hazırlanır.

    --- spoiler ---

    bu oyunun bazı problemli tarafları olmakla beraber, modern sahnede oyun seyirciler tarafından beğenilmiş ve oyun defalarca tekrarlanmıştır. fakat ingiliz tiyatro eleştirmenleri ve edebiyat otoriteleri tarafından bu oyun yirminci yüzyıl ortasına kadar hiç sevilmemiş ve çeşitli yönlerden devamlı tenkit edilmiştir.

    ingiliz tiyatro yazarı ben jonson 1629'da tiyatro seyircisinin beğenisini yermiş ve bu oyunu küflü olarak nitelemiştir. buna başlıca neden kritiklerin rönesans'la birlikte aristo'nun klasik dram kriterlerinin kabul etmeleri ve özellikle 16. yüzyıldan sonra üç birlikler (zaman, mekan ve aksiyon birlikleri) prensiplerini tiyatro görüşleri için baş tacı etmeleridir. perikles oyununda ise ayrı zamanlarda ayrı olaylar arka arkaya sıralanmaktadır, bu olaylar değişik mekanlarda geçmektedir ve aksiyon da daha çok gösteri niteliklidir. bu nedenle perikles kritiklerin genel olarak kabul ettikleri neoklasik stilde tiyatro eseri niteliğinde olmayıp bir orta çağlar eğlencesi tipte olduğu için, bu küflü olma sıfatı uygun görülmüştür.

    bu oyunun edebiyatla uğraşanlar tarafından beğenilmemesinin bir diğer nedeni ise özellikle 18. yüzyıl ingiliz edebiyatında shakespeare'in ve eserlerinin birer milli simge olarak görülmesine ve gösterilmesine başlanılmasıdır. bu devirde, 16.yüzyıl kraliçe elizabeth ingiltere'si ülkenin büyüyüp genişlemesine bir başlangıç olarak bir mitolojik görüşle görülmeye başlanmıştı. shakespeare ingiliz milliyetçiliğinin ve sömürgecilik siyasetinin bir elit simgesi olmuş ve ingilizlerin kendi edebiyatının ne kadar ortaçağlardan değişik modern olduğu, ne kadar neoklasik kurallara uyduğu, shakespeare'nin eserleri (özellikle trajedileri ve tarihsel oyunları) mostra gibi kullanılarak, ifade edilmiştir. perikles oyunu ise bu kriterlere uymadığı ve shakespeare'in başka taraflarının bulduğunu gösterdiği için bir kenara itilmiş ve hatta 18. yüzyılda hazırlanan shakespeare eserleri antolojilerine alınmamıştır.

    19. yüzyılın genel kritik görüşlerini temsil için bir zamanlar en büyük ingiliz edebiyat kritiği sayılan dowden'i ele alabiliriz. dowden'e göre periklesin çok garip şekilde shakespeare'in diğer eserlerine kıyasla bir dram niteliği göstermemektedir. ayrıca dowden kraliçe viktorya çağının cinsel konulara karşı olan antipatisi nedeniyle bu oyunun 4. perde'sini müstehcen bulmaktadır. bu nedenlerle dowden bu oyunun ya shakespeare standartlarına uymadığını ya da ikinci derecede olan başka yazar tarafından hazırlanmış olabileceğini bildirir.

    bu tutum 20. yüzyılda kral edward döneminde birinci dünya savaşı sonuna kadar devam etmiştir. fakat bir elizabeth çağı mitolojisine dayanan bir milli simge olan shakespeare, yerini etap etap daha çok araştırmaya ve bilimsel inceleme esaslarına bağlı olan kritik çalışmalara bırakmıştır. böylece perikles oyunu da özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısında kritikler tarafından hevesle kabul edilmeye başlanmıştır.

    antiochus'un bilmecesi:

    ı am no viper, yet ı feed
    on mother's flesh which did me breed.
    ı sought a husband, in which labour
    ı found that kindness in a father:
    he's father, son, and husband mild;
    ı mother, wife, and yet his child.
    how they may be, and yet in two,
    as you will live, resolve it you.

    ben engerek değilim. ama etini yerim
    beni dünyaya getiren ananın.
    bir koca aradım. bu çaba ile
    bir koca buldum bir babada.
    o hem baba, hem oğul ve hem de iyi huylu bir koca
    ben hem anne, hem karı ve aynı zamanda onun kızı.
    bu nasıl olur. yine de her ikisi
    sen yaşamaktayken, sen çözümü bul.

    türkçeye çeviri:
    pericles. çev. hamdi koç. istanbul: yapı kredi yayınları, 1992.
  • antakya, tire (sur), tarsus, midilli, efes ve akdeniz'de geçen bir shakespeare oyunudur