şükela:  tümü | bugün
  • televizyonda ancak bir iki sahnesini izlediğim; ama web'den takibe başlayınca bağımlısı olduğum dizi...

    bug'ları olabilir. evet, dizideki her şey mantıklı değil; kimi zaman insanların hislerini okuyan makinanın gayet aleni çalışan çeteleri yakalayamaması gibi gariplikler var. belki de "hiç bir tanrı kusursuz değildir." demeye getiriyor da olabilir, bilmiyorum.

    ilginç olan şu; dizi her sezon ivme kazanıyor. örneğin dördüncü sezon herşeyin bittiği yerde başlıyor; ama izlerken gördüm ki ilk üç sezon hazırlıkmış; asıl dizi dördüncü sezonda start almış. senaryo bu açıdan kaliteli bir bütünsellik içeriyor.

    tek eleştirim şiddet konusunda. şiddet kullanımını sıradanlaştırıyor kurgu; oysa zeka üzerine kurulu bir dizide daha idareli kullanılması iyi olurdu. three days of the condor veya enemy of state filmlerindeki gibi...
  • --- spoiler ---

    if you can hear this, you're alone.
    the only thing left of me is the sound of my voice.
    i don't know if any of us made it.
    did we win? did we lose? i don't know.
    but either way, it's over.
    so let me tell you who we were.
    let me tell you who you are.
    someone once asked me if i had learned anything from it all.
    so let me tell you what i learned.
    i learned everyone dies alone.
    but if you meant something to someone if you helped someone or you loved someone if even a single person remembers you
    then maybe you never really die.
    and maybe this isn't the end at all.
    --- spoiler ---
  • dördüncü sezonun son bölümlerinden birinde, root dayanıklı çantayı daha sonra kullanmak üzere çalıp içinden çıkan nesneyi duvara fırlatıp parçaladı. göründüğü kadarıyla bir faberge yumurtasıydı; değeri 10-15 milyon dolar arası.

    içim gitti wlla; neyse ki sadece bir dizi...
  • 1. sezon finalinde muhtemelen çok az insanın farkettiği çok güzel bir ayrıntı olan dizi

    --- spoiler ---

    kurban psikoloğumuz metroya yürürken hr tarafından saldırıya uğrayacakken john tarafından kurtarılır, bu sırada makinenin gözünden görürüz bir anlık, psikoloğumuzun çerçevesi sarıdır. yani makineyi bildiğini 14. dk'da göstermiş bize dizi. devamında kendisinin root olduğunu öğreneceğiz.
    --- spoiler ---
  • "anyone who looks on to the world as if it is a game of chess, deserves to lose"

    sen, çok güzel bir diziydin.
  • izledim, bitirdim.
    genel izlenimlerim:

    pozitif:
    - mükemmel bir distopya; buna uygun karanlık atmosfer ve çok güçlü makinalar...
    - güzel çizilmiş karakterler (bir kısmının kötü adam-kadın iken ekibe katılması)
    - new york
    - her yeni sezonun kendine özgü bir plot akışı içermesi; bu nedenle konunun suyunun suyu çıkmadan kendini izlettirmesi

    negatif:
    - çokça söylenmiş. dizinden vurulanların iptal olması; göğsünden vurulanların genellikle iyileşmesi
    - bütün arabaların zırhlı olması; araba kapılarının tanksavar mermilere karşı bile güvence sağlaması
    -her karakterin minimum üç kere vurulup iyileşmesi
    -her karakterin en az sekiz kere son saniyede ölümden dönmesi, tam vurulacakken kurtarılması
    - hikayedeki en insancıl ve ilgi çekici karakter olan joss carter'in erken ayrılması nedeniyle ekibin ruhsuz vurucu time dönüşmesi.

    alt toplamda kimi yapay unsurlarına karşın beni en çok etkileyen dizilerden biri olmuştur diyebilirim.
  • poi'yle hasret gidermek isteyenler için güzel bir yazı.
  • ne diyebilirim ki, eksikliğini fazlasıyla hissettiğim ve kendisiyle bütünleştiğim bir dizi. bittiğine gerçekten üzüldüm...
  • father...

    bizim gibi baba hasreti çeken kardeşler; makine ve yaratıcısı arasındaki evlat-baba ilişkisini bile kıskanır. o büyülü kelimede gözleri dolar.

    tanım: iyi dizi
  • 87 yeni entry gördükten sonra beni heyecanlandıran dizinin başlığıdır. olmadı sözlük yeni sezon haberi değilmiş