şükela:  tümü | bugün
  • izin anlamına gelir. alınması gereken birşeydir
  • ing. müsaade, destur.

    izin alma soru kaliplari su sekilde olabilir:

    can ı open the window?
    could ı use your computer?
    may ı go in?
    is it all right if ı park here?
    would it be possible for me to leave early?
    is it possible for me to leave early?
    do you think ı could borrow your car?

    izin almaya verilen olumlu cevaplar:

    yes, of course.
    yes, that's all right.
    that's fine.
    by all means.
    go ahead.
    certainly, please do it.

    olumsuz cevaplar:

    no, i'm afraid and you can't.
    i'm sorry but ...
    i'd rather you didn't.
  • pörmişın diye okunan ingilizce kelime. izin müsade anlamında kullanılır.
  • rebecca hall ve dan stevens'ın başrolünde olacağı romantik komedi filmi.

    gina gerson, francois arnaud, morgan spector, bridgett everett, david joseph craig, sarah steele ve jason sudeikis, filmde yer alacak diğer isimler.
  • rebecca hall ve dan stevens'ın başrolünü paylaştığı 2018 yapımı film.

    senaryoda, birbirlerinin ilki olmuş bir çift var. mutlular, iyi anlaşıyorlar. sürtüşmesiz, monoton ama mutlu bir ilişkileri var. bir arkadaşları akıllarına giriyor.
    "bi başkasıyla sevişmeden mi evleneceksiniz" nidasıyla. ve olaylar gelişiyor.

    hızlı ilerliyor epey ama film çekilecek kadar gerekli miydi diye düşündüm açıkçası. 20 dakikalık bir kısa film de olabilirdi belki.

    rebecca, anna karakterinin hakkını vermişti bence. o ponçik bakışlarıyla verdiği sessiz cevaplara hayran kaldım. dan bu filmde sönüktü ama sevdim keretayı da. keşke bu kadar naif ruhlu bi adam hepimizin hayatında olabilseydi.

    söyleyeceklerim bu kadar. gidip biraz ağlicaamm.

    şaka şaka. keşke anna, bi kadınla birlikte olsaydı. o zaman daha merakla izlerdim. ^^
  • filmi izlerken neden böyle bir film çektiklerini düşündüm durdum. zaten rebecca hall’ın eblek bakışlarından gına geldi. filmin alt metinleri var evet ama o kada saçma bir film ki ne gitmeye değer ne de evde izlemeye. her şey çok hızlı geçiyor sanki bu sahne de böyle oluversin bee demiş gibi yönetmen. duyguyu geçiremeden sahne geçip gidiyor. sonunu anlıyorsunuz zaten ve uyuyakalıyorsunuz.
    imdb puanı: 5.3/10’muş şimdi yorumu yazdıktan sonra bakayım dedim haksiz çıkmamışım sanırım.

    --- spoiler ---

    rebecca hall ve dan stevens yani anna ve will her şeylerinin ilkidir. 10 yıl sonra anna’nın 30. dogumgununde -will evlilik teklif etmek uzereyken- en yakın çift eşcinsel arkadaşları(biri anna’nın kardeşi) anna ve will’e sonsuz evliliklerinden önce birileriyle yatmalarını önerirler. şakayla başlayan öneri balon gibi yavas yavaş havalanmaya başlar. ve yeni şeyler keşfetmeye başlarlar.

    --- spoiler ---
  • hollywood'un erkekleri itinayla zavallılaştırması temalı bir başka film.

    --- spoiler ---

    kız her boku gönül rahatlığıyla ve hesap vermemecesine yaparken, anlaşmanın diğer tarafındaki erkek en küçük şeyler için bile hesap verir ve özür diler bir pozisyona sokulmuş. duygusal olarak da erkek yine ve özenle zavallı, ezik ve güçsüz bir halde resmedilmiş. finalde kadın, erkeğin götüne tekmeyi koyarken onda ne bir suçluluk ne de bir utanma duygusu gördük.

    --- spoiler ---

    hollywood'un bu iğrenç ve sinsi propagandasını yukarda higlight yaptığım başlıkta uzun uzun irdeleyeceğim. sıktı artık amına koyim.
  • tam olarak "mavi hap yutarsanız ve eşitlikçi saçmalıklara inanırsanız başınıza ne gelir?" filmi. o kadar anlatıyoruz hiçbirisine gerek yok, bu filmi izleyerek alttaki kavramların hepsi öğrenilebilir.

