şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: farsi) (bkz: acem)
  • 15. istanbul tiyatro festivali kapsamında aya irini'de izlenebilecek oyun. oyunun bir sonraki durağı yunanistan’daki 14.000 kişilik antik epidaurus tiyatrosu olacakmış.

    http://www.iksv.org/tiyatro/?eid=2
  • dun aya irininin muhtesem atmosferinde izlemek serefine eristigimiz theodoros terzopoulos yonetmenliginde turk yunan ortak yapimi aiskhylos oyunu.

    mekan aya irini olunca daha bir etkileyici oldu oyun. oyuncularin bir bucuk saatlik performansi ise oyuncu adaylarini gaza getirecek derecede basariliydi. turk oyunculardan birinin oyunun belli noktalarinda soyledigi turku-sarki ise mekanla birlikte cok etkileyiciydi. o oyuncunun yerinde oldugunuzu dusunun: aya irini de sesiniz yankilaniyor. terli vucudunuz harap ve bitap, -muhtemelen- dizleriniz, bacaklariniz titrememek icin direniyor. ama sesiniz aya irinide yankilanirken ote yandan semazen misali donuyorsunuz oyunun can alici noktalarindan birinde. bu nasil bir deneyimdir ya!

    yunanca replikleri anlamamak ve balkondan suratlari da net secememek disinda cok degerli bir sunumdu...
  • oyundaki türküyü söyleyen oyuncu ankara üniversitesi dtcf mezunu ferdi yıldız'dır.
  • toprakları için önemli kararları şarap masasında tartışıp karara bağlamak gibi güzelcene bi adetleri varmış.. sabah kalktıklarında da gece aldıkları kararları hatırlayıp hala olur veriyolarsa kararlar yürürlüğe girermiş.
  • bir aiskhylos oyunudur.

    eserde 5 ana karakter vardır:

    yaşlılar korosu
    kraliçe atossa
    ulak
    darius'un ruhu
    serhas

    oyunda persler'in yunanlar tarafından bozguna uğratılması anlatılır. tarihsel bir olay aktarılır, hatta bu oyunu ilk tarih kitabı olarak kabul eden insanlar vardır. her ne kadar bütün oyun bir olay üzerinden anlatılsa da daha çok bu olayın ruh halleri vurgulanır. savaş öncesi övgüler, gurur, sonra bilinmezlik, bunun yol açtığı sıkıntılar, gerçekle yüzleşme, bunun sonucundaki acı eserde işlenmektedir. sahnede göremediğimiz bir ordunun gücünden bahsedilir. böylece sahne dışında bir kavram kafamızda şekillenir. güç vurgusuna eserde yer verilir. örneğin:

    kaynaşan asya'nın atılgan başbuğu
    saldı yeryüzüne tanrılara yaraşır
    bir yavuz ordu
    iki koldan, denizden ve karadan
    güvenip pek yürekli sarp komutanlarına,
    altın yağmurundan doğma kral
    o tanrı dengi ölümlü

    bu şekilde kral serhas'ın da güçlü, kutsal biri olduğu anlatılır. buna benzer fikirler epey yinelenmektedir. savaş persler'in gözünden işlenir. ciddi bir empati durumu vardır. onların bilinmezlikleri, acıları, herhangi bir küçümseme durumu olmadan aktarılmaktadır. ancak empati kendileri (persler) için barbarlar (ötekiler) derken bozulmaktadır. koro düz bir anlatıcı değildir. tragedyada aynı zamanda bütün bu övülen güce rağmen insani duygulara, korkulara da yer verilmektedir:

    anlatılmaz, katmerli bir acıyla
    burkuluyor yüreğim.
    zenginliğin ne değeri var halkın gözünde
    kocalar, evlatlar olmayınca?
    zenginliğin olmadığı yerde
    kudret ışıyamaz yeterince.
    zenginliğimiz duruyor yerli yerinde, korkum
    gözlerimiz için, çünkü bizce
    evin gözüdür efendinin varlığı.

    tanrılara teslimiyet, kadere boyun eğmek bütün esere hakim bir düşünce, anlayıştır. acılar üstü kapanmadan, en açık haliyle anlatılmaktadır. "kafaları çarpa çarpa ezildi/ öldüler" gibi ifadelere yer verilmektedir. ulak yenilgiyi haber verdikten sonra, izleyiciye tanrılara denk olduğu kabul ettirilen kral serhas için yergi içerikli sözler söylenir, kral babasıyla karşılaştırılır. bu sayede hala sahne dışında olan serhas hakkında yeni düşünceler şekillenir. ama bu geçiş çok keskin bir geçiştir. sonra darius'un ruhu çağrılır, bu bölümde daha çok didaktik sözlere yer verilir.

    ... kimse de
    hor görüp kendi mutluluğunu
    bir başkasınınkine göz koymasın
    yitirmesin elinde tuttuğunu.

    şeklinde öğütler vardır ama bu öğütlerde yazar yunanlar'ı yücelten sözlere yer vermez. aksine düşmanlarının atalarını, onların gözünden yüceltmektedir. oyunun sonlarına doğru serhas hem kendi hem halkı için üzülür. böylece daha önceden yaratılmış fikirlerin ötesinde bir şey gözlemlenir: kral serhas'ın ötesindeki insan serhas. oyunun genel havasında olmasa da" iyonyalı kaçmaz savaştan" şeklindeki bir cümleyle yunanlar övülür. oyunun sonuna doğru uzun cümleler biter. acı ünlemleri sıklıkla tekrarlanır, duygusallık tırmanır ama oyun çok vurucu bir duygusal cümleyle değil, kendi içinde tutarlı bir acının sürekliliği ile son bulur.
  • haklarında ne söylesem gg olacak uygarlık. şimdilik içime atıyorum. lakin size saymak sövmek istiyorum.

    sebebini uzaklarda arama... (bkz: ayetullah humeyni)
  • antik yunan oyunlarından bir oyun olup perslerle deniz savaşlarına bizzat katılmış olan aiskhilos tarafından objektif bir değerlendirme ile kaleme alınmış, neredeyse tarihi gerçekliklere tekabül eden ayrıntılara yer verilmiştir. kendileri kadar düşmanın üstünlüklerini de överek, şeref ve onur meselelerinde bir ölçü tutturulmaya çalışılmış ki gayet başarılı bir terazide gerçekleştirmiş aiskhilos bu emelini...
  • historiai'ye göre perslere eskiden yunanlılar kephen, komşuları ve persler kendilerine artae dermiş. danae ile zeus'un oğlu perseus belos oğlu kepheus'un yanına gelip kızı andromeda ile evlenmiş ve bir oğlu olmuş. oğluna perses adını vermiş, oğlunu oğlu olmayan kepheus'un yerine geçmek üzere orada bırakmış. persler isimlerini bu perses'ten almışlar.

    anadolu'da perslere ait tek anıt mezar halkın "taş kule" dediği yapı olup, bağarası - foça arasındaki yol üstündeymiş. dikdörtgen planlı piramidal çatılı, kaya oyulmasıyla oluşturulmuş.

    (bkz: sagartlar)
    (bkz: boges), ksanthos, haberleşme
    (bkz: foça/@ibisile)
    (bkz: karyatid/@ibisile)
    (bkz: peres)