şükela:  tümü | bugün
  • 2004 cikisli "thruth inside the shades" ve 2006 cikisli "core" adlı birbirinden basarili iki albume sahip grup. her ne kadar sahsi gorusum olarak core'u birkac gomlek uste koyuyor olsam da grubun muzigini tanimak acısından ilk albumleri daha iyi bir baslangıc noktası olarak gorulebilir, zira aksi halde herbiri 20 dakikanın uzerinde 3 sarkılık bir albumu sindire sindire dinlemeniz gerekecek (japon surumu bonusu "train of consequences*" coveri sayılmazsa tabi).

    ha bu demek degildir ki album bayıyor, tam tersine, boylesine yepisyeni bir gruptan beklenmeyecek olcude ve sasırtıcı derecede progressive bir isle karsı karsıya oldugunuzu kısa surede anlıyorsunuz. sıkı bir melodic death albumde rastlanabilecek rifflerden, bir anda, opethvari akustik gecislere tanık olmak dinleyenin saskınlık katsayısını biraz daha artıyor. bu gecisler ve esnasında vokalin iyicene akerfeldte yakınsaması hali, grubun ozgunlugune zerre dokunmuyor kanaatindeyim, zira sozkonusu genre progressive death olunca, o kadar oykunme kadı kızında da olur diyor, gaz kesmeden devam etmelerini diliyoruz* .

    turu sevenler mutlaka duysun derim, nacizane.
  • the whisper of men adlı şarkıları ile beğenimi kazanmış grup.
  • (bkz: persephone)
  • shin-ken diye bi albümleri var, geçen sene çıkmış idi. samuray falan var kapağında, direkt moda sokuyor zaten. tıradeyşınıl capaniz müziğinden öğeler taşıyan, riff manyağı, yer yer groovy prog. metal diyeyim. ha bi de böğürtülü vokallerimiz var. çok başarılı bir iş, yalnız geçen zamanla birlikte gönlümdeki yerini bir miktar kaybetti, basitleşti gözümde. yine de her türlü dinlenir, klas albüm. çok tatlı bir havası var, yarattığı ambiyans pek güzel, melankolik hatta. kerkinin derim.
  • 2001 andorra cikisli progresif death metal grubu. 3 albumleri bulunmakta. bunlar sirasiyla;

    truth inside the shades (2004)
    core (2006)
    shin-ken (2009)

    line up soyle;

    miguel espinosa : klavye
    toni mestre : bass
    marc mas marti : davul
    carlos lozano : gitar
    jordi gorgues : gitar
    marc martins : vokal

    boyle uzun zaman kalmalarina ragmen neredeyse hic grup uyesi degismemisler, sadece iki deva davulcu degismis.
  • bayağıdır şöyle oturup baştan sonra bi progresif metal albümü dinlemedim. malum, bi albüme 70-80 dakika müzik sıkıştırma kafası beni artık açmıyor. vaktinde çok dinledik ettik o tarz mevzuları da, artık konsantre olamıyorum bu kadar uzun dinleme sürelerine. neyse, persefone'un son albümü spritual migration bayağı bi övüldü edildi sağda solda, dinleyeyim dedim. amma uzattım ya sdfs, acayip iyi albüm. öyle bi dinlemeyle akılda bi şey kalmaz ama manyak doldurmuşlar içini albümün. klişeleşmiş prog. metal tadı da gelmedi bana pek, belli ki bayağı dolu bi iş. ilk döndürmede aklımda kalanlar: oryantal ezgiler, capır cupur sololar, acayip gaz groovy riff'ler, yeri gelen de ambiyans durumları falan... bunlar türün diğer temsilcilerinin albümlerinde de bulunan öğeler lakin o dengeli/kıvamında karışım her daim karşımıza çıkmıyor, çıkamıyor. burada çıkmış sanki. maşallah.
  • christian alvestam'lı dönemlerdeki scar symmetry'yi andıran grup.
  • spiritual migration albümü müthiş ötesi müthiş ötesi müthiş olmuş grup.
  • baya baya grup lan bu. andorra'lı falan deyip sakın boşlamayın gümbür gümbürler. spiritual migration özellikle dinlenmeli. saygılar efendim.
  • (bkz: helal olsun çocuklar)
    spiritual migration'la daha bugün youtube sayesinde tanıdım bunlarî. ınanılmaz bir albüm. sadece progressive yapisi çerçevesinde değerlendirmek haksızlık olur. oldukca derinligi ve ambiyası olan son derece saygı değer bir albüm yapmışlar.
    beni tek rahatsız eden husus clean vokaller oldu. brutal vokalleri beğenmekle beraber clean vokallerdeki kırık ingilizce kulak tırmalamakta. bu durum şarkıları etnik bir havaya sokmuş.