    -kadın-erkek dinamiği
    -erkek doğası ve ne beklediği
    -kadın doğası ve ne istediği
    -alfa dul nedir? nasıl olunur?
    -meriçlik

    bunları anlatırken gayet doğal davranılmış. en ufak bir mesaj verme çabası yok filmin.

    --- spoiler ---
    konu kabaca: evlenmek isteyen bir adamın, sevgilisine "hadi başka insanlarla da yatalım, dünyayı tanıyalım" önerisi üstüne kurulu. öyle ki erkek tam bir meriçlik örneği göstererek kadın-erkek ilişkisinde seksin aynı anlama geldiğini sanıyor. eşitlikçi yaklaşıyor.

    vaka1: bir gece çıkıyorlar. kadına biri yazıyor. sevgilisi de kendi elleriyle kadını teslim ediyor. kadın adamın evine gidince bile mesaj atıp. "bak emin misin? bak sevişiyoruz" diyor. çünkü o dakikadan sonra kendi fark etmese de içten içe o adama bağlanma tehlikesi olduğunu biliyor. sevgilisi ise "seviş seviş" diyerek büyük bir godoşluk örneği gösteriyor ama burada hep anlattığım bir olay var. kadın sevişirken sadece fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da bağlanır. sonuç mu? erkeğe aşık oluyor işte. çünkü adam farklı, iyi sevişiyor, kendisi gibi müzisyen. hipergamide yüksek bir durumda ve kadına hitap ediyor. fin. (dip not: bir ara adama faggot diyerek şöyle bir yumruk çakasım geldi.)

    vaka2: adam da bunun üstüne biriyle tanışıyor, kocasından ayrılmış, zamanında çok sevmiş bir kadın. yani alfa dul. adama tam bir milf gibi yaklaşıp etkiliyor ve vazgeçilmez gibi davranıyor fakat bu 1 ay sürüyor. anne şefkatı gösteriyor resmen. kadın o esnada bir çok adamla daha yatıyormuş(bunu sonra öğreniyoruz hehe). çünkü bağ kurma yetisini çoktan kaybetmiş. tipik alfa dul yaklaşımı. *burada dikkatimi çeken diğer bir durum ise erkeğin kadın tavlamak için en ufak girişim yaratmazken, kendisine yaşca büyük ya da hb puanı 5-6 civarı kadınların yaklaşması. oysa ki kadına tam tersi yüksek puanlı bir eleman yaklaşıyor. yani adam o derece başarısız bir çizgi çiziyor. anca bir alfa dulun oyuncağı ve kaşar bir barmaid'in tek gecelik ilişkisi olabiliyor. burada s.kilen taraf yine erkek. eğer siz doğru kadını seçemezseniz dandik kadınlar sizi seçer.

    vaka3: adam yattığı bütün kadınlarla öylesine yatıyor, çok zevk almıyor. bağlanmıyor ve sonunda geri dönmeye ve bu "açık ilişki" oyununu bitirmeye karar veriyor. çünkü hep diyoruz: erkek sahiplenicidir ve seks fiziksel bir süreçtir fakat zamanında kadını sahiplenmediği ve sevgilisinin alt-bilincine "sen benimsin" sinyalini göndermediği için kadını kaybediyor. tabii ki kendisi için inanılmaz bir ev yapıyor, romantik evlenme teklifi ediyor filan. valla meriçlikten eriyecek diye bir ara korktum. kadın da "kusura bakma seninle olamam artık" diyor. adam tabii ki ağlıyor, yıkılıyor. hep diyoruz arzunun pazarlığı olmaz diye. kadının çok güzel bir lafı var: "sen mükemmelsin ama biz evcilik oyunu oynuyoruz." haklı. ilişkisinde yöneticilik rolünü kaybedip, kadını bir başkasına teslim etmiş bir erkeğe karşı bir kadın neden arzu duysun? diğer adam ise mükemmel değil fakat açık şekilde şunu diyor: "benim kız arkadaşım ol." ve kadında inanılmaz bir arzu doğuyor.
    --- spoiler ---

    *edit1: vaka2 ekleme.