şükela:  tümü | bugün
  • insan türünün iki ayağı üstüne dikildiği zamandan beri uyguladığı ve kendinden hızlı hayvanları avlamak için kullandığı yöntem.
    akciğerlerimiz, ter bezlerimiz, koşu sırasında fazla enerji sarfetmiyor olmamız, bizim çok uzun süre aynı tempoda koşabilmemizi (bkz: jogging) sağlıyor. oysa ceylan ve çita gibi hayvanlar çok kısa süreler için çok hızlı koşabilen hayvanlar. bunları avlayacağımız zaman hiç bıkmadan usanmadan peşinden gidiyoruz. onlar yorulup çöktüğü zaman biz de üstüne çöküyoruz.

    bu terimi afrika kabileleri ve vahşi köpeklerine bakarak farketmişler. hala bazı kabileler bu şekilde avlanıyor ve vahşi köpeklerin de evcil köpeklerle paylaştığı bir güdü.
    aslanlar, kaplanlar, panterler çok kısa süre içinde ani hareketlerle avlanıp, kurbanını gücüyle boğuyor. bu performansı sunamayan insanlar ve köpekler ise dayanıklılığına güvenmek zorunda kalıyor.

    bazı iddialara göre "bu yanlış, bu mit, böyle bir şey olmadı ve olmayacak" gibi bir şey denilse de, modern hayatta hala bunu görüp yaşamaktayız:
    https://www.bbc.com/news/world-africa-24953910
    şehirli modern insan her yere arabasıyla gidip geliyor, bir tıkla internetten yemeğini sipariş verebiliyor. ama bu imkanlara sahip olmayan afrika kabilelerinin bacaklarına ve mızraklarına güvenmek dışında başka bir yolu yok.
    ayrıca ilk insanların da modern insanlardan daha iyi koku aldığını, daha iyi hislere sahip olduğunu ve daha güçlü vücuda sahip olduğunu biliyoruz.
    insan vücudunun kabiliyetlerini tüm gün bilgisayar başında sekreterlik yapan kişilere değil, crossfit yapan veya dağcılık yapan kişilere bakıp değerlendirmek gerekiyor.

    türkçesi sebat avcılığı, direnç avı gibi bir karşılık olabilir. ama bu terimlerden hiçbirini ekşi sözlükte göremedim.